iddia edebilirim ki, -..........- eski bir şapkadan ve ayakkabıdan sahibinin bütün huyunu, alışkanlıklarını, hayatındaki aksaklıkları, hatta ıstıraplarının çeşidini görmek mümkündür. hizmetçilerimize hemen evimize gelir gelmez bir kat elbise, bir iki eski gömlek, boyunbağı, hiç olmazsa ayakkabılarımızdan birini hediye etmemizin hikmeti de bu olsa gerektir. bizi hiç tanımayan bu insan birdenbire elbisemizin içine girdiği, kunduramızla yürüdüğü için, adeta onun gizli zoru ile bize yaklaşır, farkında olmadan bizim itiyat ve düşüncelerimizi benimser.
Doldurduk dünyamızı madde ile. Bir yandan içimizi boşalttığımız gerçeğini göz ardı edercesine.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Niçin, gün dediğimiz şey, bazen tahammül edemeyeceğimiz kadar uzar? Şüphesiz bunun sebeplerini etrafımızda geçen şeylerden ziyade kendi içimizde aramamız icap eder. Bununla beraber, bazen de bizde hususî bir çehresi olmayan saf hâlinde vak'a ile karşılaştığımız olur. Burada artık şu veya bu şekilde duyuşumuz, o günkü uyanık tarzımızla, gece gördüğümüz rüya ile, insanları ve hayatı alış tarzımızdaki hususiyetle alakalı değildir.
Sayfa 279 - Dergâh
"Sonra bir zaman gelir, insan değişir, herşeyi bambaska görür. Bundan sonra insan için ölüm bütün ölümlerin bir parçası, gebelik bütün gebeliklerin bir parçası, gebelik ile ölüm, aynı şeyin iki parçası olur. Artık her sey insana aynı şeyler gibi gelmez. O zaman bir acı, insana fazla keder vermez. Çünkü artık acının tek bir acı olmadığını bilir, Rosasharn...
Sözkonusu olan gerçekçiliktir, her gerçeğin bir ufku vardır Şeylere yapışıp kalmak, onların üzerinden uçup gitmek ikisi de yanlıştır. İkisi de dışsal, yüzeysel, soyut kalır; dolaysızlığı ile, kopamaz yüzeyden. Yapışan, zaten ona bağlı kalır; uçup giden de gerek kendi düzensiz iç'inde bağlıdır yüzeye, gerekse kaçıp gittiği buharlaşmış dolaysızlıkta. Yine de tabii üzerinden uçup gitmek, şeyleri olduğu gibi kabul etmekten daha yüksek bir insan tipine ilişkindir. Her şeyden önce: bu şeylere yapışıp kalmak, düşünülmüş bir şey olarak da yassı kalır, yani ampiristtir, oysa uçarılık, düşünülmüş bir (tavır) olarak, pekâlâ zeminsizliğe son verebilir..
İki yıl sonra 10 Temmuz 1793 yasası, 1791’inkini genelleştirir ve müzisyenlere tanınan hakları yazarlara, ressamlara ve gravürcülere de tanır. Projenin raportörü Lakanal, “hiçbir mülkiyetin zihinsel ürünlerden daha fazla mücadele konusu olmadığını” bildirir ve “apaçık ortada olan bu hakkın” bir yasa ile onaylanması gerekmesine şaşırır. Yasanın ilk maddesi şunları öngörür: “Her türün yazarları, müzik bestecileri, tablo veya resim yapacak olan ressam ve çizerler, hayatları boyunca Cumhuriyet toprakları üzerinde eserlerini bizzat satma, dağıtma ve bütün veya kısmi olarak mülkiyetlerini devretme haklarından faydalanacaklardır.” Bu yasanın uygulama alanı son derece geniştir. 7. madde, “güzel sanatlara ait zihinsel veya her tür yetisel üründen” söz etmektedir. Entelektüel mülkiyet böylece, yaratıcının yaşam süresi ile sınırlandırılmış olur.