Dinsiz Ahlâk olur mu?
Yalnız dinî bir adam sıfatıyla söylemiyorum. Türkiye'deki inkılâplar ve siyasî mücadelelere pek yakından temas etmiş ve son asrın germ ü serdini (acı tatlı olaylarını) görürken Avrupa'yı da, Avrupa'nın asrî adamlarını da görmüş, tanımış, tecrübe sahibi bir adam sıfatıyla söylüyorum ki, beşeriyetin, günden güne arttığını gördüğümüz ızdıraplarında en büyük amil dinsizliktir. Gerek Türkiye'de, gerek sair devletlerde hükümet nüfuzunu elde eden dinsizlerdir ki kendi halindeki bütün insanların başına belâ olmuşlar ve dünyada kötülük ve kargaşa unsurunu teşkil etmişlerdir.
Her memlekette sağlanması istenen huzur ve emniyetin en sağlam dayanağı ahlâk olduğu gibi, ahlâkı da din kadar tutan hiç bir şey olmadığına sarsılmaz bir imanım vardı. Çok dinsizlerle düştüm kalktım. Dost oldum, düşman oldum.
Ve hiç birinde vefa gibi, hayâ gibi, hakkına razı olmak gibi, müslümanlıkla beraber insanlık şiarı olan şeylerden eser görmedim. Böylelerin izzet-i nefsi, dostluğu, hamiyeti, milliyeti, vatanperverliği ve her şeyi yalandır. Mukaddesatı olmayan adamın hiç bir şeyi olmadığına en acı misallerle şahit oldum. Bu tecrübeler -Türkiye'de diyanetin hıyanetle eş değerde sayıldığı bir devrede, aksine- dinimin fazilet ve ulviyeti hakkındaki imanımı arttırdı.
Her defa haberi taze bir müjde
Her defasında geç gafletten vecde.
Ne sen varsın ne ben ne yâr ne kimse
Bütün sevdiklerin elden gittiyse,
O var!
Kalacak kim var ki dost tomarında?
Sana daha yakın şah damarından.
Arama, bir ilaç yok eczanede!
Gayede, sebepte ve bahanede;
O var!
Sevdiğini ebed boyu tutan dinç;
Ölümsüzlük şevki, ilahi sevinç;
Yıkılmaz dayanak, kırılmaz destek;
Tekten de tek, bir tek, tek başına tek;
O var!
Bacakları, elleri biribirine dolaşmış insanların dost sıcaklığı. Bunun adına, mukadderat birliği mi derler? ister istemez insan bunun üzerinde duruyor. Garezsiz bir sarılma, bir dostIuk...
+ Namaz kılmayan evliya olur mu?
- Çok... Her namaz kılan evliya olamaz. Her evliyanın da namaz kılması icap etmez. Bunlardan bazıları ibadet etmedikleri gibi mukaddesata karşı ağza alınmaz küfürler savururlar. Çarpılmazlar. Bir şey olmazlar.
- Bu nasıl oluyor?
+Bazen en büyük hükümdarların soytarıları, dalkavukları vardır. Padişahı eğlendirmek için önünde etmedikleri saçmalık, maskaralık kalmaz. Mazur görülürler. Bu çeşit meczuplar da Allah'ın nezdinde öyledir. Nazları geçiyor. Bazı memleketlerde pislik, dervişlik sayılır. Yalın ayak, başı kabak, elde balta, belde kılıç, sırtta pösteki, yağlı saçları lüle lüle omuzlarından salkım saçak sarkarak, "Ya dost" nidasıyla gezen dervişleri gidip de yakından bir koklamalı... Hamam yüzü görmez, çamaşır değiştirmez. Han, külhan, sokak, mezbele demez, rast geldiği yerde yatar. Bulaşık çukuru gibi kokar. Elindeki keşkül¹ imaretlere, konaklara, lokantalara, her yere uzanır. Her hayır sahibi bunun içine başka çeşit yemek döker. Pırasayla çorba, tatlıyla dolma birbirine karışır. Bu karışımı hazma ancak onu yemeye idmanlı bir derviş midesi katlanabilir. Bit bu tür dervişlerin en samimi ve vefalı dostudur. Üzerlerinden hiç ayrılmaz. Anadolu'da bitsiz ermişler, nişansız vekiller gibi süs ve şereften yoksun sayılırlar. Aynaroz'da² azizliğe ermeye uğraşan papazların çoğu da böyledir. Bitlenmeyi ibadet sayarlar. Nefsine eziyet için bu insan kanıyla beslenen böcekleri üzerlerinde çoğaltmaya uğraşırlar. Hz. Mesih'in İncil'in hangi babında böyle emir buyurduğu bilmem belli midir?
Sayfa 84 - Türkiye iş Bankası yayınları·Kitabı okudu
Tehlikelerle dolu kafir ülkelerinde icra ettiği fütuhat ve birçok kalabalık savaş meydanlarında gösterdiği cür’et ve ikdamı ile ordusunu zafere götürmesi haberleri, Sultan’ın cesarette zülfikar gibi olduğunu ortaya koymaktadır. Adil şahitler de bu mukaddematı tahkik ve tasdik eylemişlerdir
Mukadderatın ve dünyanın istihfafına uğramış olarak tek başıma merdud bahtımdan şikayet ettiğim sağır gökyüzüne boş yere bağırdığım ve kendime bakıp hayatıma lanet ettiğim ve başkaları gibi ümit dolu güzel ve dost sahibi olmayı ve şu sanatı veya bu kudreti istediğim ve kendimdekilerin en kıymetlisinden bile en az memnun olduğum zamanlarda kendi kendime bile hemen hemen istihfafa değer gördüğüm zamanlarda seni düşünür ve sabahleyin uçan bir tarla kuşu gibi bu donuk yerden yükselerek göklerin kapısında şarkılar söylerim Çünkü senin aşkını anmak beni o kadar zenginleştirir ki bahtımı taçlara ve devletlere bile değişmem.