Altın gözlerin tılsımını ve mercan dudakların ateşini bir kağıt çantasına, bir mürekkepli kaleme ve bir muşarnbalı pardösüye değişen modem kadınla beş on dakika biraz yakından konuşmak, erkekleşme merakının kendisine ne pahalıya oturduğunu anlamaya kafidir: İş kadını -erken yazıhanesine gitmeye ve geç evine dönmeye mecbur olduğu için yıkanmaya ve temizlenıneye hiç vakti olmayan kirli iş adamı gibi- acı acı ter, kepek, yağ ve toprak kokuyor. Lavanta ve pudra deriden ve saçtan dağılan o karışık kokuyu daha iğrenç yapmaktan başka bir şeye yaramıyor.
Biz insanın düşünebileceği en iğrenç hükümete sahibiz, en sahtekârına, en kötüsüne, en hainine ve aynı zamanda en budalasına, diyoruz
Sayfa 105 - Yky
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çirkinlik en temel gerçeklikti. Küfürlü ağız dalaşları, iğrenç batakhaneler, düzenden yoksun hayatların haşin şiddeti, hırsızın, uğursuzun, toplum dışına itilmişin kepazeliği, sanatın zarif türlerinde, hülyalı şarkılarda betimlenen imgelerden çok daha gerçek, çok daha canlıydı.
Bazı gerçekleri sadece yaşayan bilir.
Elbette, o her zaman haklıdır. Evet alçak, iğrenç adam! Benden başka hiç kimse bunu anlamaz ve anlamayacaktır; ben de kimseye anlatamam.
Sayfa 384 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 34. Basım Ocak 2026·Kitabı okuyor
Alıntı
"Sana bakarken senden daha yaralı hissettiğim ilk an bu," dediğinde gözleri yavaşça yüzümü taradı. Akan rimelim siyah bir gölge oluşturmuş olmalıydı göz altlarımda. İğrenç kokan bu banyonun içinde, iğrenç bir hâlde duran beni yüzünü bile ekşitmeden incelemesi tuhaftı. "Söyle yağmura, bıraksın yağmayı. Dursun artık gözyaşların."
Sayfa 347 - Görkem·Kitabı okuyor
1000Kitap