istanbul'da, sarayburnu'nun karanlık dalgalarının içinden kıyıya çıkıp kalbinizin olduğu yöne doğru yürürseniz, bizim artık evimiz diyegeldiğimiz samatya semtini bulursunuz.
sarayburnu dediğimiz yer, marmara denizi'nin haliç'e doğru döndüğü yerde, adı üstünde topkapı sarayı'nın önündedir. istanbul'u kurduğu rivayet edilen byzas'ın tam da burada durup karşı kıyıdaki halkedon şehrine baktığı ve ''burası dururken karşı kıyıya şehir kuranların aklına edeyim'' dediği söylenir. bilemem. ama samatya'yı bilirim.
"Bu mavi karaltının içinde her şey,
bütün İstanbul,
bütün hayat,
bütün insanlık; her şey, her canlının kalbi, her kalbin gizli emelleri, her emelin parlayan ışığı uyuyordu."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sol yanında bir sahabe mezarı var: Hz. Hafir Türbesi.
Etrafı bakımlı, duvarla çevrilmiş; kapı girişinin sur içinde sağ yanında Kesikbaş Şeyh Molla Mehmed'in kabri. İçeride küçük bir mezar taşı. Lakin taş üstünde "Şeyh" lakabı yok.
BABAM VE HALİÇ
Büyük kıyım zamanı, kendimden başlıyorum
İçimdeki Haliç'e gömerek gemileri
Yön yıldızı sandığım yalnızlıklara bakıp
Mayın babayı geçtim ve çok ıssız anneyi
Büyük kıyım zamanı, kendimde duruyorum
Tetik kararlı sanki, iştahlı namlu
Ah ben doktor yerine şiirlere gittim de
Diyalogsuz bir bahçe monolog gül doğurdu
Beyoğlu bugün de çirkin mi çirkin. Hangi gün sevdim ki? İstanbul demek Boğaz demek, Haliç, Sultanahmet, Süleymaniye demek… Beyoğlu olmasa ne yitirir İstanbul?