Nietzsche ve onunla ilgili kitaplar okumak bana büyük keyif veriyor. Zira zamanının (1844-1900) en açık beyinlerinden biri ve yazış üslubuna hayranım, edebî ustalıkla yazıyor; metafor labirentlerinde gezinmeyi sevenlerin keyif alması kaçınılmaz. İnsanca, Pek İnsanca’da bolca yaptığı gibi bir teknik felsefi analiz onun en iyi olduğu alan olmasa da bu konuda da fena sayılmaz. İnsanca, benimle konuşuyormuş hissi yaşadığım, keyif ve merakla okuduğum ancak bazı aforizmaları anlamakta zorlandığım bir kitap oldu.
Amatör bir Nietzsche okuyucusu olduğum için kaynak kullanmadan Nietzsche’yi derli toplu anlayabilmem zor. Ben de İnsanca, Pek İnsanca için Julian Young’ın Nietzsche kitabından bir özet yaptım. Epey hacimli bu kitaptan konuyla ilgili kısımları daha öz hale getirmek için ilgili bölümlerdeki aktarımları bazen aynen aldım, bazen daha açık bir şekilde ifade etmeye çalışıp, gerek cümleleri –elbette içeriği koruyup– kendi üslubuma çevirerek, gerekse kitabın farklı bölümlerindeki bilgileri aynı potada eriterek bu metni ortaya çıkardım. Kitabın içeriğiyle ilgili kişisel düşüncelerime ise akışı bozmamak adına en sonda yer verdim.
Wagner ve Schopenhauer’in Nietzsche’ye etkisi; Tragedyanın Doğuşu; Bayreuth Festivali; Sorrento günleri; İnsanca, Pek İnsanca ve Wagner’den kopuş; Nietzsche’nin pozitivizmi ve arkadaşlarıyla ilişkileri gibi birçok konuyu az ya da çok aktardığım bir yazı oldu. Çok uzun olmaması için konuyla ilgili aforizmaların linklerini dipnotta verdim. Aforizmaları kesip biçmedim, tamamını vererek bağlamının görülmesini hedefledim. Bunlardan hiçbiri okunmadan da konu anlaşılabilir çünkü Young’dan yaptığım özet, aforizmaların da bir özetini içeriyor ancak hem bilimsellik adına, hem de daha fazla detay seven ve doğrudan Nietzsche’den okumak isteyenler için böyle bir