185. Bunlar, göklerin ve yerin ve Allah'ın yarattığı herhangi bir şeyin bütün idare ve melekûtü (yani bütün durumları ile kontrol ve tasarrufunu yürüten ve idare eden güç ve otoritenin büyüklüğü) hakkında bir kere olsun fikir yürütmediler de mi? Ve şu ecellerinin gerçekten yaklaşmış olması olasılığını bir düşünmediler de mi?! O halde buna inanmadıktan sonra (daha) hangi söze inanırlar.
186. Kimi ki Allah saptırır, artık onu yola getirecek yoktur; O onları bırakır, azgınlıkları içinde körü körüne yuvarlanır giderler.
Patatesleri tepsideki etin etrafına dizdim,tepsiyi fırına verdim.Ellerimi yıkayıp kuruladım.Mutfağın duvarında asılı Saatli Maarif Takvimi'nden o günün yaprağını koparmak için uzandım ve tarihi görünce radyodaki şarkıya, " Çıktık "ı"çıktım"a çevirerek,şarkıya yüksek sesle eşlik etmeye başladım.
Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme.
Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı!