Puan vermedi·312 syf.··
2026 6. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 23:49
"Bazı kitaplar tadılmalı,bazıları yutulmalı ve çok azı çiğnenip sindirilmelidir." (F.Bacon- S.203) "Her yerde mutluluğu aradım ancak küçük bir kitapla bir kuytuda bulabildim onu." (Thomas à Kempis- S.166) Steven Roger Fischer dilbilim üzerine hayatını adamış bir isim. Bu konuya dair sayısız makale, çalışma ve çok sayıda kitabı bulunuyor. Okumanın Tarihi'nde papirüsler, parşömenler, hatta tabletlerden günümüze ulaşan (SMS dönemine kadar) insanlığın okumanın zirvesine tırmanma yolculuğu anlatılıyor. Yazarın tarzı mıdır yoksa çeviri kaynaklı mıdır emin olamadığım ama kitaba kendimi vermekte zorlandığım bir taraf oldu. İstatiksel bilgiler, yüzdeler vs ile biraz didaktik bir kitap ama bir yandan da en sevdiğim şeylerden biri olan "kitaba" dair olunca sonuna kadar sabırla okudum. Kitabın başında ülkeler, bölgeler üzerinden bir anlatım yapılıyor. Tabi Avrupa daha ön planda. Bu bölümde dikkatimi en çok çeken husus kadınların tarihin hemen her döneminde okumalarına hoş bakılmazken, Japonya'daki kadınların bunu aşmak için kendi alfabe ve gramerlerini geliştirecek kadar kökten kitaba bağlanmaları oldu. Zaten günümüzde dahi okur yazarlığın en fazla olduğu ülke olmalarına şaşırmamak gerek. Bir de tabi Kuran'ın "okunan" anlamına gelmesini de bu kitapla öğrendim. Cidden bu denli az okunduğunu düşündüğüm bir dini kitabın ilk emrinin "oku" olması beni zaten şaşırtırken üzerine kendi anlamının da okumakla ilgili olması hayli ironik geldi. Kitapta tekrara düşülen noktalar ise sürekli sesli okumaktan, sözel edebiyattan bahsetmesi oldu.Yazar tarihin hemen her döneminde sesli okumanın ön planda olduğunu defalarca vurguluyor. Hatta buna da Kuran'dan bir örnek veriyor ve zaten normal zamanda bile hafif sesli ve ritimle okunan bir kitap olduğundan bahisle, müslüman okurların bu düzene ayak
Okumanın TarihiSteven Roger Fischer · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255 okunma
Puan vermedi·223 syf.··
2025 39. kitabı
Hayatın bana öğrettiği en temel şeylerden biri şu oldu: İnsan doğası, ne kadar cilalanırsa cilalansın, özünde karmaşık, çelişkili ve çoğu zaman da çıkarcıdır. Francis Bacon’un Denemelerini okurken, sanki kendi iç dünyamın aynasına bakar gibi hissettim. Bu kitap, bana göre, insanın hem en yüce hem de en zayıf yanlarını dürüstçe ortaya koyan bir pusula gibi. Bacon’un “İyilik” üzerine yazdığı denemede, iyiliği Tanrısal bir özellik olarak tanımlaması dikkatimi çekti. Ama gerçek hayatta iyilik çoğu zaman karşılıksız kalır. Dostoyevski’nin dediği gibi, “İnsan, iyiliğe iyilikle karşılık vermez; çoğu zaman iyiliği zayıflık olarak görür.” Bacon’un idealist yaklaşımıyla Dostoyevski’nin karanlık gerçekçiliği arasında sıkışıp kalıyorum. Belki de gerçek, bu iki uç arasında bir yerde. “İntikam” üzerine yazdığı bölümde Bacon, intikamın adaleti değil, kişisel tatmini hedeflediğini söyler. Bu bana Shakespeare’in Hamlet’ini hatırlattı. Hamlet’in intikam arzusu, sonunda onu da, çevresindekileri de yok eder. Bacon’un bu noktada hukukun üstünlüğünü savunması, modern hukuk devletlerinin temelini atan bir düşünce gibi geliyor bana. Ama dürüst olayım, bazen içimdeki öfke, Bacon’un soğukkanlılığını değil, Hamlet’in çığlığını yankılıyor. “Evlilik ve Bekârlık” denemesinde Bacon, evliliğin insanı sorumluluklara bağladığını, bekârların ise daha özgür olduğunu söyler. Bu düşünce, günümüz bireysel yaşam tarzlarının temelini oluşturuyor. Simone de Beauvoir’ın İkinci Cins’te söylediği gibi, “Kadın evlendiği anda birey olmaktan çıkar.” Bacon’un bu konuda kadınları neredeyse hiç anmaması, dönemin erkek egemen bakış açısını yansıtıyor. Ama yine de, evliliğin insanın özgürlüğünü törpülediği gerçeğini inkâr edemem. Bacon’un “Kıskançlık” üzerine yazdıkları ise neredeyse evrensel bir
