Merhaba arkadaşlar. Yine az bilinen bir Jules Verne romanı okuduk –iyi ki- ve okunmaya hazır taramasını paylaşacağımız bilgisiyle başlamak istiyorum. Kralcılar ve Cumhuriyetçiler arasında yaşanan çatışmada kralcıların tarafını tutan yazarın bilim kurgu dışına çıktığı nadir, tarih konulu kitaplardan biri olduğunu belirterek başlayalım. Tarihe Vendee İsyanı olarak geçen, Fransız İhtilali sonrası adını aldığı Vendee Bölgesi’nde çıkan isyanı anlatır bizlere. İsyanın sebebi ise o bölge halkının katledilmesidir elbette. 1794 tarihinde çıkarılan resmi bir yasa ile Fransa Parlamentosu Lazara Hoche isimli generale bölgedeki tüm kadın, erkek ve çocukların tümüyle katledilmesi için yetki vermiştir. Yani yine ‘Medeni Avrupa’nın o kadim medeniyetini tüm şerefi ve yüceliğiyle öğrenip okuyacağız.
Daha sonra belediye başkanı ve meclis üyesi seçilen, girdiği savaştan sonra birkaç yılda anılarını tamamlayan Pierre Suzanne Lucaz de la Championniere ise bu kitabın ilham vericisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Onun çocuklarıyla Jules Verne’nin arkadaş olmasının ve anılara rahatlıkla ulaşabilmesinin de bu durumda etkili olduğunu belirtmek gerek. Şimdi kitaba daha rahat değinmemiz mümkün.
Kont Humbert, hizmetkarı Kernan ile devrimcilere karşı savaşa gider. Burada ise eski hizmetçisi Karval’ın (hırsız ve sadakatsiz biridir) devrimcilere karşı yakınlık duyduğunu ve onları takip ettiğini gözlemleriz. Daha sonra Kont olmadığı bir zamanda kitaba adını veren Chanteleine Kalesi’ne ise saldırı düzenler ve tabiri caizse ortalık adeta kan gölüne döner. Köylülerle beraber kontes ve kızı Marie’nin de idamını istemektedir. İlerleyen süreçte ise biz Kernan ile Karval’in mücadelesiyle kitaba son verirken buna iyilik ve kötülüğün savaşı olarak psikolojik açıdan bile bakabiliyoruz. Hangisi kazandı derseniz