Neyse, elveda! Uzun yaşayın, yaşamak güzel şeydir. Zamanınız varken yararlanın. Bakın ne iğrenç bir görünümüm var: Yarı ezilmiş, ama gene de kıpırdayan bir solucan. Bir zamanlar "Çok şey yapacağım, ölmeyeceğim! Bir devim ben ve görevlerim var!" derdim. Ama bu devin tek amacı var şimdi, kimsenin umurunda olmasa da, yoluyla yordamıyla ölmek..
Antoine Lavoisier
Kütlenin korunumu konusundaki keşfi, bir etkileşimde yer alan farklı malzemelerin miktarının hassas ölçümlerini yapma konusundaki ısrarından kaynaklanmıştı. Örneğin klasik bir deneyde, bir kavanoza taze meyve dilimlerini kapattı ve kavanozu içindekilerle birlikte dikkatlice tarttı. Bir hafta sonra meyveler kavanozun dibinde iğrenç, yapışkan bir maddeye dönüştü ve bardağın içinde su damlaları oluştu. Açıkça meydana gelen tüm değişikliklere rağmen, kavanozun ağırlığı ilk günkü ağırlığıyla tamamen aynıydı. Bu türden dikkatli ölçümlerle Lavoisier, en karmaşık kimyasal süreçlerin bile yeni hiçbir şeyin yaratılmadan veya yok edilmeden, sabit sayıda atomun karıştırılmasından ibaret olduğu gerçeğini ortaya koydu.
Sayfa 125 - Ketebe·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayvanların asaleti:)
“O iğrenç kral katledildiğinde köpekler bile kanını yalamadı.”
Acı verici ve kahramanca bir çaba içindeki Afrika halkları ayağa kalkmaktadır ve geçmişteki mağrur kişiliklerini ne pahasına olursa olsun yeniden elde etmeye, kırılan onurlarına sahip çıkmaya, özgür halk statüsünü söke söke almaya, köleliğin ve bağımlılığın iğrenç sayfasını sonsuza kadar kapatmaya kararlıdırlar.
Sayfa 318 - Antiemperyalist Hareketin Gelişimi ve Pasifikasyon Politikasının Oyalamaları·Kitabı okudu
Sosyoloji
Ellerin, yaralı bölgenin üzerinde ama ona dokunmadan, yukarı ve aşağı hareket ettirilmesinin bacağa sağlıklı halinin biçimini kazandırmak için yapıldığı anlatıldı. Bu yöntemle iyileşme aşamasında hiçbir şişme görünmüyordu. Şifa adamı, kemiğe sağlıklı halini anımsatıyordu. Bu yöntemle kırılan kemiğin otuz 30 yıldır yaşadığı yuvadan fırlamasına neden olan kırığın yarattığı şok hali unutturulmaya çalışılıyordu. Sözün özü, kemikle konuşuyorlardı. Sonra, bu durumda yer alan öteki üç başrol oyuncusu -Şifa Adam ayak ucunda, Şifa Kadın yanı başına diz çökerek ve hasta da toprağın yüzeyinde sırt üstü uzanarak- doğaya benzettiğim bir söylem tutturdular. Şifa Adam her iki belini hastanın ayak bileklerine doladı ama ne sıkıca tutuyor ne de çekiyordu. Şifacı Kadın aynı işlemi dizlerin çevresinde uyguluyordu. Her biri, ötekinden farklı bir makamda söylüyordu şarkısını. Derken bir noktada tek bir ses olup aynı anda bağırarak bir şeyler söylediler. Elleriyle herhangi bir zorlama veya bir çekme hareketi yapmadılar ama dışarı fırlamış olan kemik ansızın eski yerine giriverdi. Şifa Adam yaralanan bölgedeki deriyi bir araya topladı ve her zaman boynunda taşıdığı boru biçimindeki çıkını açmaya başlayan Şifacı Kadın'a baktı. Haftalar önce Şifacı Kadın'a kadınların aylık adet kanamalarına karşı ne kullandıklarında sorduğumda bana samanlar, kamışlar ve kuş tüylerinden yapılmış petler göstermişti. Ondan sonraki günlerde bazı kadınların bu gereksinimlerini karşılamak için gruptan ayrılıp tek başına çöle girdiklerini gözlemlemiştim. Kirli yapraklar, dışkılar gibi toprağa gömülüyordu. Ne var ki bazen de çölden dönen kadınlar avuçlarında taşıdıkları bir şeyi Şifacı Kadın'a veriyorlardı. Bu çıkanın çevresi benim ayaklarımı, yanık tenimi, yaralarımı iyileştirmek için kullandığı şifalı yapraklarla
Sayfa 115 - Dharma Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Akıl ve erdem iğrenç olana iğrenç gelir, Pislik ancak pislikten tat alır.