• Yanyana yürümek diye bir şey var;
    ne bir adım önde, ne bir adım geride ...
    Günü yanyana karşılamak,
    gökyüzünde yanyana olmak,
    geceye son noktayı yanyana koymak...
    Duyguların yanyana esiri olmak,
    şiirlerde yanyana olmak,
    şarkılarda yanyana bir olmak
    ya da yalnızca o an'ı yanyana yaşamak ...
    Uzakları yakın edip,
    " Sevda " dilinde bir olmak !
  • Yaşam anlardan ve seçimlerden ibarettir.
    Bu anların ya da seçimlerin hepsinin kalıcı bir etkisi yoktur elbette. Özgürlüğün tadına bakmak için okuldan kaçmak, aynaya bakınca size kendinizi prenses gibi hissettiren bir balo elbisesi almak. Hatta açık bir pencereden
    karanlık geceye bakmak, farların söndüğü ve bilinmezin sizi içine çektiği bir yolun sonuna kadar sessizce parmak uçlarınızda yürümek. Hepsi gerçekten küçük seçimlerdir. Önemsiz ve de masum.Fakat sonra.
    Sonra o farklı anlar vardır. Yaptığımız bir seçimden ötürü geri dönülemez şekilde değişen şeyler. Yalnız gecelerde ve boş günlerde tekrar tekrar düşündüğümüz o anlar. Bize, gerçeklerin insanın canını aslında o kadar acıtmayacağını ya da birileri aksini söylese bile seçimimizin
    doğru olduğunu gösterecek bir işaret aradığımız o anlar.
    işte öyle anlarda kendimize açıklamalar yapıp uykuya dalabilmek için seçimlerimizi kendi kendimize haklı
    çıkarmaya çalışırız. Sonra onu derine, o kadar derine gö­meriz ki neredeyse hiç olmamış gibi davranırız. Fakat farklı olmasını ne kadar istesek de dünyamız bazen, yaptığımız
    seçimler ve sakladığımız sırlarla biçimlenir.
  • Bazen radyoda bir şarkı çıkıyor,
    Sonra hayaller kuruyorum seninle
    Şarkıda senden bahsediyor herşey seninle felan güzel diyor
    Ağaçlar çiçekler böcekler bahçeler hatta yolda yürümek bile senle Güzel diyor .
    Bende tam dalıyorum uçsuz bucaksız hayallere derken şarkı bitiyor diğeri başlıyor..........
    Benden bahsediyor senin yokluğundan
    Şu duvarda olmayan resminden bahsediyor
    Benden bahsediyor iste şehir şehir gezip seni aradığımı anlatıyor,
    Sonra uykum kaçıyor,
    Bakıyorum penceremden dışarı , yağmurda ıslanan sokağımda ki lambada görüyorum seni aydınlatıyorsun sokaklarımi bir ben görüyorum senin yansimanı bir de
    Geceye ait olan kararmış ay görüyor...
  • Geceye bir şarkı bıraktım.

    Her şey seninle güzel yolda yürümek bile
    Olmayacak düşlerin peşinde koşmak bile
    Her şey seninle güzel bu toprak bu taş bile
    İçimdeki bu korku gözümdeki bu yaş bile
  • Bir insan ol, bedenin, ruhun ve kalbin yükte hafif pahada ağır olsunlar. Bırakma kendini. Bir sebep bul; varlığını önemseyen biri ya da varlığını önemsediğin birini düşün. Bırakma kendini.
