"Unutma lan! Sakın unutma.. Herkes herkesi her an aldatabilir."
Alıntı
Tuz içinde bir güle benziyordu.
Sapsarı bir zamanın içine simsiyah oturdu. Uzun gözleri vardı. Bakmıyor da herkesi bir uzaklığa yerleştiriyordu.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kalbimde bir sıkıntı, gözlerimde ağlamak eğilimi vardı. Herkesi de kendim gibi üzgün, kederli zannediyordum.
İnsan ve Duygular
"Senin sorunun şu dostum: Başına gelen şey hissetme kapasitesini kaybetmene sebep olmuş. Artık herkesin güldüğü şeylere gülemiyorsun, herkesi eğlendiren şeyler seni eğlendirmiyor, hatta hepimizin acı çektiği herhangi bir sebepten ötürü acı çekmeyi bile beceremiyorsun." "Sanki artık bir ruha sahip değilmişim gibi..."
Sayfa 174·Kitabı okudu
Alıntı
Scherzhauserfeld Mahallesi
Kısacası yaşamları, öldükleri güne kadar hastalık ve suç arasında durmadan gelip gitmekten başka bir şey içermiyordu. Daima bir suçlama mekanizması içinde varlık gösteriyorlardı, biraz rahatlamak ya da nefes almak için herkesi ve her şeyi suçluyorlardı; Tanrıyı, dünyayı, birbirlerini... Hepsi de ölümcül bir hastalık olarak suçlama ve suçlanma çılgınlığı içinde varlığını sürdürüyordu. Parçalanma ve mahvolma dışında bir şeyleri yoktu, hayatlarını yalnız bunlarla sürdürüyorlardı, birbirlerini de karşılıklı olarak ve aralıksızca parçalayıp mahvediyorlardı. Yaşamları umutsuzluğun ölümcül yoğunluğuyla doluydu; hem erkekler hem de kadınlar hastane, tımarhane ve hapishanelere sığınıyordu. Önceleri, bazı müşterilerin saldırgan tavrını anlamamıştım, iyi ya da kötü olarak nitelendirmiyorum, sadece anlamamıştım. İki taraflı bazı laflar, çok anlamlı yorumları, değişik kullanımları vardı; ama birkaç gün geçince neden ve nasıl söz ettiklerini kavramıştım. Şehirdeki insanların asla açıkça konuşmadığı şeylerden söz ederlerdi. Bu açık sözlülüğün de neden daha çekici ve duyarlı olduğunu, hatta diğerlerinin sahtelikleri ve ikiyüzlülüklerine göre kulağa daha güzel geldiğini anlamıştım. Scherzhauserfeld'de, ahlaka aykırı denilen söz ve deyişlerin yüzlerce çeşidini kısa sürede öğrendim. Bu insanlar hiçbir sözü esirgemiyordu. Onların bu açıklığına alışmam için birkaç hafta yeterli olmuştu, hatta zamanla bunlara ben de yenilikçi katkılarda bulunmuş, kendimi geri çekmemiştim. Burada, evde hiç yapamadığım şeyi yapabiliyordum, kendimi Scherzhauserfeld Mahallesi'nin zengin hayal gücüne bırakmış ve özgürleşmiştim. Kendimi bir kez kilerdeki gündelik sohbetlere ve konulara alıştırınca bir daha geriye bakmadım.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Kendi cebinde paslı bir bıçak taşıyan biri Önüne çıkan herkesi katil sanıyor.