Iyimserlerin ebeveynleri iyimser açıklama tarzını kullandıkları, başarıyı iç, genel, sabit etmenlere ve başarısızlıkları dış, özel, geçici etmenlere yükledikleri için iyi rol model olurlar.
Uluslararası savaşlar babalar arasında, iç savaşlar ise kardeşler arasında yapılır. Babanın eline düşmek, kardeşin eline düşmekten her zaman daha iyidir; ulusal düşman olmak, toplumsal düşman olmaktan daha kolaydır.
... Büsbütün başka bir hayat, daha az gülünç ve daha çok manalı bir hayat istiyorum. Belki bunu arayıp bulmak da mümkün... Fakat içimde öyle bir şeytan var ki... Bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor. onun elinden kurtulmaya çalışmak boş... Yalnız ben değil hepimiz onun elinde bir oyuncağız
Sayfa 38 - Bunu söyleyen karakterin adı Ömer·Kitabı okuyor
Dinle, canlıların iki yazgısı olabilir: Arı olarak doğanlar, gül olarak doğanlar. İşçi arılar kraliçeleri için ne yaparlar? Gidip bütün güllerden azıcık bal çalar, peteklerine götürürler. Peki, ya gül? Gülün balı kendindedir. Gül balı en sevilen, en değerli bal! Aşık olduğu en tatlı şey, içindedir zaten: Onu başka bir yerde aramasına gerek yoktur. Ama bazen yalnızlıktan iç çeker güller, o tanrısal varlıklar! Cahil güller kendi gizemlerini bilmezler. Bütün güllerin ilki Tanrı'dır.
İkisi arasında, gül ile arı arasında, bence daha şanslı olan arıdır. Sonra yüce bir şansı vardır Arı Beyi'nin! Örneğin, ben Arı Beyi olarak doğdum. Ya sen, Wilhelm? Bana kalırsa sevgili Wilhelm, sen en tatlı yazgıyla ve en acı yazgıyla doğmuşsun: Hem arısın sen, hem gül.
İç dışa, dış içe bir çevrilsek, Hazret-i Eyyûb'dan daha ziyade yaralı ve hastalıklı görüneceğiz. Çünkü işlediğimiz herbir günah, kafamıza giren herbir şüphe, kalb ve ruhumuza yaralar açar.