“Güvercinler, açılmış kitaplara benziyor…”
Alıntı
yıkmış sokaklara boylu boyunca gençliğini ümitlerini güvercinler gibi uçurmuş binlerce defa kaybetmiş ümitlerini gemilerin kayboldukları yerde kaybetmiş hain şiirlerde hain türkülerde kaybetmiş binlerce defa yeniden bulmuş ümitlerini
Sayfa 15 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Belma Sebil
seni ben kallâvi sokağı’nda gördüm sen beni görmedin görmedin kapıları çaldım adını sordum söylemediler öğrenemedim seni ben kâllavi sokağı’nda gördüm bir daha görmedim bilmedim belma sebil adını yakıştırdım aklıma geldikçe her sefer gözlerinin mavisini bitirdim saçlarının siyahına başladım kallâvi sokağı’nda güvercinler benim karanlık İstanbul’um bir esnaf kahvesine oturdum belma sebil ya geçti ya geçer rüzgârını içime doldururum kallâvi sokağı’nda güvercinler bunca yıl sönmemiş umudum nisan değilse mayıs perşembe değilse pazar ben belma sebil’i bulurum
Sayfa 69
Şiir
Öyle sevdalar vardır, biter biter başlar; Buruk tatlar vardır, ağızda sürüp giden; Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor. Yanıyar bin kollu şamdanı, tutuşuyor Ufkunuzda camları göksel konağının Ve bir yaz akşamı buhurdan gibi tüten Hanımellerinin morumsu buğusunda, Bekliyor balıçenize dönük balkonunda, Sarmaşık gülleri kokladıkça kırmızı, Hüzünler, japonfenerleri arasında. Öyle günler var, öyle anlar, hiç bitmeyen! Nasıl bir ışık emınişler ki sevginizden, Ansızın başka bir yüzle güzel, kopmuşlar Büyük Irmak'tan, ayrı düşmüşler desteden, Yağmışlar ilkyaz yağmurlarınca ve özlem Açmış yaban çiçeklerini tarlanızda. Ölümsüz günler onlar, bir hiçle beslenen; Zaman dışı güvercinler, uçma bilmeyen; Uzay ötesi ovalar, ayak değmemiş; Başka bir mevsim, başka bir dal, başka yemiş. Esrir kim bassa o toprağa ve kim tatsa O yemişten. Balla dolar testi, açılır Açılmayan kilit, çiçeğe durur badem, Dolanır bilgelikle mutluluk yüreğe. Ak bir bulut bekler üstünüzde havada, Kuşlar iner, devinme birden bitiverir, Çıt çıkmaz evrenden. İşte ordasınız, Havuz, ağaç, deniz, ne varsa size göre. İşte aydınlık size göre. Kısarsınız Güneşi, gökyüzünü yakarsınız. Neden
Sayfa 522·Kitabı okudu
Yapılacak tek bir şey kaldı, güvercin kafeslerini açmak, tüm kapı sürgülerinden geçiyorum, onları geriye, geçmişin yönüne doğru çeviriyorum, her gün iki kez yaptığım bu basit hareket şimdi bir zafer gibi, bugün bu bir ritüel çünkü belki de bunu son kez yapıyorum, kuşları serbest bırakıyorum, uçup gitmeyeceklerini bilsem de, güvercinler her zaman ilk tüylerinin kesildiği yere döner.
Sayfa 92·Kitabı okuyor
Edebiyat
Su içen güvercinler gibi ürkektik, bakışıklıydık Bir de alkollere düşkündük ki, kınanırdık, niye sanki Çünkü biz bilmez miydik alkol hiçbir zaman kurtuluş değildi. Üstümüzde bir karabasandı yalnızca Yalnızca Bir anlayan olsa anlatırdık gözyaşını da Hem o zaman gözyaşı bile kınanırdı Hüzün bile kınanırdı, yalnızlık da
Sayfa 138·Kitabı okuyor