Helin İrma

Helin İrma
@helinirma
Öğrenci
İstanbul
20 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Tanrı: “Yapmayın ulan bu zibidinin etkinliğini!” :D
Friedrich Nietzsche Etkinliği (Okuma, Anlama ve Anma) Herkese merhaba arkadaşlar, biz yağmurbulutu ✓ ile birlikte, Nietzsche'nin ölüm tarihi olan 25 Ağustos ile doğum tarihi olan 15 Ekim tarihleri arasında Irvin D. Yalom’un Nietzsche Ağladığında kitabında yer alan: "Bana anlatılanlara göre Georg Wilhelm Friedrich Hegel ölüm döşeğindeyken, kendisini bir tek öğrencinin anladığını ama onun da yanlış anladığını söylemiş! Benimse, yanlış bile olsa anlayan tek bir öğrencim olmadı." diyen Nietzsche'i anlamak yolunda ilk adımı atmak isteyenler, ilk adımı atmış ve birkaç adım daha yaklaşmak için kitaplarını okumayı planlayanlar ve üzerinde düşünmek isteyenler için böyle bir etkinliği gerçekleştirmeye karar verdik. Yaşadığı dönemden itibaren kendi söylemlerini anlayabilecek kulak arayan Nietzsche, beklediği kulakların kendi çağında olmadığına ikna olmuştur. “Tanrı öldü!” Derken bile kendini anlamayan milyonlarcasını görse, Güç İstenci kitabının üzerine alışveriş listesi tuttuğu halde bu değiştirilmiş kitabın Nazi düşüncesinde kullanıldığını bilse, ahlakın soykütüğüne indiği için erdemsizlikle suçlandığını ve yargılandığını fark etse, herhalde bir kez daha tekrarlardı ünlü sözünü; “Ben bu kulaklara göre ağız değilim!” Böyle Söyledi Zerdüşt Sizleri kulak olmaya davet ediyoruz; gerçekten okuyarak, onu ve onunla ilgili tüm efsanevi iddiaları yerinde yani kitaplarında araştırarak, onu ölüm yıl dönümünden doğumuna kadar anlamaya çalışarak, onun ümit ettiği şeyi ona sunmak için etkinliğimize bekliyoruz. Nitekim bugüne kadar yanlış anlaşılan ya da yargılanan bir insana en güzel hediye onu doğru anlamaktır. Çünkü “anlarsanız değişmeniz gerekir.” :) Etkinliğimizi beğenen, katılan ve paylaşarak daha çok okura ulaşmasını sağlayan herkese şimdiden teşekkür ederiz. Not: Okuma ve anlama etkinliğimize katılmak için yorum kısmından katılmak istediğiniz eser ile
Felsefe
Helin İrma
Böyle Buyurdu Zerdüşt ile katılmak istiyorum<3
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Çünkü en basit bir konuda dahi ufacık bir şüphe insanı kahreder.”
