Benim tüm çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamaktır. İnsanlar hiç bir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar ,hiçbir kötülük etmezlerse ,yeterince iyilik yapmış sayılırlar...
Gayet aklıbaşında görünüyor, insanlarla konuşuyordu; herşeyi ötekilerin yaptığı gibi yapıyordu, ama içinde iğrenç bir boşluk vardı, artık hiçbir kaygı duymuyordu, hiçbir arzu; varoluşu zorunlu bir yüktü ona.-Öylesine yaşayıp gitti.
(Werke und Briefe, Münchner Ausgabe (Herausge. Pörnbacher et al.), dtv,
1988, S.158)
Özlem, şimdi-burada, senin bulunduğun yere yağan
yağmurun, o'nun bulunduğu yere de yağması
konusundaki ikircikliliğindir: "Keşke, burada, yanımda
olsa da, yağmur birlikte yağsa üzerimize-keşke,
orada, yağmur yağmasa üzerine de, ıslanmasa...