10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 20:31
Max Frisch’in "Andorra" adlı eseri, ön yargıların ve faşizmin bir toplumu nasıl adım adım ele geçirdiğini anlatan sarsıcı bir başyapıttır. Oyunda, dışlanan ve "Yahudi" etiketi yapıştırılan Andri’nin, sırf toplum öyle istediği için en sonunda bu kimliği acı bir şekilde kabullenmesi işlenir. Hikayenin kırılma noktası, "Kara Kilise" askerlerinin şehri işgal edip halkı vahşi bir Yahudi Taramasına tabi tuttuğu o dehşet anıdır. Tüm kasaba kendi canını kurtarmak için suspus olurken, uydurma bir yürüyüş analiziyle Andri rızasızca ölüme sürüklenir. Seyirciyi şoke eden asıl gerçek ise Andri’nin aslında bir Yahudi değil, öğretmenin kendi öz oğlu olduğunun anlaşılmasıdır. Bu sarsıcı son, gerçeği bilmesine rağmen kariyerini, toplumsal statüsünü ve itibarını korumak için yıllarca susan öğretmen Can’ın vicdan azabıyla kendini asmasına yol açar. Öte yandan Andri’nin hem sevgilisi hem de üvey kız kardeşi olan Barblin, uğradığı tecavüzün ve kaybettiği ailesinin acısıyla akli dengesini tümden yitirir. Finalde saçları kazınmış halde sokakları beyaza boyayan Barblin, Andorra’nın üstüne sıçrayan kanı kireçle kapatmaya çalışan çılgın bir vicdan sembolüne dönüşür. Mahkeme önünde „Biz suçsuzduk, sadece görevimizi yaptık“ diyen kasaba halkının ikiyüzlülüğü, kariyer ve konfor uğruna nelerin feda edilebileceğini gösteren tokat niteliğindedir. Frisch, insanın kendi konumu ve korkuları için gerçeği kurban ettiği an, kolektif bir cinayetin suç ortağı olacağını yüzümüze çarparak perdeyi kapatır.
AndorraMax Frisch · Suhrkamp Verlag Yayınevi · 199548 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 24. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 01:37
Mavi Sakal’ı okurken ilk başta bir cinayet hikâyesiyle karşılaşacağımı düşündüm fakat ilerledikçe kitabın aslında bir suç olayından çok insanın kendi vicdanıyla hesaplaşmasını anlattığını fark ettim.Romanın merkezinde, eski eşlerinden birinin öldürülmesinin ardından şüphe altında kalan bir adam var. Mahkeme tarafından suçsuz bulunsa da toplumun bakışı, söylentiler ve en önemlisi kendi iç sesi onu rahat bırakmıyor. Kitap boyunca karakterin “Gerçekten masum muyum?” sorusuyla boğuşmasına tanık oluyoruz.Benim için kitabın en etkileyici yanı, yazarın suçu yalnızca hukuki bir mesele olarak değil, psikolojik ve ahlaki bir yük olarak ele almasıydı. Karakter beraat etmiş olsa bile, insanların gözündeki yargıdan ve kendi zihnindeki şüphelerden kaçamıyor. Bu durum bana, bazen insanın en sert mahkemesinin kendi vicdanı olduğunu düşündürdü. Yazarın dilini sade, anlaşılır ve etkileyici buldum.Yazar,karmaşık bir anlatım kullanmadan karakterin yaşadığı suçluluk, yalnızlık ve sorgulama duygularını başarılı bir şekilde aktarıyor.Kısa olmasına rağmen etkileyici bir kitap
Mavi SakalMax Frisch · Yapı Kredi Yayınları · 2019292 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 18:57
Kitap, isminin verdiği ironiyle başlıyor. Adını kitabın son sayfalarında öğrendiğimiz ana karakterimiz, varoluşsal sıkıntılar yaşıyor ve yazar bunu her satırda hissettiriyor bize. Hayatın sıradanlığına ve beyhudeliğine katlanamayan otuz yaşındaki bir dağcının varoluşunun sınırlarını zorladığı bir kendini arayış hikayesi. Bir mesleği olan fakat asıl isteği bu olmayan, her günün birbirinin tekrarı olduğunu hisseden, nişanlı fakat gerçek sevginin anlamını bulamamış bir kişi var karşımızda. Kendini bulma çabasını, kimselerin tırmanışını tamamlayamadığı Nordgrat dağına tırmanmaya başlayarak kendi iç yolculuğuna çıkıyor. Max Frisch, kendi yaşamından da ipuçları barındıran bu ilk dönem eserinde, heba edilmiş bir hayatın tek sorumlusunun o hayatın sahibi olduğunu gösteriyor. Ne olursa olsun kişinin kendi varoluşu üzerinden hayata her an yeniden tutunabileceğini ve ancak kendi kendine ihtiyacı olduğunu ve yine kendine güvenebileceğini vurguluyor. Yazar, eserinde bizlere zaman zaman bir roman değil de felsefi bir deneme okuyormuş hissini yaşatıyor. Keyifli okumalar.
