Hakan Çamurcu

Puan vermedi·100 syf.··
2021 5. kitabı
Sanki bir edebiyat salatası, fakat leziz bir salata... Bazen şiir, bazen de öykü okuyor hissi oluşturan bir roman... Barış Bıçakçı'nın ilk okuduğum kitabı... Okurken çok eğlendim... Mizah dili imgesel bir şekilde ortaya konmuş... Kurgusal bir eleştiri niteliği de var... Keyifli okumalar dilerim... Mutlulukla ve sağlıkla kalın...
Edebiyat
Seyrek YağmurBarış Bıçakçı · İletişim Yayıncılık · 20212,773 okunma
YALANLAR: HAYAT
Puan vermedi·100 syf.··
2021 4. kitabı
Kitap, prospektüsünde hayatın yalanlardan ibaret olduğunu yazan bir ilaç... Bende düşündürdüğü izlenimi bu yönde... Şöyle ki; İvan İlyiç'in, kitabın giriş kısmında ölümüyle karşılaştım. Ve bunu duyan iş arkadaşları İvan İlyiç'in koltuğunu, koltuğunun önünü ve arkasını kapma hayallerine sahip oldular... Yine bazı arkadaşları cenazeden sonra oynamak için yanıp tutuştukları kumarı düşündüler... Ve karısı, ondan kalan maaşıyla yapacağı ya da yapamayacağı geçimini düşünmeye başladı... İvan İlyiç, ağrılarının sebebi hastalığı yüzünden Tanrı'ya isyan edecek hale geliyor... O şatafatlı hayatın içerisindeki bürokratı ağrılar içerisindeyken zihninde kendisine bir çocuğa acır gibi acımalarını istemesiyle karşılaşıyoruz... Ben, yazarın daha vurucu cümlelerle ele aldığı bir ölüm ve sorgulama olmasını isterdim... Fakat kitabın başından sonuna kadar bu istekle yanıp tutuşmama rağmen tam istediğim gibi yazılmamış bir kitabı okumuş oldum... Fakat yine de kendini okutan bir kitaptı benim için... Keyifli okumalar dilerim... Mutlulukla ve sağlıkla kalın...
Edebiyat
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,2bin okunma
DÜNYA BARIŞININ YÜZSÜZLÜĞÜ
Puan vermedi·368 syf.··
2021 3. kitabı
KİTAP: ZAMİR YAZAR: HAKAN GÜNDAY Kitap adeta bir cümle mühendisi tarafından inşâ edilmiş... Öyle ki; kelimeler çimento vaziyeti görüyor... Ve bu yapıyı ya da yapıtı temelinden itibaren sağlamlaştırıyor... Konusu ise bütün derdi savaşmak olan dünya ile bütün derdi bu dünyayı barıştırmak olan bir adam üzerinden ilerliyor... Ve adamın doğduğu ilk günden itibaren hayatı şarapnel... ona göre dünya da kocaman bir şarapnel... Yüzü olmayan, yüzünü doğduğu ilk gün bulunduğu ya da bulundurulduğu mülteci kampında kaybeden Zamir - yukarıda bahsettiğim adam - dünya barışının ne kadar yüzsüz olduğunu da anlıyor ve son kez bir çaba içerisine giriyor... Yazarın politik ve tarihi bazı meselelerde açtığı pencerede kitapla aynı manzaraya bakmıyor olsam da nihayetinde bir kalem virtüözüyle muhatap olmam sonuna kadar kendisini dinlememe neden oldu... Ayrıca başından sonuna kadar insan hakları ihlâlleriyle mücadele eden çok iyi ve geniş kapsamlı bir kitap olduğunu düşünüyorum... Bu ihlâllerin nelere mâl olduğunu, coğrafyaları ve coğrafyaların kaderini yaşayan insanların acılarını hissettiren ve bu hisleri adeta gözler önüne getiren çok canlı bir kitap... Özellikle coğrafyamızın acı, çok acı bir gerçeği olan Zerre'ye kulak vermenizi istiyorum... Sonuç olarak; kitabı romandan ziyade acılarla geçen dünya tarihini sanki bir insandan mütevellitmiş gibi biyografik bir gözlemle bakmayı sağlaması açısından başarılı ve yararlı buluyorum... Keyifli okumalar diliyorum... Mutlulukla ve sağlıkla kalın...
