Kitabı yarıda mı bıraktınız arkadaşlar? O zaman tutunanlardansınız.
Gerçek tutunamayanlar kitabı bitirirler. Fikrimce kitabı bitirebilmek için yalnız olabilmeyi göze almak durumundasınız dostlar.
Tabi tabi en önemlisi de Oğuz Atay 'ın hayatını bilmek zorundasınız.
Size maddeler halinde kitabı anlayabilmeniz için yapmanız gerekenleri anlatacağım.
- Ben Buradayım...Yıldız Ecevit kitabını okumak sizin için iyi bir başlangıç olabilir.
- Fyodor Dostoyevski, James Joyce, Albert Camus, Robert Musil, William Shakespeare, Franz Kafkaİvan Gonçarov hakkında bilgi sahibi olup, kitaplarını da okumak durumundasınız. sebebi de Tutunamayanlar kitabında bir sürü izler taşımasıdır.
- Kitap okuma alışkanlığınız yoksa ağır kitaplarla başlamamanızı öneriyorum. Daha hafif, daha alışkanlık kazandırabilecek eserlerden başlamanız iyi olacaktır.
- Bilinç akışı tekniği hakkında eserler okuyup bu teknik hakkında bilgi sahibi olursanız kitap daha rahat bitecektir.
- Yazarın annesi ve babası hakkında bilgi sahibi olmak zorundasınız. Oğuz Atay kitapta annesi ve babasına çok fazla gönderme yapmaktadır.
Görüyorsunuz değil mi arkadaşlar? Bir kitabı okumak için çok fazla emek harcamak zorundayız. Hiç kitap yüzü görmemiş insanlar Tutunamayanlar hakkında boş beleş yorum yapmaktadır. Ve bu durumdan çok ama çok fazla nefret ediyorum diyebilirim. Bir insan hiç Fyodor Dostoyevski okumamışsa kusura bakmayın ama Oğuz Atay ı Asla anlayamayacaktır. Sonra da diyeceksiniz, "Ben hiçbir şey anlamadım, yazar kötü." Hayır, yazarımız sadece çok ama çok yalnız ve anlaşılabilmesi için de belli başlı kuralların bilinmesi gerekiyor. Döneminde olan siyasi olayları bilmek mi dersiniz Oğuz Atay ın siyasi görüşümü dersiniz bunlar çok önemli detaylar aradaşlar.
Kitap incelemesi yapmadan önce ufak çaplı bir uyarı yapmak istedim. Umarım okuyan arkadaşlar için rehber olabilecek türden bir eleştiri olur sevgili arkadaşlar.
Selim'in ölüm nedenini araştıran Turgut'umuz, hikayemizin gidişatında genel olarak Selim'in yaşadığı anlara neden bir türlü tutunamadığını merak eder. Ama fark etmez ki kendisi de bir tutunamayandır. Güzel anlamlı bir evliliği vardır Turgut'un ama bu onun tutunamayan olmadığı anlamına gelmiyor maalesef. Maalesef diyoruz ama iyi bir şey mi değil mi, buna siz karar vereceksiniz okurlar. :)
Evet o Oğuz Atay ın kitabıydı. Yalnız olan ve asla anlaşılamayan o yazar. Lakin tek ihtiyacı olan sadece biraz sevgi ve biraz da anlayıştı oysa.
Ne babasından ne de annesinden ne de arkadaşlarından anlayış görmüştür yazarımız. Yazarımızı koruyup kollamamışlar bile.
Anlaşılmamaktan korkan bir o kadar da bunu umursamayan yazarımız yakınır bu durumdan. Tabii kendisi farkındadır bir o kadar da yakınmasının sebebi kendisidir. En büyük dert ortağı kendisi olmakla beraber, kitapta karakterlerinin hepsi de kendisiyle aynıdır. Neden mi öyle söyledim? Oğuz Atay her günü başka, her bir saniyesi bambaşka olan bir yazardır, yani dememoki kromatik bir karakterdir kendisi.
Kitapta yer yer günlük tarzı yazılarla karşılaşacaksınız, onlar benim için yazarın kedisi hakkındaki itiraflardır. Yazar kendisiyle yüzleşmekten asla kaçmaz.
Kırk üç yaşında öldüğüne inanmadığım kişilerden olup, benim için seksen üç yaşında öldü diyebilirim. Yazar o kadar az zaman diliminde harika bir o kadar da çok ızdırap verici durumlar yaşamıştır ki. Kırk senesi seksen sene gibi geçmiştir benim için.
Üniversite yıllarında yazarımızın sosyalist ve Marksist tarafı yükselmeye başlamıştır. Türkiye'de solcudur aslında. Tabi bu uzun sürmez.
Kapitalizm yüzünden Oğuz Atay sürekli farklı meslek guruplarına atılmış.
Fyodor Dostoyevski ile Oğuz Atay neredeyse aynıdır. Hayatlarındaki acılar ortaktır.
Hatta Oğuz Atay bir öğrencisi için söylediği şey ise şudur; beni anlamak istiyorsan, okumak istiyorsan ilk önce Fyodor Dostoyevski okumalısın der.
Kitap bana kalırsa bir bütün değil, bin parçalı bir camdır resmen. Bir sürü şey çıkarabilirsiniz kitaptan. Yer yer şiirler, yer yer de şarkılar vardır kitapta.
Yazar eserinde sürekli bir bekleme halindedir. Ya sevgi, ya da anlaşılmak, ya da ölümü beklemesi diyebiliriz.
Söylemeyi unuttum. En önemlisi ise TRT yarışmasında Tutunamayanlar Türk edebiyatında en iyi ikinci eser seçilmiştir.