    Bazen anlar zordur, bazen günler, bazen dönemler; bırakma kendini…
    Bazen insanlar zordur, bazen olaylar, bazen durumlar; bırakma kendini…
    Bazen düşünceler zordur, bazen duygular, bazen davranışlar; bırakma kendini…
    Sabah olur, kalkmak istemezsin. Kalkmak zordur. Hele sonrası zorun zoru gibi gelir. Enerjin olmaz, moralin zaten hiç yoktur. Saçın başın dağılmış, kolun kanadın kırılmıştır. Ne giydiğin önemsiz olur ne yediğin gibi. Ya yemekten kaçarsın ya yemeğe vurursun kendini. Sıcağı sevmezsin soğuğa tahammül edemezsin. Her şey bir yük, sevilmesi imkansız bir mecburiyet gibidir. Kalkmak, giyinmek, yıkanmak, yürümek…
    Bırakma kendini…
    Sevgin azalır kendine karşı, insanlara ve dünyaya karşı. Hayallerini kaybedersin, ümitlerini sonra, en son inancını. Gelecek yoktur artık düşünce dünyanda, geçmiş ise unutulsa daha güzel bir dert olarak var olur. Şimdiyi sorsalar şimdi ne dersin?
    Bırakma kendini…
    İnsanlar yorar en çok. En uzağından en yakınına. Soğuk tavırları kafana takar, sıcaklardan rahatsız olursun. Yaklaşanı uzaklaştırır, yardım etmek isteyenden sen uzaklaşırsın. Gördüğünde memnun olduğun insanların sayısı azalır, azalır... Bir gün onlar da biter, aynaya bile bakmak istemezsin. Nazik, düşünceli, hassas olmak çok zordur artık. Empati yapmak, anlayış göstermek, tahammül etmek imkansız gelir.
    Bırakma kendini…
    Gözünü karartma, gönlünü daraltma. Buraya kadarmış deme, burası kadermiş...
    Uzayan geceye, kısalan gündüze rağmen; geç gelen sabaha, erkenci akşama rağmen; çoğalan karanlığa, azalan aydınlığa rağmen; bil ki gecelerin ardında sabahlar var, zorlukların ardında kolaylıklar, hastalıkların ardında şifalar, dertlerin ardında devalar. Öyleyse;
    Bir sebep bul; varlığını önemseyen biri ya da varlığını önemsediğin birini düşün. Bırakma kendini.
    Bir ümit bul; bir çocuğun gözlerine bak ya da bir kitabın kapağına. Bırakma kendini.
    Bir heyecan bul; gökyüzünü izleyip yarınları düşün ya da yeryüzünü izleyip bugünleri. Bırakma kendini.
    Bir azim bul; engelini aşıp huzura duran birini gör ya da engelleri sırtlanıp huzura giden birini. Bırakma kendini.
    Bir sevinç bul; soğuklara aldırmadan açan gülleri kokla ya da günahsız çocuklarını. Bırakma kendini.
    Bir teselli bul; tanımayı başına gelen en iyi şey kabul ettiğin insanları düşün ya da yaptığın tüm iyilikleri. Bırakma kendini.
    Bir yüz bul; gözleri gülsün ya da diliyle değil gönlüyle konuşsun. Bırakma kendini.
    Bir el bul; uzat elini sana yardım edebilecekse ya da uzat elini sen yardım edebileceksen. Bırakma kendini.
    Bir dil bul; söyle ne söyleyeceksen kırmadan incitmeden ya da dinle ne duymalıysan kırılmadan incinmeden. Bırakma kendini.
    Bir insan ol, bedenin, ruhun ve kalbin yükte hafif pahada ağır olsunlar. Bırakma kendini.Alıntı
  • "Biz asla eşit olmadık, Elisabet. Seviştiğimiz zamanlarda bile. O zamanlarda bile sanki bir çocuğu avutur gibiydin."
    Bir başkasına aşık olarak ailesini terkeden her şeyi geride bırakan Christian' ın kendi iç dünyasında aşk ve vicdanı arasındaki gel git leri. Yanlış seçim yapmışım dediğim bir kitap oldu...
  • Sana hoşçakal diyememiştim.Yapamamıştım.Yapmayı düşündüğüm şeyler hakkında sana yalan söylemek daha kolay gelmişti.Bir gece yarısı hepiniz uykudayken ter ettim sizi.Gün ağarmadan önce karanlığa doğru yürüdüm, içine daldım ve yok oldum.