"Tek başına olmak zor değil mi peki?"
-Tek başıma değilim ki. Bunu biraz yolda anladım galiba. Mesela şu anda siz varsınız. Hayatı hayatı demeyeyim de hayat büyük bir kelime, anları diyeyim, evet, anları paylaşacak birini bulmak zor değilmiş. Biraz gulümsemek yetiyormuş. Gulümsemene karşılık veren, sana yarenlik edecek güzel insanlar çıkıyormuş illaki yoluna."
tanrı günahkar kulunun bütün benliğiyle dua ettiğini gördüğü zaman nasıl sevinirse, bir anne de çocuğunun ilk olarak gülümsediğini görünce öyle sevinir.
Bir anne yeni doğmuş bebeğini kucağına alıp ona gülümsediğinde ve onu tatlı bir sesle sevdiğinde, tüm ilkel duyusal sinyaller, yani annenin gülümsemesinin görsel girdileri, tatlı sesinin işitsel girdileri, kokusunun yolladığı koku sinyalleri ve dokunuşunun ılıklığından ve baskısından gelen dokunsal bilgiler bebeğin beyninde yukarı doğru ilerleyen nöral aktivite örüntülerine dönüşür ve annesinin beyninin gülümsemek, tatlı bir sesle onu sevmek, sallamak ve benzeri şeyleri yapmak için kullandıklarına benzer alanları uyarır. Bebeğin beyni annesiyle kurduğu etkileşimin örüntülü ve tekrarlayıcı uyarımlarıyla şekillenir!"