Bizzat İslamın, dünyanın bütün çarpıcı güzelliklerini Al lah'a adama yolundaki davetine uygun olarak İbn Meser re, Asya ve Afrika'nın en ileri ruhani geleneklerinin ilk fel sefi sentezini Batı'da, Kurtuba'da gerçekleştirdi.
“Bu ülke, insanı her gece çaresizlik hisseyle uyutup sabah da sana ait olmayan bir utanç duygusuyla uyandırıyor. Gece sen bilmeden kim bilir ne rezaletler, felaketler yaşanıyor. Sabah da kendi kendimizi, bulunmadığımız yerlerdeki ölümler için suçlayarak, utanarak uyanıp... His kuşatması bu. Fel çalıyoruz, felç!”
1965'te ver-diği "metafizik" derslerinde şöyle söyler: "Bir zamanlar Ausch-witz'den sonra şiir yazılamaz demiştim, bu da o cümleyi yazarken beklemediğim bir tartışmaya yol açtı. Beklemiyordum, çünkü fel-sefede hiçbir şey sözlük anlamıyla kastedilmez." Felsefi düşüncenin "birbirine taban tabana zıt ihtimaller arasındaki titreşim"de ortaya çıktığını söylüyordur: "Şunu tabii ki kabul ederim: Nasıl Ausch-witz'den sonra şiir yazılamaz dediysem, ki bununla o dönemde di-riltilen kültürün kofluğuna işaret etmek istiyordum; aynı şekilde He-gel'in Estetik'te öne sürdüğü, insanlar arasında bir acı bilinci olduğu sürece o bilincin nesnel biçimi olarak sanatın da var olması gerektiği önermesi uyarınca şiir yazmalı da diyebilirdim."
Yüce Allah bize şu mesajı vermişti:
"Dikkat edin, siz bu dünyaya keyif sürmek ve gününüzü
gün etmek için gelmediniz. O zenginlik ve para da günahlara ve kirli işlere bulaşasınız, diye verilmedi. O parada fakirin, yoksulun ve kimsesizin hakkı vardır. Bu hayat ise bir gün bitecek, büyük bir hesap başlayacak. Ona hazırlanın. Hayatınızın her an biteceğini düşünerek, kulluk görevlerinizi her gün gözden geçirin. Çünkü ölüm her an size, o büyük mahkemenin önüne çıkarabilir. Peki, bu mahkemeye ne kadar hazırsınız?"
Bir ekmek... Bir lokma kuru ekmek... Meğer ne kadar değerliymişsin, ne kadar erişilmez bir nimetmişsin.
Bir taraftan çöplere tonlarca yiyecek döken israfçı ve zengin insanlar, Bir taraftan da, açlıktan ölmek üzere olan bizim gibi çaresizler... Herhalde adalet sahibi olan Allah, bunun için büyük bir mahkeme kuracaktır. Yoksa o insanlar teselliyi nereden bulacaklar?