"Hastalandığımda en çok rahatsız olduğum şey, insanların bana bakmaya mecbur olmasıdır, ben birine bakmak zorunda kalsam midem bulanırdı. Hiç hasta ziyaretine gitmedim. Hastayken, her ziyaretime gelene sinirlenmiş, yaptığını bir hakaret, mahremiyetime akıl almaz bir tecavüz olarak görmüşümdür. Hediyelerden hoşlanmam; çünkü karşılığında hediye vermek gerekir -ister aynı kişilere, ister başkalarına, bunun bir önemi yok."
Düşünce
Sabahattin Ali ne de güzel özetlemiş; “Bana ne kadar kötülük yapılırsa yapılsın, kimseye saygısızca gitmedim. Aram bozuk olsa bile birinin bana ihtiyacı olsa, hiç düşünmeden giderim ama görüyorum ki saygının sevginin hatta şefkatin bile iyileştiremeyeceği insanlar var.”
Sayfa 105·Kitabı okudu
Hayata Dair
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Ziraat mühendisi olmasam peyzaj mimarı olurdum diyor öyle âşıkmış toprağa' Divemiyorum ki, çocukluğunu pencere önünde ” fasulye çimlerken değil de, inek güderken geçirsey din görürdüm ben senin toprak aşkını... Bir gece yine böyle hayallerinden bahsederken söz döndü dolaştı, bir arsan olacak, içinde bir evin, yıldızlan izleyeceksin faslına geldi. Dayanamadım. Figen bende o dediğinden var” dedim. “Nasıl yani?” dedi. “Yani dedim, benim aslında bir tarlam var öyle, buraya da çok yakın. Ama hiç gitmedim. İçinde de bir kulübe var öyle. Senin hayalindeki gibi değildir tabii, ama kulübe mi kulübe. Yıldızlar da var. işte öyle...” Sevinçten havalara uçtu. “Neden şimdiye kadar söyleme­din” dedi, “ne olur gidelim, yann gidelim.” “Olur” dedim. Ama nasıl olur dedim onu da ben biliyorum. Sabaha kadar uyuyamadım. Aklımdan hep doktorun dedik­lerini geçirdim. “Tarlanın babanızın durumuyla alakası yok Kerim Bey” dedim kendi kendime. “Kerim Bey bakın, haya­tınızın son şansı Figen, bu fırsatı kaçırmayın” dedim. “Kerim Bey Figen’le mutlu bir yuva kurabilirsiniz. Babanız da bu­ nu isterdi. Tarla deli falan değil, babanızın belli ki başka bir rahatsızlığı vardı, siz fark etmediniz. Bakın Kerim Bey epey zaman geçti, siz de delirmediniz. Lütfen rahat olun ve Figen’i kolundan tutup tarlaya götürün, o gece yıldızların altında uzun uzun öpüşün Kerim Bey, babanızı da aklınızdan çıkarın artık, Kerim Bey? Kerim Bey orda mısınız?” deyip durdum. Kerim Bey kendisini duymuyordu. Kerim Bey çok korkuyor­du. Hem delirmekten hem tarlaya gitmekten hem gitmemek­ten hem Figen’i kaybetmekten...
Sayfa 29
Venedik'e gittin mi hiç?" diye sordu Hayalet. Agnes başını iki yana salladı. "Hayır, aslında, hayır, gitmedim. Seyahat etmeyi pek sevmezdim. Elinde gizemli bir roman varken, gezip tozmaya ne gerek var, değil mi?
Alıntı
Ayrılık Provaları
### I. olmadım! dağların sabrına sığındığımdan beri olduğum yok artık benim. bulamadım, taş neden yüzünü döndü bana ne söyleyecekti eğilip baktığım su rüzgâra kapılmış sağrısı o atın bana ne dileyecekti? âh ki durmadım dünyada soluklanmak için. koyun koyuna uyuduğumuz tepedeki çimenlikten beri çok vaadiyle dünyanın çok gözler gelip geçti canımdan ama olmadım! hepsi birdi sevgilim nasılsa sonunda hepsi birdi. ### II. filizkıran fırtınasıydı hayatım! iyi hatırla! kimin yüzüyle gelmiştin bana bir begonvil, bir serçe, bir sabah ıslığı kimin yüzüyle hayatım? ayrıldığımızda kimdik şimdi hangi gövdenin içindeyiz küçük bir çıngırak çalarken sabahları.. bağışla! bazı zamanlar unutuyorum yola uzun bakmayı. bazı şarkılardan geçmeyi örneğin:
Hiç gitmedim kendimden uzağa, diye düşünürken sıla oldum ona.
Sayfa 20 - Sel Yayıncılık 1.baski 2013·Kitabı okuyor