Gönderi

Puan vermedi·276 syf.··
2025 437. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 14:36
türkçü karakter üzerinden, türkçü karakter gözüyle yazılmış bir istiklal harbi romanı.. çoğumuzun Eylül adlı kitabıyla kendisini tanıdığımız, kendisiyle tanıştığımız servet-i fünun döneminin önemli temsilcilerinden olan Mehmet Rauf kitaplarını okuyanların bileceği üzere genelde kitaplarında aşkın farklı türlerine, kadın-erkek arası ilişkilere, kadın-erkek arasındaki ilişkilerin yarattığı hayal kırıklıklarına yer vermiş, yaşadığı dönemin toplumunun sorunlu yanlarını kitaplarına taşımamıştır.. mehmet raufun eserlerine hakim olan yukarıda sayılanlara kendisinin son iki romanında pek rastlanmaz, rastlansa da roman bu yukarıda sayılanlar üzerine oturtularak oluşturulmaz.. bu iki roman; Define ve Halas adlı romanlardır.. 1926 yılında vücudunun sağ tarafına felç inen mehmet rauf; sağ kolunu, sağ ayağını ve kısmi olarak dilini dilediğince hareket ettirmekten mahrum kalır.. doktorların kendisine evinde istirahat ederek dinlenmesini tavsiye ettikleri mehmet rauf halas adlı romanını -zaman zaman eşine dikte ettirerek- şubat 1927den nisan 1928e kadar 14 aylık dinlenme süresi içerisinde tamamlar.. mehmet raufu tedavi eden doktorlar kendisini değil sağ kolunu kullanarak yazı yazmak, düşünmekten bile kesinlikle men etmişlerdi. ancak mehmet rauf, doktorların kendisine yönelik bu önerilerini dikkate almamış ve halas adlı romanı kah kendisi yazmış kah eşine dikte ettirmiştir.. mehmet raufun doktorların kendisinin hastalığına yönelik önerilerini dinlememe nedeni halas adlı romanın girişinde söylediği/yazdığı bir cümlenin bir bölümünde kendisini belli eder; 'en hakiki ve en sade manasıyla bir mucize şaheseri olan bu halas ve zaferi ileriki nesillerin hafızasına nakş ve tespit arzusuyla hazırladığım bu romanın..' mehmet raufun halas adlı romanını bitirdiği yıl olan 1928de latin alfabesine geçiş hazırlıkları vardır ve aynı yılın son ayında latin alfabesine geçilir.. bu sebepten mehmet raufun romanı ilk zamanlar pek ses getirmez.. ancak ilerleyen zamanda -1929 yılında- halas adlı roman dönemin milli eğitim bakanlığı talim terbiye kurulunca okullara tavsiye edilir ve mehmet raufa bir miktar para ödülü verilir.. milli mücadele ile elde edilen kurtuluşun ve zaferin gelecek nesillerin hafızasında yer edinmesi amacıyla yazılmış, dikte ettirilmiş olan halas adlı romanı 'büyüklerin en büyüğüne Gazi Mustafa Kemal'e' diyerek ona ithaf eden mehmet rauf bu romanı tanrısal bakış açısıyla yazmıştır.. her şeyi bilen, gören, geçmişten ve gelecekten haber verme gücüne sahip olan bu her şeye hakim olan tanrısal bakış açısı yöntemiyle yazılan halas romanı için bu yöntem bence en uygun olanıdır.. mehmet rauf, bu bakış açısıyla yazdığı romanında -bence seçmiş olduğu yöntem sayesinde- pek de zorlanmadan kronolojik olarak izmirin işgalini, istanbulun işgalini, erzurum ve sivas kongrelerini, meclisin açılmasını, düzenli ordunun kurulmasını, 1. inönü savaşını, (şanlı)urfa, (kahraman)maraş, (gazi)antep direnişlerini, anadoludaki iç isyanları, anadoludaki yerli yabancı işbirlikçilerin milli mücadele karşıtı söz ve eylemlerini anlatır.. mehmet rauf, dönemin istanbulunda, izmirinde, anadoluda gerçekleşen bu yukarıda sayılan olayları haliyle romanında oluşturduğu kah kurgu kah gerçek karakterler üzerinden anlatır.. ortalama 250 sayfadan oluşan bu romanda haliyle fazla karakter yoktur, zira roman bir karakteri değil