Kalabalık ve turistik bir şehirde bir avuç cemaatin camilere girip çıkması, Çin açısından sorun değil gibi görünüyordu. Urumçi'de serbest bırakılan namaz.sıra Hoten gibi tarihi, siyasi ve dini derinliği olan bir şehre geldiğindeyse en kaba ve militarist yöntemlerle engelleniyordu. Urumçide kıldığımız namazın kimseye bir zararı yoktu, ama Kaşgar'ın odağını bir caminin teşkil etmesi istenmiyordu. Urumçide camiden camiye koşabilirdik, ama Gulcada tek bir vakit namaz kılacak bir mekân bulunamıyordu. Urumçi'de camilerin fotoğraflarını dilediğimiz gibi çekebilirdik, ama Yarkent'te kapısından içeri bakmamıza bile müsaade yoktu... Urumçi'yi gördükten sonra, sadece Urumçi'ye bakarak yapılacak Doğu Türkistan yorumlarının ne kadar yanıltıcı olacağını da net bir şekilde fark ettim. Mesela Hoten'de cuma namazı kılamamak yerine, Urumçi'deki bir camide cuma namazı kılabilseydim, tabloyu bambaşka şekilde değerlendirecektim, bazı önemli ayrıntılar gözümden kaçacaktı. Hatta o zaman, Urumçi'deki bazı camilerde asılı gördüğüm Xi Jinping'in Uygurlarla sohbet ederken çekilmiş fotoğraflarına bile farklı bir gözle bakacaktım. Zaman zaman, Çin devletinin organize ettiği resmi gezilerle Urumçi'ye gelen ve kendilerine sadece belli noktalar gösterilen Türk gazeteci ve yazarların düşürüldüğü tuzak tam olarak burası: Kısa bir cami ziyareti, sokaklarda neşeli bir tur, lezzetli bir kebap sofrası, sonra da gelsin "Urumçi'ye gittim. Batı medyasında anlatıldığı gibi bir baskıya şahit olmadım. Camiler açıktı, sokaklar dopdoluydu, insanlar çok mutluydu" şeklinde sözde analizler, gözlemler, yorumlar...
Sayfa 212·Kitabı okudu
O yüzden öyle herkesi ve her şeyi çok benimsememek lazım.
"Siz bekliyorsunuz ki sizinle aynı otobüse binen herkes, son durağa kadar sizinle gelsin. Unutuyorsunuz; insanların gidecekleri yerler bambaşka, herkes size bir müddet eşlik edecek ve inmeleri gereken yerde inecek. Kızmayın kimseye, küsmeyin. Herkes bir gün gitmeye gelmiyor mu?"
İnsan ve Hayat
Reklam
Şirin canıma gelsin sana gelen kadalar.
Sayfa 170·Kitabı okudu
Şiir
hangi sebepten meydana gelirse gelsin, bazı faaliyetler hep kötücül kalır.
1000Kitap
Dualarının Kabulü Samimiyetin Kadar Yakındır Sana
En zor kışların arkasından gelirmiş en güzel baharlar. Sen yediğin soğuklara inat, içini ısıtan, sevdiğin baharlara inan; onlar sen inandığın için hayatında varlar. Gönlüne hüznü düşürme ve onu kaygılarınla besleme sakın. İnan, bugünden daha güzel olacak senin için yarınlar. Sabırla, duayla ve tüm kalbinle iste. Duaların kabulü, samimiyetin kadar yakındır sana. Teslim olma karamsarlığına ve gecenin karanlığına. İnan ki tüm aydınlığıyla ve tüm güzelliğiyle gelsin sana yarınlar.
Sayfa 24 - İndigo Kitap·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
1980'deki askeri darbeden sonra bizim halk tiyatrosu da tutum değiştirdi. Başımız derde girmesin diye solculuğu biraz sulandırdık. Halk çadıra gelsin diye kısa monologlarım için Mesnevi’den, eski tasavvufi hikâyeler ve masallardan, Hüsrev ile Şirin'den, Kerem ile Aslı'dan da duygusal sahneler ve konuşmalar aldım. Ama en büyük başarıyı, Yeşilçam’a melodramlar yazan eski bir senarist arkadaşın “Her zaman sevilir ve tutar” diyerek önerdiği Rüstem ile Sührab’ın hikâyesinden uyarladığım gözü yaşlı kadının monologu ile elde ettik.
Reklam
Reklam