Erdoğan hükümeti de iş adamlarını siyasetin sınırlarına itti. 2004 yılında ciddi bir rakip olarak ortaya çıkan zengin iş adamı Cem Uzan, Genç Partiyi kurarak finanse ettiğinde finansal kurumlar Uzan’ın iş imparatorluğuna el koydular ve onu para koparma ile suçladılar. Uzan’ın Fransa’ya kaçması ile GP kısa sürede yıkıldı. Birkaç yıl sonra Türkiye’nin en büyük endüstriyel holdingi olan Koç Grup 2013 yılındaki devasa Gezi Parkı protestolarını desteklemekle (Koç Grup’un park yakınlarında sahip olduğu bir otel polis baskısına karşı sığınak ve geçici bir hastane olarak kullanılmıştı) suçlandı. O sene vergi yetkilileri bir çok Koç şirketini denetledi ve şirketin yan kuruluşunun sahip olduğu devasa bir savunma bakanlığı kontratı iptal edildi. Koç ailesi dersini almıştı. 2013 yılından sonra muhalefet ile olan mesafesini korudular.
Çevremizde cahilliğin etkileri gün geçtikçe artıyordu...Halkın kafası bizde bir derece iyi; ama genel olarak yurtta karanlık bastırıyordu. Orda burda öğretmenlere saldırılar oluyor. Cumhuriyet'e karşı alttan alta kımıldanan düşmanlık öğretmenlere çevriliyordu. Çünkü Cumhuriyet'e açıkça cephe alamıyorlardı...Daha beter olayları gazetelerden okuyoruz: A ilinin Gp ilçesinde, evinde uyuyan öğretmenin odasına dinamitin fitilini ateşleyip camdan attılar...Bunları okudukça yerimde duramıyorum. Elimin altındaki kitapları ışık topları gibi, karanlığın, hem de karanlıkçıların üstüne fırlatıp fırlatıp atasım geliyor. İçimde böyle bir hırs var. Ama kimseye hırsımı açıklama cesareti bulamıyorum.
CHP’den kopanlardan oluşan ve kurulur kurulmaz 1969 seçimlerine katılan Turhan Feyzioğlu önderliğindeki Güven Partisi (GP), seçimlerde % 6,58 oranında oy almıştı ve böylelikle Meclis’e 15 milletvekili sokarak Meclis’in üçüncü büyük partisi oldu.
“Daha beter olayları gazetelerden okuyoruz:
A ilinin Gp ilçesinde, evinde uyuyan öğretmenin odasına dinamitin fitilini ateşleyip camdan attılar. Dinamit lokumunun içine kundura çivisi doldurmuşlar. Bunlar öğretmenin yüzüne gözüne, bütün bedenine saplandı. Bunları okudukça yerimde duramıyorum. Elimin altındaki kitapları ışık topları gibi, karanlığın, hem de karanlıkçıların üstüne fırlatıp fırlatıp atasım geliyor. İçimde böyle bir hırs var. Ama kimseye hırsımı açıklama cesareti bulamıyorum.”
Pythagoras'ın Yunan dünyasına aritmetiği getiren ilk kişi oldu
ğu, yine ünlü ruh göçü öğretisini de Mısır'dan almış olduğu söylen
mektedir. Bu arada ona Pers dünyasına yolculuk yaptıranlar, onu
İran'da Zerdüşt dinine mensup rahiplerle konuşturanlar da vardır.
Bu yolculukları gerçekten yapmış olduğu şüphelidir. En azından ruh
göçü öğretisini Herodot'un ileri sürdüğü gibi Mısır'dan Yunan dün
yasına ithal etmiş olması sözkonusu olamaz; çünkü Mısır'da ruhun
ölümden sonra varlığını sürdürdüğü fikri mevcut olmakla birlikte
onun bedenden bedene dolaştığı görüşü mevcut değildir. Eğer gerçek
ten yapmış ise Pythagoras'ın sözüedilen yolculukları Kroton'a yerleş
meden önce Samos'taki ikameti sırasında yapmış olması muhtemel
dir (Röd, GP. S. 50).