dönemi anlatmak üzerine kuruludur.. (romanın ilk baskısında romanın adı olan halasın altına mehmet rauf bir istiklal harbi romanı yazmıştır..) halas adlı romanda yer alan karakterlerden bazıları ise şunlardır; teğmen nihat, beatrice, mister daster, emekli miralay emin bey, emekli miralayın kızı iclal, iclalin dayısı saim remzi bey, saim remzi beyin kızı şefkat, rüsuhi, kemal mümtaz, fazıl şükrü, sadi bey, hasan cemil, saffet, kadirzade şevki bey, teğmen nihatın kız kardeşi seniha, teğmen nihatın eniştesi tevfik mazlum, binbaşı ekrem behiç, binbaşı server bey, refi cevat, ali kemal, rıza tevfik, refik halit (bu dörtlü dönemin milli mücadele karşıtı gazetecileridir..) hacı molla, hacı mollanın kızı ayşe, kara bakkal, Mustafa Kemal.. bazı edebiyatçılar tarafından roman bu karakterler üzerinden 'vatanı kurtarmak isteyenlerle, kendini kurtarmak isteyenlerin' anlatıldığı roman olarak da tanımlanır.. mehmet rauf, romanındaki teğmen nihat ve iclal adlı kurgusal kişiler üzerinden/gözünden hem istanbulun, izmirin, anadolunun içinde bulunduğu işgalleri, işgaller sırasında yaşanan mezalimi hem de bu süreç içerisinde istanbul ve izmirdeki türk halkının kah tembelliğini kah kayıtsızlığını kah manda taraftarlarını kah milli mücadele yanlılarını -bence- basit, sade, anlaşılır, açık bir dille gayet başarılı olarak anlatır.. mehmet raufun gerçek olaylara, kişilere, mekanlara dayanarak yazdığı tarihi roman - kurgu roman arasında bir yerde duran halas adlı romanında sık sık okuyucunun dikkatini çekmek için farklı anlatımlarla yinelenen, yüceltilen, öne çıkarılan iki şey vardır; Mustafa Kemal Atatürk ve türkçülük.. tanrısal bakış açısıyla yazılan halas romanı (1927-1928de yazılmasından hareketle) yakın dönemin ulus tarihini anlattığı için mehmet rauf romanında okuyucuya gerek üstü kapalı gerekse açıkça yer yer Mustafa Kemal'in varlığını, onun girişeceği bağımsızlık mücadelesinde başarılı olacağını -anlattığı olayların olmuş olmasından sebep kolaylıkla- hissettirir.. mehmet rauf, halas adlı romanında türkçülük düşüncesini ise romanın ana karakterlerinden biri olan nihatın yaşadıkları, gördükleri, duydukları, okudukları üzerinden okuyucuya geçirir/ geçirmeye çalışır.. izmir limanına gelen iki savaş gemisi sonrası şehirde yaşayan rumların gittikçe artan taşkınlıklarına şahit olan, onların bu taşkınlıklarını görmezden gelen bölgedeki hükümet yetkililerinin, bölgede yaşayan türklerin bu taşkınlıklara göz yumup hala ısrarla maddi manevi kendi çıkarlarına öncelik verip izmiri, vatanı, türkleri düşünmemesi gibi olaylardan hareketle nihat eski yaşam tarzını, eski yaşam anlayışını bırakır milliyetçi bir kişiliğe bürünüp hayata türkçü (türk için, türke göre, türk tarafından) olarak bakmaya başlar.. öyle ki nihat bu yeni türkçü yaşamında rumların yaşadığı mahalleden türklerin yaşadığı mahalleye taşınır, rumların gittiği eğlence yerlerine gitmez, türklerin mahalle kahvelerine gider, italyan annesi, ingiliz babası olan beatrice adlı kızı sevmekten vazgeçer, ilerleyen süreçte beatrice'in kendisine olan aşkını itiraf edip, beraber yurtdışına gitme teklifini türk vatanı, türklerin bağımsızlığı için reddeder (romanın 1. bölümünün 5. konu başlığının adı aşk değil memlekettir ) , kuvayi milliyecilere katılır, ittihatçı, hürriyet-itilafçı, manda yanlısı arkadaşlarından ayrılır, kendisi gibi türkçü, türk vatanının bağımsızlığını candan isteyen, bunun için üzülen, mücadele veren, daha fazla mücadele vermek