Günün herhangi bir anında, sıradan hayatın içinde ona uzaktan bir baktığımda Boğaz bana bildik bir alemde, evimde olduğumu hissettirir. Istanbul'da deniz güvendiğim eski bir arkadaş gibidir. Ondan hiç şüphelenmem. Fırtına çıkacak diye endişelenmem. Her gün pencereden görürüm onu. Uzun bir süre görmezsem de huzursuz olurum. Bu tanıdık, bildik, dost deniz, üzerinde sandalla gezindiğim, sandaldan atlayıp yüzdüğüm
"iyi, güzel" denizdir. Akdeniz'de, Marmara'da, Boğaz kıyısında işte böyledir deniz. Şehrin ve hayatın sakinleştiren, güven ve yaşama zevki veren bir parçasıdır.
Güven tüm para türlerinin hammaddesidir. Zengin çiftçi tüm birikimini bir çuval deniz kabuğu karşılığında satıp uzaktaki yeni yere vardığında, oradaki insanların bu deniz kabuklarına karşılık kendisine pirinç, ev ve tarlalar satacağına inanırdı.
Dolayısıyla para karşılıklı güven sistemidir, ama sıradan bir güven sistemi değil: Para şu ana kadar yaratılmış en evrensel ve en etkili karşılıklı güven sistemidir.