Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, edebi açıdan kusurlu olsa da Türk romanının temelini atan eserlerden biridir. En önemli yönü, bireysel aşk hikâyesi üzerinden toplumsal eleştiri yapmasıdır.
Öyle bir kitap ki okurken Dolmabahçe sarayında Atatürkümüzün son zamanlarında yanına oturmuş sohbet ediyormuş hissi yaratan, Atatürk'ün siyasi başarılarının yanı sıra onun özel hayatına, duygularına ve iç dünyasına inmemizi sağlayan bir kitaptı. Bu yüzden bana bıraktığı etkiyi uzun süre atamayacak gibiyim.Bağımsızlık, cesaret ve ileri görüşlülük... Bir ömre sığan büyük başarılar.Hepsini bu kitapta okuyabiliyoruz
Roman boyunca Atatürk'ün:
Çocukluk ve gençlik yılları,
Aile ilişkileri,
Dostlukları ve aşkları,
Cumhuriyet'i kurma sürecindeki duyguları,
Kalabalıklar içindeki yalnızlığı,
Hayatının son dönemleri
edebi bir anlatımla işleniyor.
Kitap, tarihî olaylardan çok bu olayların arkasındaki insanı anlamaya çalışıyor.
Bir liderin başarılarını tarih kitaplarından okumak başka, onun hayallerini, mücadelelerini ve ardında bıraktığı mirası hissetmek bambaşka... Bağımsız Türkiye'nin mimarı Mustafa Kemal Atatürk'ümüzü anlatan etkileyici bir yolculuk.
Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili çok kitap okudum ama bu kitabı farklı yapan onun daha çok duygusal ve insani yönüne odaklanamasi oldu. İnce bir kitap olmasına rağmen asla tek solukta bitecek bir kitap değil çünkü olay yoğunluğu fazla olduğu için bence sindirerek okumak gerekiyor.
Bana Atatürk ile ilgili bir kitap önerisi sorarlarsa önereceğim ilk kitaplardan olacak
Farklı yazarların makaleleri ile Antik Yunan'ı ve Yunan felsefesini baştan sona çok iyi anlatmış. Kullanılan görseller ve yazı dili kitabı okumayı kolaylaştırıyor.
Kabil karşımıza bir zaman gezgini olarak çıkarılmış. Bildiğimiz hikayelere farklı gözle bakmamıza neden oluyor. Yaratan'ı çok ciddi sorguluyor. "Beni böyle yaratan sensin. O zaman suç kimin ?" Yazarın kendine has yazım kuralları, bol virgülleri, uzun cümleleri yine sahnede. Saramago alaycı bir bilge edasıyla sorguluyor. Ben çok beğendim.Dini metinlerin veya karakterlerin eleştirilmesinden, sorgulanmasından hoşlanmıyorsanız tavsiye etmem.
Felsefeye ilgi duyanlar için temel kitaplardan biri. Aynı zamanda Descartes'ı anlayabileceğimiz en iyi kitap diyebilirim. Son derece açık ve anlaşılır üslupla yazılmış. Okuması oldukça keyifliydi, tavsiye ederim.
Martın Eden'i bitirdiğimde sanki uzun bir yolculuktan dönmüş, bir insanın yükselişine, yalnızlaşmasına ve kendi içinde yıkılışına tanıklık ettim. Martin'in hikâyesini okurken zaman zaman ona hayran oldum, zaman zaman ona kızdım ama hiçbir an ona kayıtsız kalamadım...
Jack London, Martin Eden'da yalnızca bir adamın hikâyesini anlatmıyor; insanın kendini gerçekleştirme tutkusunu, ait olma arzusunu ve sonunda bunların bedelini sorgulatıyor.
Martin'i ilk tanıdığım andan itibaren onun içindeki açlığı hissettim. Bu açlık sadece bilgiye ya da başarıya duyulan bir istek değildi; dünyada bir yer edinme, kendini kanıtlama ve sevdiği kadının gözünde değerli olma arzusuydu. Onun geceler boyunca çalışmasını, kitaplara sarılışını ve defalarca reddedilmesine rağmen vazgeçmeyişini okurken büyük bir hayranlık duydum.
“İnsan, istediği şeye ulaşmak için her şeyini verebilir; yeter ki ona gerçekten inansın.”
Martin'in mücadelesi bana başarı denilen şeyin çoğu zaman dışarıdan göründüğü kadar parlak olmadığını düşündürdü. Çünkü o, hayalini kurduğu yere ulaştığında aslında peşinden koştuğu dünyanın sandığı gibi olmadığını fark etti. İnsanların onu başarısızken görmezden gelip ünlü olduğunda el üstünde tutmaları romanın en çarpıcı taraflarından biriydi.
**“Başarıya ulaştığında, seni alkışlayanların çoğu yolun başında yanında olmayanlardır.”**
Kitap boyunca beni en çok etkileyen şeylerden biri de Martin'in yalnızlığıydı. Bilgisi arttıkça çevresinden uzaklaşması, düşünceleri derinleştikçe insanlarla arasına görünmez duvarlar örülmesi oldukça sarsıcıydı. Bazen insanın en büyük kazançlarının aynı zamanda en büyük kayıplarına dönüşebileceğini hissettim.
“Hayat, insanın kendisini bulmaya çalışırken kaybettiklerinden ibarettir bazen.”
Keyifli okumalar....
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma