Bana göre dünyada hırsızdan daha iğrenç yaratık bulunmaz. Başkası neyse ne, ama bu senin emeğini, ona döktüğün teri, zamanı çalıyor. Ne iğrenç şey, tüü!
"Ben param için, görünüşüm için, derslerimdeki başarı için değil, sadece kendim olduğum için sevilmeye, emek ve zaman verilmeye layığım" duygusu, temel bir can gereksinmesidir."
Salt niceliksel olan paranın hiçbir içeriği yoktur, ama içeriği olan bir şeyle değiş tokuş edilebilir: para satın alır. Aynı şey zaman için de geçerli duruma gelmiştir: zaman da artık, kendisinde bulunmayan içeriğe karşılık alınıp satılabilmek-tedir. Ücrete karşılık emek-zaman, satın alınan şeye "tıkılmış", ya-şanmamış zamana karşılık ücret: otomobilin "hız"ı, televizyon ek-ranının sonsuz şimdi'si, yüzlerce ev aletiyle "kazanılan" zaman, ge-lecek emekli aylığının sağlayacağı huzur vb.
1. Ait olma- birey olma dengesi
2. Önemsenme, umursanma
3. Kabul edilme, yargılanmama
4. Değerli, vazgeçilmez olma
5. Yetkinliğine, yapabileceğine güvenilme
6. Sevilmeye, zaman ve emek verilmeye layık olma