Korkuyu mu bekliyorsun, yoksa ölümü mü? Oğuz Atay . Bu bana bir yerden tanıdık geliyor nedense. Bir İdam Mahkûmunun Son Günü olabilir mi acaba?
Neredeyse çoğu modernist ve Post modernist yazarı okumuştur yazarımız. Tutunamayanlar çoğu önemli yazarın bir olduğu kitaptır. O yüzden zor anlaşılıyor.
Karakterlerindeki her bir parça başka, ama hepside Oğuz Atay dır. Yazar kitapta bence kendisiyle tartışma halinde olup annesi ve babasına da bir o kadar yakınmakla beraber, sorunun kendisinde de olduğunu bilir. Hatta kendisi yer yer gömdüğü yerler bile vardır. Bu durumu da ben Yeraltından Notlar kitabını anımsadım. Orada da yazarımız kendisi sürekli gömüyordu. Çevresiyle kavga halindeydi.
Kitabın zorluğunu artıran etken ise doğrudan Ulysses ve İrlandalı olan yazar James Joyce tur.
Ulysses Kitabını okuyup bitirdiğim için bana hiçbir şekilde zor gelmedi. #k:130.
Kitaptan anlam çıkarmakta zorlandıysanız bunun sebebi de Niteliksiz Adam 1 2, 3, 4 tür. Kısa geçelim, Niteliksiz Adam 1 asıl amacı her şeye yeteneği olan adamın yeteneğini nerede kullanacağını bilmeyen Ulrich adında bir karakterdir. Kitabın asla belirli bir konudan bahsetmeyip, anlamını okuyucuların çıkarmasını istemesidir. Kitap kişiden kişiye değişiyor.
Tutunamayanlar da Tam olarak belirli bir şekle sahip değildir, amacı ve sonucu kendiniz çıkarmak zorundasınız. İnternetten özet okuduysanız hata yaptınız diyebilirim.
Kitap sizi çok ama çok hüzne boğduysa sebebi Fyodor Dostoyevski dir. Karanlığın içinden çıkan o yazar. Halkını seven milli olan o yazar. Petraşevski gurubuna katılıp Rus çarını devirmek isteyen o yazar. Hayatı kumar olup aşkta ise o kumarı kazanan o yazar işte o Fyodor Dostoyevski dir.
Aşk ilişkileri neredeyse Oğuz Atay ile benzer diyebilirim. İlk başta Fikriye adında bir kadınla evlenir o da Oğuz Atay a göre biraz yaşlıdır. Özge adında kız çocukları olur. Tabii maalesef bu evlilik uzun sürmez sebebi ise Oğuz Atay'ın kitaplarla fazla haşır neşir olmasıdır.
Sonrasında ise sevin adında birliktelikleri olur oda uzun sürmez maalesef. Oğuz Atay a çok izler bırakır. Tutunamayanlar, Tehlikeli Oyunlar başlangıcında sevine der. Etkilendiğini buradan anlayabiliriz.
Son olark ise Pakize adlı bir kadına aşık olur. Pakize, Oğuz ataydan on sekiz yaş küçüktür.
Bu da benden size kısa bir bilgii olsun arkadaşlar.
Yazarımız duygusunu açarken bile teredüttedir. Sebebi ise sürekli alay edilmesidir.
Ben birazda psikolojik bir eleştiri yapmak isterim. Oğuz Atay herkesi memnun etme çabası içinde olup, suçu kime atacağını da bilemez aslında. Babam böyle düşünürdü arkadaşlarım böyle derdi diye söylemleri vardır hep. Oğuz Atay hep annesini babasını memnun etmeye çalışır. Babam bana resimde ve yazarlıkta para olmadığını söyledi. Memur olmak iyidir aslında gibi gibi vb. söylemleri çok kez gördüm.
Hayallerinin peşinden gitmekten korkan bir yazar var aslında karşımızda.
Bu hayatı yaşayamadığından yakınır her defasında. Kendisini her gün öldürür. Ve her defasında da daha kötü bir Oğuz Atay çıkar karşımıza.
Çocukken ihtiyaçları giderilmeyen bir çocuğun daha ne yapmasını bekleyebilirsiniz? O kadar sancılı cümleler vardı ki arkadaşlar, yer yer ağladığım bile oldu diyebilirim. Sarılmak istedim yazara.
Hiçbir insan böyle dünyaya haketmez.
Yazar kendi dünyasında sürekli kedisiyle söyleşiyor resmen. Kendi çalıp kendi oynuyor misali de denebilir.
Oğuz Atay der. "Tutunamayanları kıskanırım diye ben tutunamayanlardan bile olamadım, bunu da beceremedim diye." Ne kadar da acıklı bir cümle.
Sonlara gelmek gerekirse.
Tutunamayanlar'dan mı olmak istiyorsun, sevgili okur? o zaman kaybetmelisin değerli bir eşyanı.
Tutunamayanlar'dan mı olmak istiyorsun? o zaman hiçbirşeye yetişemediğini kabul etmek zorundasın.
Bu hayat, bizim yetişmemiz gereken bir alan değil, aksine acizliğimizi kabullenmemiz gereken bir dikendir. Acizliğini kabul eden yazar, gerçek bir yazardır.
Merak etme Oğuz Atay , sen gelmiş geçmiş en iyi tutunamayanlardansın.
Hayalim, bu hayata tutunamamak...
Ben buradayım, sevgili okur. Sen neredesin?
Yorumum bu kadardır arkadaşlar. İyi okumalar.