1K
Helin İrma
@littlescars öyle mi dersin
Puan vermedi·531 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2021 18:31
Günday'ın edebiyat dünyasına girişi sıradan olmamıştır. İlk romanı Kinyas ve Kayra yayımlandığında hem büyük bir şaşkınlık hem de derin bir hayranlık yarattı. Çünkü bu roman, Türk edebiyatında o güne kadar görülmemiş bir sertlik, yoğunluk ve felsefi derinliği bir arada sunuyordu. Günday bu ilk romanıyla kendini tanıtmakla kalmadı; aynı zamanda Türk edebiyatında yeni bir ses olduğunu da tartışmasız biçimde kanıtladı. Kinyas ve Kayra, Hakan Günday'ın 2000 yılında yayımlanan ilk romanıdır. Türk edebiyatında ilk romanlar çoğunlukla yazarın olgunlaşmamış deneme taşları olarak değerlendirilir; Kinyas ve Kayra bu kalıbı tamamen kırar. Roman, olgunluk düzeyi, felsefi derinliği ve anlatım gücü bakımından pek çok deneyimli yazarın eserini geride bırakacak niteliktedir. Romanın merkezinde iki kardeş vardır: Kinyas ve Kayra. Bu iki kardeş, birbiriyle hem derin bir bağla hem de derin bir gerilimle bağlıdır. Kinyas içe kapanık, düşünceli ve felsefi bir karakter; Kayra ise dışa dönük, dürtüsel ve hayata farklı bir açıdan bakan biridir. Bu iki karakterin birbirleriyle ve dünyayla ilişkisi, romanın temel eksenini oluşturur. Ama Günday bu ilişkiyi sıradan bir kardeşlik hikâyesi olarak sunmaz; onu varoluşun, kimliğin ve insanın kendi içindeki çelişkilerin bir aynasına dönüştürür. Roman; şiddet, ölüm, kimlik, özgürlük ve anlamsızlık gibi ağır temaları son derece yoğun ve sarsıcı bir dille ele alır. Okurken rahat değilsinizdir; zaten Günday sizi rahat bırakmak için yazmaz. O, edebiyatı bir konfor alanı olarak değil; bir sarsılma, bir uyanış ve bir yüzleşme alanı olarak görür. Günday'ın sayfalarında Nietzsche'nin güç istenci ve nihilizmi, Camus'nün absürdü ve Sartre'ın varoluşçuluğu sürekli yankı bulur. Ama Günday bu felsefeleri bir ders kitabı gibi aktarmaz; onları karakterlerin
1000Kitap
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
Helin İrma
Çok güzel bir inceleme olmuş.Sizi yeni takibe almaya başladığım için üzgünüm!
8/10
·712 syf.··
2017 93. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2017 08:08
Nihayet Dune'u okuyabildim. Hep merak ediyordum; çünkü çok fazla övülen bir eser Dune. 1965'te yazıldığına göre, bugüne dek klasik özelliğini sürdürmüş olması da önemli. Kitabı rahatça okudum, bunun bir sebebi de iyi çevirisiydi galiba. Seriyi sevenler daha çok ilk kitaba odaklanarak devam kitaplarının kademe kademe çıtayı düşürdüğünü söylüyor genelde, ancak neredeyse 20 seneye yayılan bir yazma sürecinde inişler çıkışlar olması çok doğal. Bir arkadaşım Dune'un en önemli özelliğinin aslında kendine özgü bir evren yaratabilmiş olması olduğunu söylüyor, bunu yapabilen eserlerin sayısı azdır, diyor. Evrendeki imparatorluğun ve hanedanların müptelası olduğu, ömrü uzatıp insana geleceği görme özelliği vb güçleri dahi verebilen melanj baharatının bulunduğu bir çöl gezegeninde peygamberlik, iman, iktidar ve adalet mücadelesinin verilmesini anlatıyor kitap. Çöl gezegeni Dune'da gizlice yaşayan bir halk olan Fremenler aslında Arapları, müslümanları; bütün evrenin uğruna birbirini yediği melanj baharatı da petrolü temsil ediyor gibi. Kitap boyunca karşımıza çıkan Arapça isimler, İslâmi işaretler, sözcükler, kavramlar ister istemez Batı'nın ortadoğuya, İslâm ülkelerine bakışına da işaret ediyor sanki; yok edilmesi kolay, dinle çekip çevrilebilecek ve kendine özgü tuhaf gelenekleri olan Fremenler bütün zamanların peygamberi, lideri olan Muad'Dib'i bekliyorlar, ama Muad'Dib'in Fremenlerden çıkmaması kadar doğal ne olabilir ki? Kitap bir peygamberin doğuşunu anlatırken bir ekoloji önerisinde de bulunuyor: Baş karakterimiz Paul'ün çöl gezegene dair yemyeşil düşleri ve tasarıları dikkat çekiyor. En az baharat kadar elzem olan su ise sanki bugün yaşanmaya başlayan su kıtlığının insanlara yaşatacağı cehennemin fragmanı gibi duruyor. Kitap elbette bu yazdıklarımdan çok daha fazla olay
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
Helin İrma
@littlescars