ağzının,güzel dudaklarının kenarında bir gülümseme yaratmak için , ne uzun yollardan geçiyorsun.kendinden veriyorsun ve durmadan eksiliyorsun.oysa bazı insanlar, oldukları gibi kalarak, elde ederler istediklerini.ben, kanımı damla damla süzerek veriyorum.
görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişemeyeceğinden korkuyorum.kendi kendime karşı borçlandım.kendime vadettiğim şeyleri yapamazsam utancımdan aynaya bakamayacağım.
bugün pazar.
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
toprak, güneş ve ben...
bahtiyarım...
Nazım Hikmet Ran
bir bahçenin ilkbahara hazır olabilmesi için, sonbaharda tersyüz edilmesi gerekir. bahçe her zaman çiçeklenemez. ama bırakın hayatınızın altüst oluşlarını kendi içsel döngüleriniz düzenlesin, dışınızdaki başka güçler, kişiler ya da içinizdeki negatif kompleksler değil.