Benim tüm çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamaktır. İnsanlar hiç bir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar ,hiçbir kötülük etmezlerse ,yeterince iyilik yapmış sayılırlar...
Sence halkın ezici çoğunluğu hakikatin ne olduğuna aldırıyor mu? Umurlarında bile değil! Sadece rahat bırakılmak ve hayal güçlerini besleyecek masallarla kandırılmak istiyorlar. Peki ya adalet? Şahsi ihtiyaçları karşılandığı müddetçe onlar için bu kavramın zerre ehemmiyeti yok.
Atina'yı tembel bir kısrağa benzetmişti Sokrates ; kendini de atın bilincini uyanık tutabilmek için onu böğründen sokan bir at sineği sayıyordu. At sineklerine ne yapılır Sofie, söyler misin bana?