Çağın Filozofları ve Sanatçıları . - Şehvetlilik ve soğukluk, arzuların yangını, yüreğin soğutulması -günümüz seçkin Avrupa toplumunun görüntüsünde bu iğrenç biraradalık yer alıyor. Burada sanatçı, sanatı sayesinde arzuların yangınının yanı sıra bir kez yüreğin yangınını da alevlendirdiğinde, zaten çok şeye ulaştığını sanıyor: filozof da çağıyla ortak yanı olan yürek soğukluğunda, dünyayı olumsuzlayan yargılarıyla kendisinde ve toplumda arzuların ateşini soğuttuğunda.
Ben, esas itibariyle dünyadan nefret etmiyorum. Bilâkis dünyayı güzel, hem de pek güzel buluyorum. Şu kadar var ki, her güzel şeyin, iğrenç cepheleri de olması tabiîdir, işte ben, dünyanın bu mülevves [kirli, bulaşık. ] kısmından istikrah [Bir şeyi kötü ve kerih görmek. Beğenmemek, nefret etm- ek. Bir şeyi cebir ve ikrah ile işlemek. ] ediyorum. İşte ben bundan tiksiniyor, bu taşkın, yorucu ve manasız hayattan uzak olmaya çabalıyorum. -lpekkurdu, diye hor gördüğünüz o böceğin koza iç inde geçen mahbus hayatı, manada azadlıktır. Zira göklere uçmaya müstaid [istidat ve kabiliyet sahibi olan. Zeki ve akıllı kimse, uyanık, anlayışlı. ] kanatları o, bu esarette tedarik eder. Onun için bu tecerrüde, esaret değil, hürriyet demelidir.
Sayfa 92
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
«Yanıklarını iyileştimelisin, Dan! Neden? Evet, çünkü yukarıda adı geçen şehirde oturan atom kurbanlarının çoğu iğrenç görünüşleri yüzünden iş bulamamakta, domuzlar gibi kulübeler­de yaşamaktadırlar; nasıl geçindiklerine gelince... o büyük felaketten yirmi iki yıl sonra bunu sana söy­lemeyeceğim.»
Sayfa 105
Edebiyat
1. sistem dedigi otomatik, 2. analitik düsünme vs
Kabaca bir karmaşıklık sıralamasına göre, 1 . Sistem'e atfedilen otomatik etkinliklerin bazı örnekleri şunlardır: • Bir nesnenin ötekinden daha uzakta olduğunu saptamak. • Ani bir sesin kaynağına yönelmek. • "Tencere yuvarlanmış . . . " cümlesini tamamlamak. • İğrenç bir resim gösterildiğinde , "tiksinmiş bir surat" takınmak. • Bir sesteki düşmanlık ifadesini hissetmek. • 2 + 2 = ? sorusunu yanıtlamak. • Büyük reklam panolarındaki sözcükleri okumak. • Boş bir yolda araba sürmek. • Satrançta (eğer ustaysanız) güçlü bir hamle bulmak. • Basit cümleleri anlamak. • "Ayrıntılara meraklı, uysal ve tertipli bir kimse" nin belirli bir meslekten insan tipini andırdığını fark etmek. Bütün bu zihinsel olaylar ..., otomatik olarak ve çok az veya sıfır çabayla meydana gelir.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Fakat onu öldüren, herkesten çok kendisinin kötülüğüydü. Kendine saygı duyamamak kadar ona acı çektiren hal yoktu. Kendinden korktuğu, ruhunun karanlığından bir tiksinti duyduğu zamanlar, “Ah, ne iğrenç bir muammayım!” diyerek kendindeki bu iki ruhu, bu bazen hep mavi ve saf, fakat çoğu zaman böyle kana bulanmış, murdar ruhları düşünür, daimi bir ses olmak üzere içinden kendine “Canavar!” diye hitap eden bir vicdan bulurdu. Etrafında hep çirkinlikler, hayvanlıklar görmesi, bunları kendinde bulmak kadar onu öldürmüyordu. Kendi o kadar yüceliklere tutkun olduğu halde bu kötülüklerden arınmazsa başkaları ne olur, diye düşünerek kendinden kaçmak ister; masumiyet hayvanlıkla zincirlenmiş gibi onda daima boğuşurlar.
Sayfa 50
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin, Niçin yaratıldığını, Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini. Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini, Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın. Dolar gözlerin, için burkulur. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.