1000Kitap
DenemelerFrancis Bacon · Yapı Kredi Yayınları · 20181,675 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·710 syf.·
2024 33. kitabı
Berîya binivîsim dizanim wê nivîsek dirêj be. Min ev pirtûkê yekem car, li pirtûkxaneya bajarê lê dimînim dît. Ez ji bo pirtûkên Sartre ya bi navê "hebûn û nebûn" û pirtûka Heidegger ya "hebûn û wext" çûbûm pirtûkxaneyê lê beriya wan rastî vê pirtûkê hatim û min wêneya wê kişand. Wan çaxa piştî Spinozayî valahiyek gelek mezin di jiyana min de rû dabû. Min jî dixwest xwe biavêjim hebûnperestan û wê valahiyê bi wan tije bikim. Gava min didît fikrên min, sedsal berê hatine gotin hestek nûwaze li ser dilê min rûdinişt. Di Spinozayê de min gelek caran ev çêj tehm kir û Spinoza tehmek wisa li ser min hiştibû ku min digot ti carî ez nikarim tehmek wisa ji kesekî din bistînim. Lê heta rastî vê pirtûkê hatim.... Pereyê pirtûkê hinek giran bû ji ber wê kirîna wê wext xwest hinek. Li zankoyê min pirtûkê sipariş da û hat. Di wê demê him ji ber nexweşiya xwe him jî ji ber meseleyên taybet, rojên min bi krîz û nobetan derbas dibû. Wextê pirtûk kete destê min, min dest pirtûkê nekir lê heftiyek du heftî ji ser derbas bû min xwe negirt û min dest xwendinê kir. Min gelek cihên pirtûkê xêz kirin. Lê nexweşiya min dev ji min berneda. Çend rojan li xestê razam û dema bijîşkê min pirtûkê dît şaş ma. Got "waow sen ne güzel kitaplar okuyorsun!. Keşke senin gibi bunlarla ilgilenebilseydim". Min jî tiştek negot û çû. Min pirtûk xilas kir lê di dawiyê de min ferq kir ku min xwendinek kûr li serê nekiriye. Ji ber ku rojên min gelekî bi êş û keser derbas bûn. Ango wê demê bihar hatibû welatê me lê nehatibû min, tiştên ku di wêxtî jî min dikir di bin zivistana hundirê min de buz digirtin, wekî vê pirtûkê.... Du sê meh derbas bûn û ez hinekî hatim ser xwe. Çawa min dît baş im, min dîsa niyet kir bixwînim. Vê carê ji ya berê xweştir derbas dibû. Ez li serê gelekî hûr dibûm û min notên gelek
Kurdî
Akılcılıktan VaroluşçuluğaRobert C. Solomon · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202059 okunma
9/10
·200 syf.··
2024 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 00:00
Ataerkil yazınların ağırlıkta olduğu ütopya türü, Charlotte P. Gılman'ın bu feminist ütopya eseriyle birlikte yeni bir hâkimiyet alanı kazandı. Bahsi geçen 'Kadınlar Ülkesi' içerisinde yalnızca kız çocukları, kadınlar ve büyükannelerin bulunduğu bir ülke. Bu ütopik ülkenin tek amacı kutsal gördükleri annelik mertebesine ulaşmaları. Yüzyıllardır tek cinsiyet yaşayan bu topluma keşif amacıyla ulaşan Van, Terry ve Jeff'in yaşadığı zorluklar, gördükleri eğitim ve ülkenin tarihi, evlilik/ilişkiler hakkındaki farklılıkların ele alındığı bir kitap. Terry'nin hayal kırıklığını okurken epeyce gülmüşümdür herhalde. Eğer daha öncesinden ütopya tarzı bir eseri okuyup çıkarımlar üzerinde yorumlama yapabildiyseniz bu kitabın da detayında anlatılan hususları kolayca ele alabilirsiniz. Okumaya henüz başlamadan evvel bazı olumsuz yorumlar ile karşılaşmıştım -kitabın zor okunduğuna dair veyahut sıkıcı olmasına yönelik fikirlerdi bunlar- lakin asla dedikleri gibi bir anlatımla baş başa kalmadım. Aksine uzun ancak keyifli bir keşif yolculuğu okudum. Thomas More, Campanella, F. Bacon, Platon gibi yazar ve düşünürlerin ütopya eserlerinin yanında hayalî verilen bu kadın temalı ütopik yazıyı da okuyup değerlendirme yapmanızı çok isterim değerli okurlar. Keyifli okumalar.
