Meltem

Hazlar ve Günler
Puan vermedi·171 syf.·
2026 20. kitabı
Marcel Proust 'un yirmili yaşlarında kaleme aldığı, kısa anlatılardan ve şiirlerden oluşan bu eser bir bakıma Kayıp Zamanın İzinde 'nin habercisidir. " 2026 okuma planımda Kayıp Zamanın İzinde'yi okumak vardı ve ocak ayında bu devasa esere başladım, her ne kadar gözümü korkutan bir eser olsa da Swann'ların Tarafı nı büyük bir edebi haz alarak okudum, serinin üçüncü kitabı olan Guermantes Tarafı na başlamadan önce -yorucu bir okuma olacağını bildiğimden- kendimi motive etmek adına, denemeler, kısa öyküler ve şiirlerden oluşan, Hazlar ve Günler'i okumak istedim.  Proust bu kitaptaki anlatılarında aristokrat çevrelerin hayatına, duygusal ilişkilere, bazen de yalnızca doğa betimlemelerine yer vermiş. Öne çıkan temalar: hislerin geçiciliği, melankoli, aşk, kıskançlık. Üslup açısından içedönük ve detaylı bir anlatıma sahip, devasa eserindeki uzun betimlemelerin işaretlerini burada görüyoruz. İnsan ruhunu gözlemleme becerisi de aynı şekilde göze çarpıyor. Kitapta en sevdiğim bölüm: "Madame de Breyves'in Melankolik Tatili" bölümü oldu. Bu bölümde ana karakter Mme. de Breyves'in aşık olduğu adama duygusal bağımlılığı, aşkın o bekleme ve zihinde büyütme hali, gerçek bir ilişkiden ziyade insanın kendi içinde kurduğu duygu dünyası çarpıcı şekilde anlatılmıştı. " O ana kadar onu görmek, tanımakla ilgili romantik hayaller kurmuş, canı istediğinde bu hayallerini gerçekleştirebileceğinden hiç kuşku duymamıştı; belki pek de farkına varmadan bu arzuyla, bu umutla yaşamıştı." s. 78 " Onun vasat bir adam olduğunu biliyorum, başından beri. Hakkındaki değerlendirmem bu, hiç değişmedi. Daha sonra içime sızan duygular bu yargıyı değiştiremedi. Bu kadar değersiz işte, bir hiç o ve ben bu hiç için yaşıyorum. " s. 81 Bana göre tek seferde okunup bitirilmesi gereken bir kitaptan çok ara ara açıp bir bölüm
Hazlar ve GünlerMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20201,752 okunma
Reklam
Gözüyle Kartal Avlayan Yazar
Puan vermedi·248 syf.·
2024 29. kitabı
Zülfü Livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden Yaşar Kemal ‘i anlatıyor. Edebiyat sohbetleri, türküler, anılar birbirini kovalarken, Yaşar Kemal’in Edebi kişiliği ve siyasi duruşu da ayrıntılı bir şekilde yer alıyor bu kitapta. Kitabı yaşam öyküsü okuma beklentisi ile elime aldığım için beni tatmin etmedi ne yazık ki… Beklediğim şeyler ilk olarak; çocukluk anıları, çocukluğundaki yaşantısı ile ilgili ayrıntılar … ikinci olarak ise; edebi bakış açısı, nasıl yazdığı, nelerden feyz aldığı ile ilgili daha geniş bilgilerdi. Ancak zaten Livaneli önsözünde de belirttiği gibi yaşadıkları dostluktan yola çıkarak hem kişiliğini hem sanatını hem siyasi konumunu ÖZNEL bir bakış açısıyla derine inmeden anlatmış. Belki de bu dostluktan geriye kalan anıları ve Yaşar Kemal’e olan saygısını, muhabbetini bir kitapla taçlandırmak istemiş… Okunmaya değer.
Edebiyat
Yaşar KemalZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20162,850 okunma
Yazın Sanatı
Puan vermedi·232 syf.·
2024 66. kitabı
Edebiyata ilgisi olan, okumalarına derinlik katmak isteyenlerin zorlanmadan okuyabileceği yalın anlatıma sahip denemelerden oluşan bu kitap; edebiyat yaklaşımlarını, eserin yapı taşlarını, üzerinde durulan temaları ve edebi akımları derine inmeden; edebiyatımızın ve dünya edebiyatının başyapıtlarından kısaca örnekler vererek anlatıyor. Ayrıca kitapta bahsi geçen 30’a yakın edebi eser “Ne okusam?” sorularına tavsiye niteliğinde olacaktır.