Sessizliğin YanıtıMax Frisch · Kolektif Kitap · 2019765 okunma
6/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:00
Bir kitabın içinde başka bir kitabın bahsi geçince yazarın bunu rastgele yapmadığını düşünüp o kitabın peşinden gidiyorum. Aşıklar Delidir’de de ana karakterlerimiz Umut ve Sanem, Montauk üzerinden tanışıyorlar. Sanem de bu kitabı daha önce okuduğunu söylüyor ve kitabın bazı yerlerinde yine Montauk’tan alıntılar karşımıza çıkıyor. Bu arada sizi ağlatacak bir kitap arıyorsanız buna bir bakabilirsiniz :) Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura Neyse, kitapta sürekli Montauk geçince ikisi arasında bir bağ olmalı dedim ve hemen okumaya başladım. Ama bayağı zorlandım açıkçası. Çünkü Max Frisch burada klasik bir hikâye anlatmıyor; daha çok kendi anıları, düşünceleri ve iç hesaplaşmaları var. Bir yerde kendisinden üçüncü şahıs olarak bahsediyor, bir yerde direkt kendi ağzından anlatıyor. Kronolojik bir sıra da yok. Kısacık bir kitap aslında, bir günde bitiririm diye başladım ama düşündüğüm gibi olmadı. Ama kitabın sonlarına doğru Ayfer Tunç’un neden özellikle Umut’un eline Montauk’u verdiğini biraz anladım sanırım. Çünkü Max Frisch’te de, Umut’ta da, Sanem’de de aynı his vardı: Sanki yaşadıkları anın içinde değillerdi. Sürekli kendi düşüncelerinin içinden hayatı izliyor gibiydiler. Max Frisch de kitap boyunca yaşadığı şeyleri sadece anlatmıyor; sürekli dönüp onlara yeniden bakıyor, anlamlandırmaya çalışıyor, kendine dışarıdan bakıyor gibi hissettirdi bana. Ve bence Ayfer Tunç’un Montauk’la kurduğu bağ da tam olarak buydu. Gerçekten birbirlerini daha anlamlı kılan iki kitap oldu benim için.
MontaukMax Frisch · Yapı Kredi Yayınları · 2020103 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 23. kitabı
Kahramanin iç hesaplasmasi ve monologlardan olusan kitapta, kahramanimiz kafasina koydugu daga tirmanma surecini ve bu surecteki ic hesaplasmalari ;ayni otelde kaldigi birkac kisi ile iletisimi ve monologlariyla kisa ama etkileyici bir kitapti.
Sessizliğin YanıtıMax Frisch · Kolektif Kitap · 2019765 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 7. kitabı
Sessizliğin Yanıtı normalde akıp gidecek bir kitap ama daha yavaş yavaş, özümseyerek okumak istedim. Altını çizerek okudum, okurken altını çizdim bazen mütemadiyen.. "İçinde ip, tırmanış kramponları, uyku tulumu, çadır, hatta kancalar, ağır bir çanta bu ve dağcıyla kim karşılaşırsa edineceği ilk izlenim elinde buz kazması kuvvetli adımlarla ilerleyen bu adamın büyük bir gayesinin olduğu. Fakat karşısına kimsenin çıktığı yok." Hazırlık var, kararlılık var, bekleyiş var; beklerken insanın dönüşümü ve bunu gözlemlemek var... Hayat kadar gerçek. Evet, kimsenin çıktığı yok hayatta da. Hazırlık bazen bir ömür sürebiliyor.
Sessizliğin YanıtıMax Frisch · Kolektif Kitap · 2019765 okunma