Puan vermedi·120 syf.·
2026 430. kitabı
Sigarayla kahveyi içti, kendine geldi biraz. Ne doktor, ne ilaç... Yeniden boyun eğdi yaşamaya... Kemal Demirel bir çocuğun gözüyle, yoksul, ama sevgi ve umut dolu insanları anlatıyor,ojura "Çocukken bile pek çok şeyden hiç korkmazdım. sadece insanlara karşı utanılacak bir şey yapmaktan hep korktum.”. S:19 1933-40 yılları arası İstanbul´u. Haliç kıyısında bir yoksullar semti: Kasımpaşa. On odalı, eski mi eski, yıkık dökük, hemen hemen her odası kiraya verilen bir ev. Ve burada ´canıyla kanıyla yaşanan bir dünya´. Sıkıntıya katlanmasını bilen, yaşamını sürdürmeye çabalayan, didinen insanların, umutsuzluk nedir tanımayan insanların, yüreklerini ortaya koyan insanların dünyası. Sevgiyle varoluşlarının yeterli ve gerekli koşulu sayan insanların dünyası. Piano Piano Bacaksız Ne sevinçtir avuçta tutulan birkaç kuruşla yaşama katılmaya çalışmak...s:32
Roman Edebiyat Anı-Mektup-Günlük
Piano Piano BacaksızKemal Demirel · Can Yayınları · 1993413 okunma
Puan vermedi·86 syf.··
2026 14. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 17:51
Evgenia "Mars"/Bonçeva Elmazova ve eşi 1907 senesinde Bulgaristan'dan "Türk payitahtına" geliyorlar. Galata taraflarında bir otelde kalan çift Beyoğlu'nu, Büyükada'yı, Haliç gibi yerleri gezmiş Cuma Selamlığı'na katılmış, Galata Mevlevihanesi'ne ve Demir Kilise'ye de gitmişlerdir. Ülkede kaldıkları süre zarfınca pek çok sanatsal etkinliğe katılmışlardır. Kitabın "Sunuş" kısmını yazan Prof. Dr. Hüseyin Mevsim'in de değindiği gibi Evgania'nın gayri objektif bir bakışaçısı vardır. Örneğin, daha yolculuk esnasında bile Türk askerleri ile Bulgar askerlerini kıyaslar, trende sunulan şartlarla bile "İşte, derin Şark'a yaklaştığımız belli oluyor." der. Zaman zaman üslubu da "tepeden bakma" izleri de taşır. Elbette ki dönemin siyasî yaşamına ve en baş siyasî figürüne -yani padişaha- yönelik yorumları, kendince doğru teşhisleri mevcuttur. Kitap süresince Bulgar tarihine, kültürüne dair değinmeler ve dipnotlar da bilgi akışında mevcut. Kitapta akıcı ve okunaklı bir anlatım var. Yukarıda bahsedildiği üzere, objektif olmayan tutumu bilerek, "farklı bir perspektiften tarihi okumak" için tercih edebilirsiniz.
Tarih
Abdülhamid İstanbul'unda Bir Kadın SeyyahEvgenia Mars · Kitap Yayınevi · 201934 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·88 syf.··
2026 58. kitabı
Sandalım Geliyor Varda Yazar kitabı gözlemci bir tarzda kaleme almış. İki uzun hikaye bulunan bu kitabın ilk hikayesi "Sandalım Geliyor Varda" Haliç'te sandal sefası yapan anlatıcı ile genç bir kız arasında başlayan ve Tevfik Fikret, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Haşim şiirleri eşliğinde devam eden aşk maceralarını anlatırken ikinci hikaye "Tekin Olmayan Kedi" işe yaramaz kedileri Sarman'dan kurtulmak isteyen bir çiftin başından geçen olayları anlatmıştır. Osman Cemal Kaygılı
Sandalım Geliyor VardaOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025154 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 22. kitabı
Eski İstanbul'un kaybolan silüetine, Haliç'in durgun sularına ve artık esamesi okunmayan o naif insan ilişkilerine doğru kısa ama derin bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Bugün, edebiyatımızın gizli hazinelerinden biriyle, Osman Cemal Kaygılı’nın Sandalım Geliyor Varda eseriyle karşınızdayım. Kitap, İş Bankası Kültür Yayınları’nın o çok sevdiğimiz Türk Edebiyatı Klasikleri dizisinden kitaplıklarımıza eklenmeyi fazlasıyla hak eden bir cevher. İçerisinde iki öykü barındırıyor. İlki, kitaba adını veren o nostaljik, şiirsel ve buruk sandal sefası… Okurken Haliç sularında süzülüyor, ince bir kalp kırıklığıyla geçmiş ihtimallere dalıyorsunuz. İkincisi olan Tekin Olmayan Kedi ise insanın içindeki bencilliği oldukça sürükleyici ve trajikomik bir havayla yüzümüze vuruyor. Eğer Sait Faik’in İstanbul sokaklarında dolaşan, kenar mahalle insanını merkeze alan o samimi, sıcak kalemini okumayı seviyorsanız; Kaygılı’nın bu eşsiz gözlem yeteneği ve dönemin ruhunu yansıtan dili de kesinlikle favorileriniz arasına girecek.