isteyen, Mustafa Kemal'i kalpten seven, Mustafa Kemal'e ve onun mücadelesine kalben inanan iclali sever.. nihatın bu konular özelindeki düşünceleri, iç konuşmaları, karşısındaki ile diyalogları mehmet rauf tarafından romanın başından sonuna kadar her bölüme yayılmıştır.. (bunları buraya alıntı olarak yazmadım, buraya uzun uzun da yazmayacağım.. bu dediklerimin fazlalığı ise -bence- şuradan anlaşılabilir; i.hizliresim.com/p8bow5h.png ) milli mücadele ile elde edilen kurtuluşun ve zaferin gelecek nesillerin hafızasında yer edinmesi amacıyla mehmet rauf tarafından yazılmış, dikte ettirilmiş olan halas adlı romanında okuyucuya verilen, verilmeye çalışılan, okuyucunun dikkati çekilen bir düşünce daha var ki bence bu düşünce çok önemli.. bu düşünce, şartlar ve durum ne olursa olsun tüm olumsuzluklar karşısında her şeye rağmen kişinin umutsuzluğa düşmemesi, mücadele vermesi gerektiği, karamsarlığa kapılmaması yönündeki düşüncedir.. romanda yer alan emekli miralay emin bey, teğmen nihata, 'sen ümitsizliğin ne olduğunu bilmemeli ve anlamamalısın. gençsin, altın bir cevherin var, bu millet senden pek çok hizmet bekler. bu hizmetleri yapabilmek için ümitsiz olmayacaksın. ümitsizlik öyle bir kurttur ki düştüğü vicdanları ve kalpleri o anda kemirir, yer, mahveder..' der.. (s. 75) nihatın işgal istanbulunda, izmirinde gördüğü elim olaylara rağmen metanetini korumasını, mücadeleye devam etmesini, karamsarlığa kapılmamasını isteyen, nihatın türk milletine olan güveni sebebiyle hayran olduğu, kendisini babası olarak gördüğü emekli miralay emin beyin romandaki kararlılığı, motive ediciliği, türk milletine olan güveni günümüzde kitabı okuyanlara da bence ayrı bir iç huzuru sağlayacak, kitabın okuyucusunu motive edecektir.. kitabı -varsa- incelememi okuyanlara uzun uzun anlatmak istemem -kitap özelindeki merakları artsın ve kitabı daha bir çok okumak istesinler diye-.. bu kitap özelinde şunu diyebilirim ama; mehmet raufun 6 kasım 1918 - 1921 yılı ocak ayı sonuna dek istanbulda, izmirde, anadoluda yaşanan işgalleri, işgal sırasında yerli, yabancı işbirlikçileri, işgale kayıtsız kalanları, işgale tepki gösterenleri, bu süreçte Mustafa Kemal önderliğinde verilen askeri, diplomatik mücadeleyi anlattığı bu -bence- kısa ama güzel, anlamlı romanın umarım okuyucusu bol olur.. -------------------------------------------------------------------------------------------- bu uygulamada bugüne dek -maalesef- az okunan ama uygulama kullanıcılarınca daha fazla okunmasını istediğim konulara dikkat çekmek için ya da içeriğinin bence eksik, sıkıntılı, yanlış olduğunu düşündüğüm kitaplara dikkat çekmek için kitap incelemesi yazmıştım.. bu incelemeyi de bu düşüncemden -(bence) maalesef az okunan ama uygulama kullanıcılarınca daha fazla okunmasını istediğim konulara, kitaplara dikkat çekmek için- hareketle yazıyorum.. uygulama kullanıcılarının bu tarz konulardaki kitaplar özelinde dikkatini çekmek isterim, uygulama kullanıcılarının bu tarz kitaplar hakkında okuma/okumalar yaparak bilgi, fikir sahibi olmalarını, bu kitaplar üzerinden konuyla alakalı başka kitaplara yönelmelerini, başka kitapları da okumalarını isterim.. (15.09.2025 tarihi itibariyle uygulamada Halas adlı romanı okuyan kişi sayısı: 838.. umarım bu sayı bu sene sonuna dek en az 1.000 olur..) -------------------------------------------------------------------------------------------- halas adlı romanda mehmet raufun bahsettiği olaylar, konular, kişiler