Aşk ve evlilik arasında böyle bir ayrım yapan bu parlak fikir aklıma gelmedi hiç. Eğer aşkından eminsen evlilik hayatının zorluklarından da korkmamalısın, gerçek aşkın bunların ötesinde bir şey olduğuna inanıyorum. Ve sonra her şeyi paylaşmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu göreceksin; hele bu her zaman için geçerliyse -hastalıklar, kaygılar veya başka nahoş şeyler söz konusu olduğunda bile- işte o zaman gerçekten de sahici bir yaşam dilimini birlikte geçirmiş olursun ve aşk da tam bunu gereksinir işte; tek gereksinimi haz değildir herhalde? Ah, hayır, asla! Aşkın evliliğe eğilimi var adeta.
16. yüzyıla kadar Latince veya bir Batı dilinden herhangi bir Müslüman diline yapılmış bilinen tek bir çeviri bile yoktur. 16. yüzyılda ise bir iki tarih ve. coğrafya eseri Türkçe'ye çevrilmiştir. Geleneksel Müslüman inanışına göre Frenk Avrupası barbarlık ve inançsızlıkla dolu bir karanlıktı ve İslam'ın aydınlığının ondan öğreneceği hiçbir şey olmadığı gibi korkmasına da gerek yoktu. ortaçağ sonlarına doğru artık eskimekle birlikte bu görüş o devrin Müslümanlarından Osmanlılara intikal etti ve Osmanlı ordusunun Avrupalı düşmanlarına karşı kazandığı yıkıcı zaferler sayesinde iyice perçinlendi. savaşlara rağmen açık olan sınırlardan geçebilen kaçaklar ve sürgünler vasıtasıyla İslam imparatorluğuna hala yenilikler ulaşabilirdi ve insanlar karşı taraftakilerle fikir alışverişinde bulunabilirdi. Ne var ki yeni şeyler öğrenme arzusu yoktu ve üstelik zamanla kaynaklarda kuruyordu.
İnanmak, ya çok üstün, kendi kendini kül edecek kadar üstün bir akıl dâvasıdır; yahut, yarı yolda bangır bangır iflâs eden aklın her türlü desteğinden mahrum, fakat gizli bir ruh feyziyle gâyesini sezmiş ve fikir kargaşalığından kurtulmuş sâf ve basit adam işi...
Belki de "sâf" kadar güzel bir mefhumu, bilmeden, onun için basit insanlar hakkında kullanıyoruz.
İnsanın tek bir gerçek aşkı olacağı, sonrasında hiçbir şeyin onunla boy ölçüşemeyeceği fikri. Güzel bir fikir ama asıl gerçek, dehşetin ta kendisi. Sonradan yıllar boyu o yalnızlığı göğüslemek. Hayatınızın amacı yok olmuşken var olmaya devam etmek.