Bir insanın düşüncesi, duyguları ve bedeni iç içe geçmiş eşmerkezli evrenlerdir, hepsi birbiriyle bağlantılıdır. Kişinin bilerek ses tonunu veya tınısını değiştirmesi, sırtım bir milim dikleştirmesi veya açıkça görünen önemsiz alışkanlığını düzeltmesi bütün yaşamını değiştirmesi demektir. Bu, neredeyse olanaksızdır.
Alıntı
"Ufak bir kulübede yalnız yaşayan bir adam için kendinden başka hiçbir şey sıkıcı değildir, çocuğum."
Sayfa 169 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Ahlaki özellikler ancak görünür bir biçimde tüm toplumun mutluluğu ve kaderi üzerinde belir­leyici olduklarında erdem olarak kabul edilir, adlandırılır, değer verilir ve benimsenmeleri için önerilirler: çünkü sonra çoğunda duygunun yüksekliği ve yaratıcı iç kuvvetlerin uyarılması o kadar büyüyecektir ki, bu özelliğe herkes elin­dekinin en iyisinden hediyeler verir. Ciddi olan ciddiyetini serer onun ayaklarına, ağırbaşlı olan ağırbaşlılığını, kadınlar yumuşak huyluluklarını, delikanlılar özlerinde umut dolu ve gelecek vaat eden ne varsa onu: şair sözcükler ve adlar verir ona, benzer varlıkların horonuna katar onu, ona bir soyağacı verir ve sonunda, sanatçıların yaptıkları gibi, hayal gücünün ürününe yeni bir tanrı diye tapınır, - ona tapın­mayı öğretir.
Bir toplumda bir şeyler artık gizlenemeyecek veya görmezden gelinmeyecek kadar yanlış gitmeye başladığında sorulabilecek çeşitli sorular ortaya çıkar. Dün Avrupa bugün ise Ortadoğu için en yaygın şudur: “Bunu bizim kim yaptı?” Bu soruya verilen cevap genellikle dış veya iç günah keçilerine, yani yurtdışındaki yabancılara veya yurtiçindeki azınlıklara suç atmaktır. Tarihlerindeki en büyük krizle yüz yüze gelen Osmanlılar farklı bir soru sordu: ” Hata neredeydi ?”
Sayfa 32·Kitabı okuyor
Canım annem, sıklıkla kederliyim ve nedenini biliyorum. Ama sık sık kederlenip nedenini bilemediğim de oluyor; böylesi daha kötü...
Sayfa 139·Kitabı okuyor
1000Kitap
İçimdeki Sesler
"İnsana insan gerek" diye geçti içimden . Buda yetmedi . içimdeki sesi de susturdum.
Sayfa 32·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam