Demokrat idarenin macerası gerçekten korkunç ve ibret alıcı oldu. Sahte havari ağızlarıyla geldiler. Kabakçı Mustafa'nın bile hayalinden geçmeyecek bir katliam teşebbüsünü arkalarında hüccet olarak bırakıp tarihin öbür kapısından geçtiler. Filhakika bu idarenin insanları parada milyondan aşağısını, itisafta binler ve hatta o binlerden azını düşünmezlerdi.
Kötülüğü Meydana Çıkaran Işık!
Üniversiteye, matbuata, orduya ve Harbiye gençliğine, millî hayatın her sahasında kasteden bu teşebbüs, milletimizin on senedir yaşadığı faciaya kendi elleriyle tuttukları en sarahatlı ışıktır. On senelik katil saltanatlarının icraatı, paramızı ve millî hayatımızı temelinden sarsan suistimaller, Anayasa dışı hareketler, millî serveti millî itibarla beraber yıkan ve bizi milletlerarası camialarda o kadar değişik bir çehre ile tanıtan 6/7 Eylül faciası, bütün o darmadağın, sonuçsuz ve faydasız, oy avcısı ve sade israf, sözde kalkınma ve hakikatte içten yıkılma teşebbüsleri, şehirlerimizi ve manzaralarımızı altüst eden mantıksız, bilgisiz ağaç ve refah düşmanı -kim bilir hangi kompleks!- imar çılgınlıkları bütün vuzuhu ile ancak böyle bir teşebbüsün ışığında görülebilirdi. Tarih on sene boyunca Büyük Millet Meclisi kürsülerinde ve miting meydanlarında söylenen nutukları, bütün o irinli hücumları ve sara nöbeti müdafaaları satır satır bu ışığın altında okuyacak. Onun delaletinde tefsir edecektir. Bu teşebbüs öyle keskin bir ışık getirdi ki yaptıkları hiçbir işte en ufak hafifletici yoruma ve mazerete imkân bırakmaz. Ne anadan doğma sersemlikleri, ne atasözü hâIine geçecek cahillikleri onun berraklığına tahammül etmez. Bu suikast teşebbüsü düşen idarenin İcraatından insan zaaflarının ve beceriksizliğinin tek sığınağı olan hatayı kendiliğinden siler ve kaldırır. Bu insanlar karşısında
Sayfa 385 - Siyaset ve Siyaset Adamları