özelinde okunacak kitapları buraya eklemeye kalksam herhalde en az yüz kitap eklerim buraya.. ben bunu yapmak yerine mehmet raufun romanında geniş yer kaplayan izmir ve istanbul işgali, bu işgaller sonrası yaşananları anlatan kitaplardan bazılarını ekleyeceğim buraya.. izmirin işgalini, işgal sonrasını anlatan kitaplardan bazıları Ege Bölgesinde Yunan Zulmü adlı kitaba yazdığım şu incelemenin ( #278838224 ) sonunda yer alıyor.. istanbulun işgalini ise İşgal İstanbul'unda Tehcir Yargılamaları , İşgal Altında , İşgal Altında İstanbul , İşgal Altında İstanbul , İngiliz Komutan Anlatıyor , İstanbul'un İşgali 1918-1923 , İşgal İstanbul'undan Hatıralar , İstanbul'da İşgal Yılları , Türk Romanında İşgal İstanbul’u , Beş Yıl Süren Esaret , Anılarda İstanbul'un İşgali adlı kitaplar anlatıyor.. son olarak buraya gerek kitabı okuyanların gerek kitabı okumayı düşünenlerin gerekse de -varsa- incelememi okuyanların gözünde dönemin işgal izmiri ve işgal istanbulunun daha canlı hale gelmesi düşüncesinden hareketle işgal izmiri ve işgal istanbuluna ait bazı fotoğrafların yer aldığı linkleri de ekleyeyim; işgal istanbuluna ait fotoğrafların yer aldığı linkler: leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... işgal izmirine ait fotoğrafların yer aldığı linkler: leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... linklerde yer alan görselleri şu iletim içerisinde yer alan linklerden konu ile ilgili olanları seçerek paylaştım; #181113884 linklerde yer alan fotoğraflara dair -görece- aydınlatıcı bilgiler ileti içerisinde yer alan linklerde yer alan ilgili fotoğrafların altında yer alıyor.. -------------------------------------------------------------------------------------------- ek: romanda yer alan teğmen nihat işgal öncesi sık sık rumlara ait olan sporting adlı kulübe gider burada yemek yer, buradaki yabancılarla sohbet eder.. izmirin işgali sırasında ve sonrasında izmirdeki yerli rumların işgali coşkuyla karşılaması, işgale destek vermesi sonucu teğmen nihat artık bu rumlara ait olan sporting adlı kulübe gitmez.. romanda bahsedilen izmirdeki sporting adlı kulüpte yer alanların -muhtemelen fotoğraftakilerin çoğu izmirde yaşayan rumlar- izmirin işgalini sporting adlı kulübün bahçesinden seyrettiği görseller için bkz.; digitalculture.gov.gr/wp-content/uplo... , pbs.twimg.com/media/F5k40sIXE... (günümüz yunanlıları hala bu işgal sonrası yaşadıkları felaketi -onların deyimiyle küçük asya felaketi- unutamamışlardır, haliyle sporting adlı kulübü de unutamamışlardır.. örnek olarak bkz.; digitalculture.gov.gr/2022/03/smirni-... ) ek-2: dönemin new york times gazetesi izmirin yunanlılar tarafından işgalini okuyucularına şu şekilde duyurur; timesmachine.nytimes.com/timesmachine/19... 17 mayıs 1919 tarihli new york times gazetesi pdfsi için bkz.; archive.org/details/NYTimes... (ilgili haber linkteki gazete sayfalarının sağ tarafında yer alan sayfada soldan ikinci sütunda..) bu tarihten -ortalama- üç yıl sonra da işgalci yunan ordusunun izmirden, karşılarındaki türk ordularından ne şekilde kaçtıklarını da l'ouest-eclair adlı gazete okuyucularına şu şekilde duyurur; #251304751 konuyu romandan alıp romanın içeriğinde yer alan konuları anlatarak romanı merkezden uzaklaştırmak istemem ama son olarak şunu da paylaşayım; 30 mayıs 1921de izmire gelen yunan kralı konstantin iplikçizade köşkünde kalır.. kendisi bu köşke türk bayrağını çiğneyerek girer, bu köşkün kapısında yunan kraliyet evzon muhafızları 24 saat nöbet tutar; pbs.twimg.com/media/EfDYzg0Wo... , leventerturk1961.wordpress.com/wp-content/uplo... içerisinde yunan kralı konstantinin kaldığı, kapısında 24 saat yunan kraliyet evzon muhafızlarının nöbet tuttuğu bu iplikçizade köşküne yaklaşık 1.5 sene sonra birisi daha gelir, o birisi kendisi için hazırlanan bu köşke geldiğinde köşkün kapısı önünde yere serilmiş yunan bayrağını görür, kendisine buraya gelen konstantinin zamanında köşke türk bayrağını çiğneyerek içeri girdiğini, kendisinin de buna cevaben yunan bayrağını çiğneyerek içeri girmesi gerektiğini söylerler.. o birisi kendisine bu söylenenlere yere serili olan yunan bayrağını kaldırdıktan sonra, 'o geçmişte bir hata yapmış, bir ulusun egemenlik timsalı olan bayrak asla çiğnenmez.' cevabını verip yunan bayrağını çiğnemeden iplikçizade köşküne girer.. evet, muhtemelen çoktan tahmin edeceğiniz üzere o birisi Mustafa Kemal'dir.. Mustafa Kemal'in iplikçizade köşküne 14 eylül 1922de geldiği sırada çekilmiş fotoğrafları için bkz.; isteataturk.com/gorseller/15708... , isteataturk.com/gorseller/15760... , isteataturk.com/gorseller/15708... , isteataturk.com/gorseller/15760... şunu da şuraya bırakayım; x.com/greeksburg/stat... mimimizah şov.. lol. kitabın, romanın, okuyucusuna, okuyucularına şimdiden iyi okumalar dilerim.. ya da kitabın, romanın, görece en son güncel okuması tarafımca yapılıp hakkında gerekli yazı da yazıldı. okuyana/okuyacaklara şimdiden hayırlı olsun. (=
Türk Tarihi
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020971 okunma
··
1.979 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
1000e tamamlanmazsa okuyacağım 😈🙆🏻‍♀️
Grekov Kafkayevski
Gönderi Sahibi
Kültür Ebesi aa bu durum bana hiç yabancı gelmedi.. neden acaba? çünküM aynı ben.. (= (=
Sen bu incelemeyi yazarak bizi kendine borçlu çıkarmışsın. Çünkü insan bunu okur okumaz, kitabı okuma vazifesi de otomatik olarak kendine yükleniyor.😸Özellikle Milli Mücadele Tarihi’yle alakalı güncel listen bende hep merak uyandırmıştır, bu son damla oldu bardağı taşıran.Teşekkür az kalır ama, teşekkür ederiz yine de senin sayende istifade ediyoruz bu birikimden.🌸🌸 sevgiler.😸🌸 (Minik bir serzeniş; “Bir İstiklal Harbi Romanı” çok daha vurucu olurmuş bence keşke öyle kalsaymış.)
Grekov Kafkayevski
Gönderi Sahibi
.. borçlu çıkarmışsın falan.. yo' beaa.. 🙃sankiM o kadar da değil.. (= bugüne dek burada adına inceleme yazdığım kitaplar özelinde yazdığım incelemeleri de zati adına inceleme yazdığım kitaplar daha fazla okunsun diye yazdım.. (=( he bu arada o malum adı geçen milli mücadele tarihi ile ilgili listeden benim de haYla okumadıklarım var.. (= ek; ben de bu romanın adının 'bir istiklal harbi romanı' olmasını isterdim.. (=( ek-2; adıma dedİin güzel şeyler içÜn teşekkür ederim.. 🙌😌🥂 sevgiler & saygılar ✍️✨🥂
Kitabı okuyalı epey olmuştu tekrar görmek güzel oldu
Grekov Kafkayevski
Gönderi Sahibi
-bence- güzel kitap okumuşsunuz.. hem kitabı hem de kitabı okuduğunuz zamanları hatırlamanız da bence ayrı bi' güzel.. 🙂🥂
Bayıldım kitaba ben, bu emek verilmiş inceleme için teşekkür ediyorum beğeniyi ve çokça alkışı hak ediyor 🙌🏼👏🏼👏🏼😌📚💗💗🌸
Grekov Kafkayevski
Gönderi Sahibi
kitabı ben de beYendim.. 🙌🙂🥂 adıma dediklerin için de çok teşekkür ediyorum.. 😌✨💐 maksat bu şekilde incelemelerle kitaba dikkat çekmek, kitabı burada yer alan kullanıcılara tanıtarak bu kişilerden olabildiğince fazlasının kitabı okumasını sağlamak.. 🙃🙃😸