1K
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,8bin okunma
Descartes'te Özne, Öz-varlık
Puan vermedi·136 syf.··
2023 39. kitabı
Meditasyonlar René Descartes Descartes'te ortaya çıkan nesneye hüküm etme modeli, F. Bacon'da görüldüğü gibi sistem bulunmaz. Özne edimi, algılamalarıın yönetilmesi için yöntemin belirlenmesini önceler. Bunu yapabilmek için insan, rasyonalist bir kurulum ile düşünsel bir yön takip etmesi gereklidir. İnsan, cogito evresinde, açıklık-seçiklik ilkesini kurmak için yapılacak muhakeme yeteneğininin sağladığı akıl düzeneğine sahiptir. Descartes insanın kendisinin dışındaki tasarım ve görüntülerin nedenselliğini açıklamak için olma meselesinde varlık oluşumu olan insanın, açıklık(bilinçlilik) ve seçiklik (doğrudan olma) ilkesini temellendirir. Descartes Tanrı Sonsuz tözdür, iki sonlu töz olan ruh ve madde bulunur. Burada tabi Descartes, Tanrı'yı felsefi bir temellendirme ile kurumlar, Descartes buradaki Tanrısal mükemmel varlığı, Skolastik düşünceden çıkışı gösterdiği gibi alırken aynı zamanda Skolastik modeli olumlar. Buradaki çıkış, şüphe yoluyla kurduğu simülasyonal bir şüphedir, şunu sorar: Acaba evreni ve benim bulunduğum yer, zaman, nedenselliği bir Şeytan(Demon) belirliyorsa diye sorar? Bu biraz Skolastik yöntemin üzerinde doğrulan çarpık Tanrı Tözünü sorgulamaktır.
Felsefe-Düşünce
MeditasyonlarRené Descartes · Alfa Yayıncılık · 20151,425 okunma
8/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2022 92. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2022 10:22
1500'lerde Dini Çatışma 1500'ler, yalnızca İngiltere'de değil, tüm Avrupa'da büyük bir dini ayaklanma dönemiydi. Papa olağanüstü derecede güçlüyken, otoritesine 1517'de Alman reformcu Martin Luther'in cüretkar yazıları tarafından meydan okundu. Luther'in Doksan Beş Tez'i, günahları affetmek için yozlaşmış uygulamalar olduğunu düşündüğü şeylere saldırdı. Luther, İncil'in Hıristiyanlar için nihai otorite olduğunu belirtti. Kurtuluşun amellerle değil imanla elde edildiğini söyledi. Ünlü Doksan Beş Tez de dahil olmak üzere Luther'in yazıları, Katolik Kilisesi'nin birçok uygulama ve inancını çürüttü ve Protestan Reformu (1517-1648) olaylarına yol açtı. Reformasyon, esasen Avrupalılar arasında dini bir bölünmeydi. Bazıları Katolikliği uygulamaya ve papayı takip etmeye devam etti ve diğerleri Protestan oldu. Thomas More kendini adamış bir Katolikti ve dini keşişlerin uygulamalarına ve inançlarına ilgi duyuyordu. Bununla birlikte, aynı zamanda, ünlü bir Hollandalı filozof olan arkadaşı Desiderius Erasmus'unkiler gibi hümanist fikirleri düşünmek ve hatta benimsemek konusunda şaşırtıcı bir istekliliği vardı. Utopia'nın Martin Luther'in Tezleri kamuoyuna açıklanmadan hemen önce yazıldığını, dolayısıyla kitabın o olaya bir tepki olmadığını belirtmek önemlidir. Bununla birlikte, Utopia'daki fikirler, Katolik Kilisesi'nin birçok fikriyle doğrudan çelişmektedir. Daha fazlası Reformu reddederek ve Katolikliğe bağlılık yemini ederek öldü. Kitap kesinlikle bir siyasi hiciv çalışması olsa da, hangi fikirlerin More'a ait olduğu ve hangilerinin saçma olmaya niyetli olduğu tam olarak belli değil. Utopia'daki bazı pasajlar dini hayatı
Edebiyat
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma