Megasonik Siklon

Winnicott' göre "Ben sorumluyum" (I am responsible) cümlesinin kurulabilmesi için önce "I am" (Ben) sözcüğünün inşa edilebilmesi gerekir; yani "Ben", sorumluluk hissi ve bilincinden önce gelir. Sorumluluk, yani "responsibility" sözcüğü "response-ability", karşılık verebilme yeteneği anlamına geliyor. Çevreye, dünyaya, "öteki"ne karşılık verebilme yetenegimiz benliğin kurulmasına, ben'in ben olmayan şeyler ile ayrıştırılabilmesine bağlıdır ki kendimize ait, beden dışındakini da "öteki" olarak algılamak da ben'in inşasının temeli Winnicott'a göre.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·355 syf.··
2025 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2025 18:36
Nietzsche’nin 1878’de yayımladığı İnsanca, Pek İnsanca I, onun düşünce dünyasında önemli bir kırılma noktasıdır. Bu eserle Nietzsche, gençliğinde etkisinde kaldığı zamana aykırı bakışlar serisinde de ifadesini bulan Schopenhauer’cu metafiziği ve Wagner’in sanat-din anlayışını büyük ölçüde terk eder. Yerine eleştirel ve pozitivist bakış açısı koyar. Kitabın özü, insanı ve onun yarattığı değerleri tarihsel ve psikolojik temeller üzerinden açıklamaktır. Eser dokuz bölümden oluşur ve aforizmalar halinde yazılmıştır. Kısa ama yoğun bu pasajlar, insan doğasını ve kültürünü farklı açılardan ele alır. Nietzsche, kitabın başında metafiziğe sert bir eleştiri yöneltir. Metafizik ve dinin iddia ettiği mutlak hakikatler, aslında insani ihtiyaçlardan doğmuş yanılsamalardır. Ona göre hakikat mutlak değil, insanca ve tarihsel bir olgudur. Bu nedenle insan davranışlarını ve değerlerini kimyasal bir çözümleme gibi parçalara ayırarak araştırmak gerekir. Nietzsche’nin amacı, yüce görünen değerlerin aslında sıradan arzular ve ihtiyaçlardan doğduğunu göstermek, böylece felsefeyi sahte yüklerinden arındırmaktır. Bu bakış açısı, filozofların insanı sabit bir öz olarak görmesine karşı bir duruştur. Nietzsche’ye göre insan, sürekli bir oluş ve değişim içindedir. Bu tavır, Spinoza’nın doğadaki uyum ve zorunluluk fikrine karşıttır. Spinoza hakikati doğanın düzeninde bulurken, Nietzsche doğada düzen olmadığını, değerleri bizzat insanın yarattığını söyler. Ahlak da bu çerçevede yeniden düşünülür. İyilik, kötülük, adalet gibi kavramların ilahi veya evrensel bir kaynağı yoktur, bunlar toplumların tarihsel koşulları ve güç ilişkilerinin ürünüdür. Dinler, özellikle Hristiyanlık, insanların acıdan kaçma ve teselli bulma ihtiyacından doğar. Sanat da benzer şekilde, Nietzsche’nin gençlik döneminde
Felsefe-Düşünce
İnsanca, Pek İnsanca 1Friedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,576 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 169. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2024 16:27
Furkan Akderin’in “Phaidon” Çevirisi ve Orijinal Metnin Çeviri Bilimi Açısından Karşılaştırmalı Bir Analizi Platon'un "Phaedon" diyaloğu, insanlık tarihinin en derin felsefi metinlerinden biridir. Sokrates’in ölüme olan yaklaşımı ve ruhun ölümsüzlüğü hakkındaki tartışmaları, felsefenin bazı temel sorularını ortaya koyar: İnsan ruhu ölümsüz müdür? Ölümden sonra ne olur? İyi bir yaşam nasıl olmalıdır? Bu soruların iç içe geçtiği bir metni çevirmek muazzam bir dikkat, titizlik ve söz konusu dil üzerinde ustalık gerektirir. Furkan Akderin’in Say Yayınları için yaptığı bu çeviri ise bahsettiğim zorluklarla yüzleşirken metnin ruhunu ne kadar koruyabiliyor, okurken hep bu soruyu düşündüm. Bunun sonucunda, sorumu cevaplandırabilmek adına çeviriyi hem dil bilgisi hem de çeviri bilimi açısından derinlemesine incelemek gerektiği sonucuna vardım. Başlamadan önce birkaç ön bilgi geçelim. Platon’un metni, klasik Attika Yunancası ile yazılmıştır. Bu dil, günümüz dillerine kıyasla son derece karmaşık bir yapıya sahiptir. Yunanca'daki fiil çekimleri, zaman kipleri ve durum ekleri, bir kelimenin anlamının en ince tonlarını ifade etmek için çok çeşitli araçlardır. Yunanca’da cümlelerin anlamları, kelime sırası kadar ekler ve bağlamla da şekillenmektedir. Platon, ana dilini, sunduğu zenginliği ve felsefi kavramları ince detaylarla aktarmak adına ustalıkla kullanan filozoflardan biridir. Misal, Yunanca’da çok sık karşımıza çıkan "psychē" (Yunanca: ψυχή) kelimesi "ruh" anlamına gelmekte ve hem bireyin canlılığını hem de mental ve ahlaki yönlerini ifade etmektedir. Fakat bu kelimenin kullanımını, bağlamdan bağımsız olarak okumak zordur. Platon’un metnindeki "psychē" kavramı ise ruhun ölümsüzlüğünü sorgulayan bir tartışmanın merkezindedir ve metnin içerisinde yer alan incelikli argümanları
Edebiyat
PhaidonPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 20131,014 okunma
Trajik bilgelik, hayata rağmen yaşamaya devam edebilme sanatıdır. Tragische Weisheit ist die Kunst, trotz des Lebens weiter zu leben.
Edebiyat
Hayatta olma bilinci kendini daha güçlü bir şekilde hissettirir geceleri, ölümün varlığı da öyle. "Yaşamın anla­mı" gece duyumsanır ve sorgulanır. Kimse bunu öğle yeme­ği sırasında tartışmaz. Yaşam, gecenin konusudur.
Sayfa 21 - İletişim Yayınları
Felsefe