Sandalım Geliyor VardaOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025154 okunma
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 23:28
"Güneşten ağır ağır gölgeye geçilir gibi, pek de anlamadan akşam olur gibi, ışıklı, neşeli bir yüzden kederlere geçti Aziz Bey. Kederli bir mazisi oldu. Burnu havada, başı dikti hep. Başka türlü yaşamayı beceremediyse de, o gece Haliç' in kirli sularına bakarken anladı ki aslında hep öyle sanmış. Oysa şiddetle yanılmış. Ve yine anladı ki hayatı zaten tümüyle bir yanılgıymış." Kitabın sonunda Aziz Bey'e bu denli üzüleceğimi düşünmemiştim. Ama yine de en çok Vuslat'a üzüldüm ona kocaman sarılmak istedim. Ayfer Tunç'un okuduğum ilk kitabı oldu. Açıkçası biraz endişeliyim beğenmezsem diye ama severek okudum. Akıcı ilerleyen merak uyandıran bir serüvendi benim için. Ah Aziz Bey!
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Mathias Enard ’ın Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara adlı romanı tarih, sanat ve kültürü bir araya getiren etkileyici bir eserdir. Roman, 1506 yılında Osmanlı Sultanı II. Bayezid’in Michelangelo’ya Haliç üzerine bir köprü tasarlaması için davet göndermesi üzerine şekillenir. Yazar, döneme ait tarihsel mektuplardan ve gerçek olaylardan yararlanırken bunları kurgu ile birleştirerek akıcı bir hikâye oluşturmuştur. Bu nedenle eser yalnızca bir tarih romanı değil, aynı zamanda farklı medeniyetlerin ve insanların birbirini anlamasını anlatan bir yapıttır. Romanın merkezinde Michelangelo yer almaktadır. Michelangelo kitapta yalnızca ünlü bir sanatçı olarak değil, duyguları, korkuları ve düşünceleri olan bir insan olarak anlatılmıştır. Başarılı ve yetenekli olmasına rağmen zaman zaman kararsız, yalnız ve iç çatışmalar yaşayan biri olarak karşımıza çıkar. İstanbul’a geldiğinde yabancısı olduğu bir kültürle karşılaşması onun karakterinin daha derin yönlerini ortaya çıkarır. Özellikle sanat üretme sürecinde yaşadığı zorluklar ve çevresini anlamaya çalışması, karakteri daha gerçekçi göstermektedir. Romanda Sultan II. Bayezid de önemli bir karakterdir. Sanata önem veren, güçlü ve ileri görüşlü bir hükümdar olarak anlatılmaktadır. Michelangelo’yu İstanbul’a davet etmesi, Osmanlı’nın yalnızca siyasi değil kültürel açıdan da gelişmiş bir devlet olduğunu göstermektedir. Bunun yanında şair Mesihi karakteri de Michelangelo’ya İstanbul’u ve Osmanlı dünyasını tanıtan kişilerden biridir. Mesihi aracılığıyla okuyucu dönemin kültürel yapısını ve düşünce dünyasını daha yakından görmektedir. Kitabın en güçlü yönlerinden biri İstanbul’un anlatımıdır. Şehir, yalnızca olayların geçtiği bir yer olmaktan çıkmış, adeta romanın karakterlerinden biri hâline gelmiştir. Sokakları, limanları, kalabalığı ve farklı kültürleriyle
1000Kitap
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat OnlaraMathias Enard · Can Yayınları · 2024955 okunma