Mustafa Kemâl Kaya

Mustafa Kemâl Kaya
I. Dünya Savaşı ve Balkanlar üzerine çalışır. "Bu topraklardaki ne zaman olacağı meçhul devrime doğru yürüyorum, nar çiçekleriyle..."
Biz, bu ülkenin okuryazarları, boşluğa düşen bir trapezci gibiydik. Doğu askısını bırakmış, Batı askısını da yakalayamadan aşağı düşmüştük.
Asil insanların en neşeli zamanlarında bile bir hüzün vardır, daha düşük ruhlar ise en sefil zamanında bile neşelidir.
Anadolu'nun muhtelif vilayetlerinde İstanbul'da ve Edirne'de Ermeniler her unsurdan daha ziyade müsterih ve mesut yaşamakta idi. Memleketin her türlü nimetinden istifade eden bu millet hiçbir külfete iştirak etmiyordu. Devletin saadetinden ve felaketinden daima istifade etmek yolunu biliyorlardı. Ermeniler hiçbir muharebeye iştirak etmiyorlar, vatanın mevcudiyetinin muhafazası için bir dirhem kan akıtmıyorlar, bilakis muharebelerde ticaret ve müteahhitlik ederek bol para kazanıyorlar ve tam bir istirahat ile memleketin iyi ve kötü günlerini yaşıyorlardı. Bu kadar iyiliklere karşılık nihayetinde Osmanlı vatanından bir parçasını ayırarak oralarda büyük çoğunluğu teşkil eden ahaliyi imha ile bağımsızlığın teminine çalışmaktan geri durmuyorlardı. Tarih böyle bir nankörlük karşısında bulunmamıştır.
Üyeleri on sene evvel ne gibi hayat şartlarına sahip ise bugün de aynı hayat şartlarına sahiptir. O heyet, daima kutsiyetini muhafaza etmiş ve maddiyata karşı tokgözlü davranmıştır. Bu fırkaya dayanan hükümet üyeleri de Avrupa'da ve hiçbir memlekette emsaline tesadüf edilemeyecek surette istikametlerini muhafaza etmiştir. Diyebilirim ki, bu fırka reisleri kadar maddi menfaatlar hususunda tokgözlü, namuskâr, vatanperver ve fedakâr bir heyete Türkiye bundan sonra güç sahip olabilecektir. Bu heyet içinde fazla milliyetperver, asabi, tecrübesiz ve sabit fikir sahipleri bulunabilir. Bu sıfatlar da bir fırka için gayet zararlı olabilir. Ancak, bu heyete hırsızlık, namussuzluk isnat etmek pek büyük hıyanettir. İttihat ve Terakki namuskârane doğmuş, namus ve fedakârlığı sayesinde muvaffak olmuş ve bütün siyasi hayatını namuskârane yaşamıştır.
Denebilir ki, "Pratik Maddiyetçilik", Kemalizmin eyleme öncelik veren tavrını yansıtmaktadır.