Hz. Peygamber devri.
Ebû Talha henüz Müslüman olmamış idi.
Ümmü Süleym(Rumeysa)'e evlenme teklifinde bulundu. Ümmü Süleym ona şu cevabı verdi:
-Doğrusu ben de sana hevesliyim. Lakin sen kâfir bir adamsın bense Müslüman bir kadınım seninle evlenmem doğru olmaz.
Eğer sen Müslüman olursan, işte o benim mehrim olsun, evlenelim, başka bir şey talep etmeyeceğim!
-Bana Müslümanlığı kim telkin eder Rumeysa?
-Resûlullah(s.a.) telkin eder, ona git.
Ebû Talha Hz. Peygamber'in bulunduğu yere doğru ilerlemeye başladı.
Resûlullah, ashabı ile oturuyorken; "Ebû Talha, İslam'ın aydınlığı iki gözü arasında parlayarak geliyor" buyurdu.
Ebû Talha Hz. Peygamber'in huzurunda iman etti ve Rumeysa'nın söylediklerini haber verdi. Hz Peygamber Rumeysa'nın şartı üzerine nikâhlarını kıydı.
Resûlullah, Rumeysa için şöyle buyurmuştur:
"Rüyamda cennete girdim, önümde bir ayak sesi, Bir de baktım ki, Ebû Talha'nın hanımı Rumeysa."
(Ebu Nuaym, Hilye,c.6)
38. Ey o bütün iman edenler! Ne oldu ki size, "Allah yolunda seferber olun!" denilince yerinize yığıldınız kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip, bu değersiz hayata razı mı oldunuz? Fakat bu değersiz hayatın zevki ahiretin yanında ancak pek az bir şey.
39. Eğer toplanıp seferberlik etmezseniz, O Allah, sizi acı verici bir azaba çarptırır ve yerinize başka bir millet getirir ve siz O'na en ufak bir zarar veremezsiniz, Allah her şey gücü yetendir.
Aynalarda gördüğüm suretim, hep ruhumun kollarına sığınırdı. Düşüncelerimde bile olduğum gibi var olabilirdim ancak: zayıf ve beli bükük biri.
Her şeyim çoktan ölmüş bir çocuğun eski fotoğraf albümüne yapıştırılmış, renkli bir prens tipogra sini anımsatıyor.
Beni sevmek, bana acımak demek. Gelecek zamanın sonlarına doğru bir gün biri çıkıp hakkımda bir şiir yazacak, ben de belki ve ancak o zaman, Kendi Krallığım’da hüküm sürmeye başlayacağım.