“… insan yüreğindeki tanrısallık isteğini hiçbir şey yıldıramıyor. (…) İnsanın tanrısallığı hep yol alıp durmakta, ancak çağların sonunda tapılası olacaktır. Buna yardım etmeli, Tanrı olmadığına göre, hiç değilse tapınağı kurmalıdır.”
"Ayakta kalmak, sağ kalmak değildir."
En acı tarafı şudur: Bu mahkemeyi kimse zorla kurmamıştır. İnsan kendi elleriyle kurmuştur. Kendi öğrendikleriyle, kendi korkularıyla, güçlü olma mecburiyetiyle ve bir gün, insan kendini ateşe atarken durur. Elinde bir meşale vardır, uzun zamandır taşıdığı. O meşalenin neyi aydınlattığını sanmıştır. Oysa sadece yakmaktadır. O an fark eder: Bu mahkemede hiç beraat yoktur çünkü amaç adalet değil, kontrol etmektir.