Zannediyorlardı ki evlilik defterine imza atar atmaz insan hemen "koca" olur, "eş" olur. Oysa isin aslı şuydu ki, evlilik denilen müesseseyi anlamak uzun yıllar sürüyordu. Benzer şekilde, herkes zannediyordu ki insanın çocuğu doğduğu an anne olunur ya da baba olunur. Gerçekteyse, ebeveyn olmayı öğrenmek hayli zaman alıyordu.
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Hayata Dair
İmza.
Varoluşumu duygusallığa feda etmek benim tarzım değildir…
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Avrupalı ilk yerleşimcilerin silahları ve beraberlerinde taşıdıkları hastalıklar, Kuzey-Güney Amerika'nın yerli nüfusunun neredeyse kökünü kurutmuştu. Ama (ağır şartlara imza attırılıp işçi olarak getirilen binlerce sözleşmeli hizmetkârlar dâhil) bizzat yerleşimciler de tropik hastalıklar yüzünden yok olup gitmenin eşiğine gelmişlerdi. Sıtmaya, sarıhummaya ve diğer tropik hastalıklara dirençli yeni bir iş gücüne ihtiyaç vardı. Çözüm, Batı Afrika'dan köle getirmekti.
Yordam Kitap | İlk Burjuva Devrimleri Dalgası·Kitabı okuyor
Araştırma-İnceleme
Kaşe imza mühür
"Az okuyoruz, hatta hiç okumuyoruz ve galiba hiç de düşünmüyoruz"
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Alıntı
Rakam... Esirgemek, korumak... Mühür, imza... "Mim" ruhu... Süngü, mızrak... Mermer... Mermerden yapılmış... Rahîm olanlar... Rahmet... Ashâb-ı kehfin isim ve kıssalarının bulunduğu kitabe... Yazı yazılacak levha... Mektub... Bahçe... Başı beyaz olan dişi koyun... Nizâm ve adalet sahibi... Acıma, şefkat etme... Hısımlık, akrabalık... Çocuğun, içinde yetiştiği ve dişi canlılara mahsus organ... Hafif sesli, lâtif sözlü kız... Marmara... Acıyı teskin eden şey...
Sayfa 333 - Ağustos 1994, Tablo: Merhamet
Lügat
Gerçek bir sebep gösterilmeksizin bazı hükümetler tarafından oldubittilerle Türk devletinin bazı parçaları gasp ediliyor ve antlaşmaları birlikte imza etmiş olan devletler de bu konuda susup duruyorlardı.