Edebiyat
Yazın SanatıAsuman Kafaoğlu Büke · Can Yayınları · 201167 okunma
Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Ekim 2019-arşivden)
Puan vermedi·400 syf.·
2023 203. kitabı
Nitelikli okur olma yolunda bu roman benim için bir adımdı öncelikle bunu belirtmek isterim :) Ahmet Hamdi Tanpınar Bu eserini tiyatro metni olarak yazmayı düşünür ancak anafikri yeterince veremeyeceğini düşününce roman türünde yazmaya karar verir. Türk toplumunun içinde bulunduğu bozulmayı, yozlaşmayı, aslında modernizme giderken birçok şeyi yanlış anlayıp yanlış değerlendiği başlıklar yer almış eserde. Roman: “büyük ümitler,” “ küçük hakikatler”, “sabaha doğru”, “her mevsimin bir sonu vardır” şeklinde dört bölümden oluşuyor. Romanın kahramanı Hayri İrdal bir gün hatıralarını yazmaya karar verir. Çocukluğundan başlayarak içinde bulunduğu ortamı, çevresindeki insanları olaylarla birlikte tanıtır. Baştan sona ironilerle devam eden bir üslupla yazılmış kısaca bir dönem hicvi de diyebiliriz roman için. Dönemin koşullarını iyi gözlemleyip eleştirmiş, karakter tahlillerini çok başarılı yapmış fakat bunu yaparken doğrudan değil sembollerden yararlanarak yapmış. Osmanlı devletinden Türkiye cumhuriyetine geçiş sürecinde insanların bocalaması, yıkılışla birlikte bir çok ulusun yurdundan uzaklaşması, değişimi sindiremeyen halkın yenilikleri yanlış yorumlayıp uygulaması eleştirilirken hem doğulu gibi düşünmenin eksikliklerini hem batılı olma çabasında Batı’nın sadece yüzeyselde benimsenmesini alaya alıyor. Bir dönemi düz bir şekilde eleştirmek yerine bunu ironiyle, sembollerle, hayatındaki pek çok kişiyi ve olayı buna dahil ederek yapabilmek başlı başına bir meziyettir. Edebi açıdan da düşünce açısından da oldukça doyurucu bir eserdi.
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201552,9bin okunma
Saf ve düşünceli okur :)
Puan vermedi·124 syf.·
2023 127. kitabı
Orhan Pamuk ile ilk kez 17 yaşındayken tanıştım art arda üç kitabını okumuştum fakat tam olarak hakkını veremediğimi düşünmüş yetersiz hissetmiştim. Buna rağmen Benim Adım Kırmızı beni adeta büyülemişti, o güne kadar hiç bu tarz bir eser okumadığım için çok şaşırmış, etkilenmiştim. Böylece başladı yazarın kalemine hayranlığım. Eserlerini daha nitelikli okumak, yazarı daha iyi anlamak içinse yine farklı okumalara ihtiyaç duyduğum zamanda edindim bu kitabı. Kitap aslında Norton Konferansı’nın bir derlemesi, Orhan Pamuk roman okurken kafamızda neler olup bittiğine değinerek giriş yapmış ve roman sanatını okurun gözünden irdelemiş. Romanlarında kurduğu merkezi, karakterlerini, zamanla ilişkisini, eşyalarla, ‘şeyler’le derdini, romanı nasıl nitelendirdiğini, niçin yazdığını, okura nasıl baktığını detaylandırmış. Roman sanatını kurma aşamasında romancıyı “saf romancı” ile “düşünceli romancı” olarak ayırmış ve aslında romancının tamamen saf ya da düşünceli olamayacağını anlatmaya çalışmış. Edebiyatın demirbaşı sayılan eserlerden örneklerle romancının biçemini, roman kurmanın nasıl’ını anlatmış. Kitabı okuduktan sonra romanlarında kullandığı mekanları, zaman dilimini, romanın merkezini oluşturma şeklini daha iyi anladım ve yazarı daha iyi tanıdığımı hissettim. İlgisi olanların keyifle okuyacağına inanıyorum.
Edebiyat
Saf ve Düşünceli RomancıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20191,234 okunma