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 2. kitabı
KİTAP: DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU YAZAR: PEYAMİ SAFA Aşk insanı tamamlar mı, eksiltir mi? Hayat denen bu uzun yokuşta insan neden aşkta hem dinlenip hem de yorulur? Kalbini dinleyen insan, neden acıyı duyar ve neden sevincine kulak verir? Peyami Safa'nın okuduğum ilk kitabı olan "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" bana yukarıda yazdığım soruları sordurttu... Kitap, çocuk yaşta sayılacak birini, olgun yaralarıyla anlatıyor... Sanki roman, hastalıkla ve aşkla geçen uzun bir müzik konseri... Farid Farjad'ın kemanının yazarın yakınlarında bir yerlerde çaldığını hissediyorsunuz yazardan ve yazarın çağından uzak olmasına rağmen... Her insanın tanıdığı eksiklik ve daha da fazla eksilmek korkusu var kitapta... Ve bir şekilde okuyucuyu tamamlıyor... Keyifli okumalar diliyorum... Sağlıcakla ve mutlulukla kalın... KİTAPTAN ALINTILAR "Beklemesini onlar kadar bilen yoktur." "Çocuklarının felâketini iki kat şiddetle hisseden anneler, bu ıstıraplarını çocuklarına fazlasiyle iade ederler; böylece keder anadan çocuğa ve çocuktan anaya her intikal edişinde büyüdükçe büyür." "Odaya şimdiye kadar hiç tanımadığım yabancı bir akşam giriyor." "Zaman yürümüyor, dakikalar korkunç bir sıkıntı içinde uzuyorlar, hattâ dağılıyor, birikmiyor, toplanmıyor ve bir çeyrek saat olamıyorlar." "Hastahane hayatı dışarıdan yalnız bir koku ile ayrılıyor. Bu koku hastahanenin ruhudur." "Onlar, hastahaneye dışarıdaki hayatın karıştığı saatlerde gelmişlerdi; bu odanın gecesini sabahını tanımıyorlardı." "Bizden uzaklaşmadıkça bize görünmeyen sıhhat, itiyadın verdiği hissizlikle, sağlamların şuurundan kaçıp nasıl ve nereye saklanıyor?" "Istıraptan korkmamanın tek ilâcı ıstıraptır. Bu ateşi o ateş söndürür."
Edebiyat
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121,2bin okunma
KIRMIZI CİNAYET
Puan vermedi·112 syf.··
2021 1. kitabı
Kitap: Kırmızı Pazartesi Yazar: Gabriel Garcia Marquez Kalpler, dudaklar ve bilekler... Namus cinayetlerini gerçekleştiren insanların sahip olduğu üç sözcük... Bunların yanında bütün dünyayı yok edecek gücü olan önyargılar var... Kitap, Santiago Nasar'ın sonunu, daha doğrusu sonunun geleceğini en baştan bize söylüyor... Aslında Santiago Nasar'ı öldürmeyi düşünenler de bunu kimseye söylemekten çekinmiyor... Sanki bütün kasaba tek bir ağızdan çıkan fısıltıdan ibaret... Angela Vicario kalbine yenik düşüyor... Pablo ve Pedro Vicario kardeşler ise bileklerine yenik düşüyorlar...  Santiago Nasar... Neye yenildiğini bile bilmiyor... Nobel ödülü alan bir Gabriel Garcia Marquez kitabı... Sıkmayan, akıcı ve kısa bir kitap... Yazar, yaşadığı trajik olaydan esinlenerek yazmış... Keyifli okumalar diliyorum... Sağlıcakla ve mutlulukla kalın...
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma