10/10
·128 syf.·
2026 136. kitabı
Birazdan Gün Doğacak Mehmet Bulayır Sürgün Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Bulayır abinin yeni yayımlanan “Birazdan Gün Doğacak” adlı şiir kitabı bugün elime ulaştı. Bayram öncesi bu nadide hediye ve aramızdaki gönül bağı beni ziyadesiyle bahtiyar etti. Derin hürmet ve bâki muhabbetle Ankara'dan İstanbul'a selam olsun. Değerli ağabeyimin adıma imzalarken düştüğü “Şiir sözün en rafine halidir, susmak ile konuşmanın...” notunun bir tecellisi olan bu 55 şiirlik eser, insani yönümüzü, en saf duyguları ve vicdan sorumluluklarımızı son derece yalın, akıcı ve sarsıcı bir dille mısralara döküyor. Eser, "Gazze'ye Ağıt", "Gazzeli Annelerin Duası", "Boykot" ve "Biz Burada Kalacağız" gibi şiirlerle doğrudan Filistin direnişini diri tutan çağın şahitliğini üstlenirken, "Maraş 2023" şiiriyle de 6 Şubat depreminin o dinmeyen toplumsal acısını hafızalarımıza tekrar hatırlatıyor. Kitabın elime ulaştığı ve pürdikkat okuduğum 23 Mayıs tarihinin, fikir dünyamızın öncülerinden Âkif Emre ağabeyin vefat yıl dönümüne denk gelmesi ise muazzam bir tevafuk oldu, bu vesileyle kitapta ona ithaf edilen "Erguvanlar" şiiri bende çok daha derin ve anlamlı bir boyut kazandı. "Birazdan Gün Doğacak", her mısrasında insan ruhunun kırılganlığını lirik bir estetikle ele alırken, okuyucuya her duygu dalgalanmasını adeta aynı anda yaşatıyor. Ne mutlu kalemiyle, kelâmıyla, derdiyle ve aksiyoner duruşuyla gönüllerimizi dolduran yürekli insanlara...
Şiir
Birazdan Gün DoğacakMehmet Bulayır · Şecere Yayınları · 20261 okunma
Hırsın Yenilgisi.
9/10
·154 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 19:44
Hırsın insanı nasıl bir çöküşe sürüklediğini anlatan Macbeth, tıpkı Hamlet gibi beni kendine hayran bırakan muazzam bir tiyatro eseridir. William Shakespeare benim için öyle bir yazar ki onu bir kez okuduğunuzda diğer tüm eserlerini de büyük bir arzuyla okumak istiyorsunuz bu yüzden bir sonraki durağım kesinlikle Othello olacak. Hamlet incelemesinde de ( #301244067 ) dediğim gibi yine ve yeniden söylüyorum arkadaşlar "Shakespeare okumayan ne anlar şiirden." :) ​Çünkü Shakespeare, benim gözümde şiirin babasıdır net... Sizi içine çeken o büyüleyici kelimeler, kusursuz olay örgüsü ve satırlara sinen ilahi adalet kavramı, bizi hayatın tam kalbinden buraya bağlıyor. ​ Macbeth hırsın hiçbir alemde iyilik ve hikmet getirmeyeceğini, suyun er ya da geç akıp yolunu bulacağını ve dünyanın terazisinin ilahi adaleti her zaman doğru tartacağını ince ince işlenmiş bir nakış gibi anlatan muazzam ötesi eserdir. Son olarak İş Bankası Kültür Yayınlarına, çevirmen rahmetli Sabahattin Eyüboğlu na ve Cevza Sevgen'e sonsuz teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Bir kitabı okurken aklımızda hiçbir soru işaretleri kalmaması için bir çok açıklama yaparak o tiyatro sahnesini resimlerle okurun zihnine yerleştirdi ve okur Macbath'i okurken kafasında ki o bazı yerleşmeyen yerleri kökünden çözdü. ---------------SPOILER----------- Evet, Macbeth’e gelecek olursak olay örgüsü genellikle Macbeth ve karısı Lady Macbeth üzerinden anlatılıyor bu da bizi, hırsın ve güç tutkusunun karanlık tarafına daha yakın hissettiriyor. Macbeth ve Banquo, bir gün üç cadıyla karşılaşırlar. Cadılar Macbeth’e bir gün İskoçya Kralı olacağını söylerken, Banquo’ya ise soyundan gelenlerin kral olacağını söyler. Macbeth bu kehanetlere inanır ve karısı Lady Macbeth’in de kışkırtmasıyla İskoçya Kralı Duncan’ı
İnceleme
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·128 syf.·
2026 135. kitabı
Çocuk, Köstebek, Tilki ve At Charlie Mackesy Uzun zamandır siyasi tarih gibi yoğun ve yorucu konuları okumaktan bunalmışken, Charlie Mackesy’nin "Çocuk, Köstebek, Tilki ve At" eseri bana adeta derin bir nefes aldırdı. Büyük bir merakla başladığım bu rafine kitabı, Küçük Prens havası eşliğinde, yaklaşık bir saat içinde okuyarak bitirdim. Ancak kitabın felsefesine geçmeden önce Türkiye gerçeklikleriyle bağdaşmayan fiyat politikasına değinmeden geçemeyeceğim. 128 sayfalık bir eser için 850 TL’lik liste fiyatı (internette bile 510 TL civarı) oldukça anormal ve uçuk. Ciltli ve renkli bir prestij baskı olması, okuyucunun önüne konulan bu devasa ekonomik engeli maalesef haklı çıkarmıyor. Kitabın içeriğine gelirsem, karşımızda geleneksel bir olay örgüsünden ziyade, hayata dair evrensel hakikatleri arayan vurucu diyaloglar var. Bir yolculukta yolları kesişen dört karakter, insan doğasının farklı bir yönünü sembolize ediyor. Çocuk merakımızı ve yalnızlığımızı, köstebek küçük mutluluklara düşkün yaşama sevincimizi, tilki yaşadığı travmalardan ötürü dünyayla arasına mesafe koyan kırgın yanımızı, at ise hayat tecrübesinden süzülen bilgeliği temsil ediyor. Kitabın en hayran olunası tarafı ise az kelimeyle çok şey anlatmayı hedefleyen yalın ve keskin üslubu. Cümleler öyle rafine edilmiş ki, bazen sadece bir veya iki cümlede koca bir dünya düşüncesi, zihinde uzun süre yankılanacak derin bir hakikat anlamı taşınıyor. Bu yalınlık, yardım istemenin zayıflık değil hayatta kalma cesareti olduğunu savunan "Kırılganlık ve Güç", modern dünyanın mükemmeliyetçilik baskısına karşı bir panzehir sunan "Fıtrat ve Kendini Kabul" ve evin coğrafi bir mekandan ziyade güvenli bağlar olduğunu fısıldayan "Aidiyet" temalarıyla birleşerek ortaya
Edebiyat
Çocuk, Köstebek, Tilki ve AtCharlie Mackesy · Mundi Yayınevi · 20215,7bin okunma
2/10
·160 syf.·
2026 134. kitabı
Fatih Altınöz Okumadan Kitap Eleştirileri Fatih Altınöz’ün "Okumadan Kitap Eleştirileri" adlı eseri, yazar ve kitap hakkında hiçbir ön bilgim yokken, tamamen isminin, konusunun ilgi çekiciliği ve bedava yani 0 tl'ye satın almam sayesinde okuduğum bir eser oldu. Psikiyatrist kimliği, "Güle Güle" filminin senaristliği ve 90'ların efsanevi Şizofrengi dergisinden gelen o sistem dışı, sorgulayıcı üslubuyla yazar, aslında çok özgün bir metodoloji sunuyor. Kitapların kapağını bile açmadan, sadece ön-arka kapak tasarımları ve sunum biçimleri üzerinden bildiğim ya da hiç duymadığım eserlere ironik, analitik eleştiriler yöneltiyor. Mizahi-deneme türündeki bu 160 sayfalık eser, akıcı dili sayesinde 1-1.5 günde rahatlıkla bitebiliyor. Kitabın her bölümünde genel olarak ne anlatılmak istendiğini, yazarın derdini anlasam da bu konsept genel olarak bana hitap etmedi ve ne yazık ki beklediğimi bulamadım. Yazarın mizahi dilinin hakkını teslim etmek gerekse de bu spesifik kitap özelinde ilgimi çekmeyi başaramadı, belki de başka bir eserini okumuş olsaydım çok daha farklı düşünebilirdim, bilemiyorum.
Edebiyat
Okumadan Kitap EleştirileriFatih Altınöz · Çınar Yayınları · 20217 okunma
9/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Keşeyê Uris ê dijber desthilatdariya demê (Çar) sekinî, xeynî vegotina çîroka Finlandayê a balkêş metleba wî ewe ku Çar û civata Uris rexne bike. Erê Finlandya bi rêvebir û gelê xwe kedeke mezin û bi jîriya xwe welatek nû avadikin. Lê biryarên siyasi ê stratejîk jî didin (#304632160 ) Biryara tevlîbûna Urisyetê a karên hundir de azadbûnê tîne. Rewşenbîr û siyasetmedarên Fînî bi vê motîvasyonê dikevine nava gel,bajar bi bajar, gund bi gund gel perwerde dikin. Wî welatê tenê tarçik û kevir heyî de sosinê sipî şîn dibin. Petrov vê berhema xwe a dîdaktîk ewqas îdeal dike xwêner dibe hijmedkarê gelê Fînê. Vegotina bi kelecan û retorîk jî dibe hîmek ji berhemê re. Niviskar sazka bernema xwe li ser şerê di navbera başî û nebaşiyê a di navbera reş û spî de avadike. Her çi qas gelek tişt hatibin îdealîzekirin jî. Nîqaş li ser başiya îdeal te kirin. Ne başbuna Kabîl bigire heya başbuna Îsa û hwd gelek mesele hene. Bermema dokumenterî Welatê Sosinên Sipî bi Kudî ya Medenî Ogut hatiye berdestê xwênerên Kurd
Edebiyata Cîhanê
Welatê Sosinên Spî FînlandaGrigory Petrov · Nûbihar · 2022124,9bin okunma
6/10
·160 syf.··
2026 57. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 20:39
Merhaba arkadaşlar. Yine az bilinen bir Jules Verne romanı okuduk –iyi ki- ve okunmaya hazır taramasını paylaşacağımız bilgisiyle başlamak istiyorum. Kralcılar ve Cumhuriyetçiler arasında yaşanan çatışmada kralcıların tarafını tutan yazarın bilim kurgu dışına çıktığı nadir, tarih konulu kitaplardan biri olduğunu belirterek başlayalım. Tarihe Vendee İsyanı olarak geçen, Fransız İhtilali sonrası adını aldığı Vendee Bölgesi’nde çıkan isyanı anlatır bizlere. İsyanın sebebi ise o bölge halkının katledilmesidir elbette. 1794 tarihinde çıkarılan resmi bir yasa ile Fransa Parlamentosu Lazara Hoche isimli generale bölgedeki tüm kadın, erkek ve çocukların tümüyle katledilmesi için yetki vermiştir. Yani yine ‘Medeni Avrupa’nın o kadim medeniyetini tüm şerefi ve yüceliğiyle öğrenip okuyacağız. Daha sonra belediye başkanı ve meclis üyesi seçilen, girdiği savaştan sonra birkaç yılda anılarını tamamlayan Pierre Suzanne Lucaz de la Championniere ise bu kitabın ilham vericisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Onun çocuklarıyla Jules Verne’nin arkadaş olmasının ve anılara rahatlıkla ulaşabilmesinin de bu durumda etkili olduğunu belirtmek gerek. Şimdi kitaba daha rahat değinmemiz mümkün. Kont Humbert, hizmetkarı Kernan ile devrimcilere karşı savaşa gider. Burada ise eski hizmetçisi Karval’ın (hırsız ve sadakatsiz biridir) devrimcilere karşı yakınlık duyduğunu ve onları takip ettiğini gözlemleriz. Daha sonra Kont olmadığı bir zamanda kitaba adını veren Chanteleine Kalesi’ne ise saldırı düzenler ve tabiri caizse ortalık adeta kan gölüne döner. Köylülerle beraber kontes ve kızı Marie’nin de idamını istemektedir. İlerleyen süreçte ise biz Kernan ile Karval’in mücadelesiyle kitaba son verirken buna iyilik ve kötülüğün savaşı olarak psikolojik açıdan bile bakabiliyoruz. Hangisi kazandı derseniz
Chanteleine KontuJules Verne · Alfa Yayınları · 202061 okunma