Bir şeyi çizersen yaşamayı sürdürür, fotoğrafını çekersen ölür.
Her şey kolaylaştı kıymeti zorlaştı
Dijital fotoğraf makinelerinin icat edilmediği yıllardan söz ediyorum. O vakitler objektifin önünde çok kıymetli insanlar yoksa, çok önemli anlar yoksa düğmesine basılmazdı. Fotoğraf çekmenin değerli olduğu zamanlardı. İşte o zamanlarda bazı ağabeyler arabalarının fotoğraflarını çekip, arabaya asarlardı. Bir çocuğun, bir kadının fotoğrafı kadar özenle. Çünkü o zamanlar kasko ödemeleri, banka kredileri, düşük faizler, üstüne para koyup hemen yenisini almalar yoktu. O zamanlar bir arabaya sahip olmak, bir anda tüketilebilir bir duygunun esiri olmak anlamına gelmiyordu. Eşyayla başka türlü ilişkiler kurabilmenin mümkün olduğu zamanlardı.
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“fotoğraf hatırlamaya değil, unutmaya sevk ediyor insanı. sırf fotoğrafı var diye hafızanda saklı tutma ihtiyacı hissetmiyorsun sevdiklerini. yüzümüzü ezberleyelim."
Sayfa 115·Kitabı okudu
Genç kadın şimdi tek başına, döşemenin aralıklarından akseden deniz renklerine bakıyor, maviler, yeşiller bütün ebruli. Sana anlatıyordum, seni asla unutmadığım, unutamadığım günlerde. O günden geriye kahverengi, pas rengi bir fotoğraf kalmış, ikimizin fotoğrafı. Melankoliye çok yakın bir gülümseyişle sana bakıyormuşum. Geri dönülemeyecek, seni sevdiğim günler!
Sayfa 80·Kitabı okuyor
Hayat tıpkı fotoğrafçılık gibidir. Gelişmesi için negatiflere ihtiyacınız vardır.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Alıntı
Yürü be prust
Zevk de fotoğraf gibidir. Sevdiğimiz insanın yanında alınan, negatif bir klişedir sadece; bunu daha sonra, evimize döndüğümüzde, insanlarla görüştüğümüz sürece kapısı kapalı olan içimizdeki karanlık odaya girebildiğimizde banyo ederiz.
Sayfa 398
Alıntı