Kitabın yazarı Viktor Frankl 2. Dünya Savaşı sırasında yapılan Yahudi Soykırım’ından kurtulabilen bir psikiyatr ve nörolog. Kendisi 'Psikoterapinin 3. Viyana Okulu' olarak da bilinen logoterapinin kurucusu. (1.Freud 2.Adler 3.Frankl)
Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde nazilerin toplama kampında yaşadığı tecrübeleri tüm çıplaklığıyla ve asla dramatize etmeden fakat çok samimi ve etkileyici bir şekilde kaleme alıyor. Ayrıca kendisinin 28'de 1 yaşama şansı olmasına rağmen toplama kampında nasıl hayata tutunabildiğini anlatarak ikinci bölüme sağlam bir zemin oluşturuyor. İkinci bölümde ise kurucusu olduğu logoterapiyi pratiğinde uyguladığı örneklerle destekleyerek açıklıyor.
Frankl'ın logoterapisi, Freud ve Adler'den farklı olarak varoluşçu bir terapiyi savunur çünkü ona göre asıl acı çekmemizin sebebi anlam duygumuzu yitirmiş olmamızdır. İnsanın her türlü rahatsızlığının sebebi anlam boşluğudur. Geçmişi analiz etmek yerine şu an ve gelecekte ne yapabiliriz sorusuna odaklanır. Frankl'a göre bir kişi geçmiş hayatında iyi ya da kötü ne yaşarsa yaşasın şu an güçlü bir anlam bulabilirse her şeyin üstesinden gelebilir.
Logoterapinin yine önemli farklılıklarından birisi haz peşinde koşmanın, mutlu olmak için çabalamanın iyi bir hayat için şart olmadığını hatta tam aksine haz bir amaç haline getirildiğinde insandan daha da uzaklaştığını vurgulamasıdır. Frankl'a göre insanın ihtiyaç duyduğu şey acıdan arındırılmış bir hayat değil çaba göstermeye değer bir amaç için mücadele etmektir.
Yine Frankl diyor ki: ''Başarıyı amaçlamayın. Bunu ne kadar amaçlayıp hedef haline getirirseniz elinizden o kadar kolay kaçırırsınız. Mutluluk gibi başarı da kovalanamaz.
Kitabı ve logoterapiyi çok kısa olarak Viktor Frankl'ın da belirttiği gibi Nietsche'nin bir sözüyle özetlemek