Mekke'nin soğuk ve bencilleşmiş sosyal atmosferinde, yetimin itilip kakıldığı, miskine yemek verilmediği bir toplumda bazı kişiler ibadetlerini gösterişli biçimde sürdürüyorlardı. Taberî ve Kurtubî'nin aktardıklarına göre; Kâbe'nin etrafında uzun uzun duran, rükû ve secdeye benzeyen hareketleri insanların gözü önünde yapan, duayı âdeta bir güç gösterisine çeviren bu kişiler, yalnız kaldıklarında ibadeti tamamen terk ediyor; ama kalabalık içinde "dindarlık" görüntüsünü bir sosyal ayrıcalık gibi kullanıyorlardı. Kureyş'in ileri sınıfı, kutsal mekânı ihlasın değil itibarın sahnesi hâline getirirken, içerdeki samimiyet erozyonunu fark etmeyecek kadar kendi gösterilerinin sarhoşluğuna kapılmışlardı. Ayet ise tam da bu çelişkiyi hedef almış ve dindarlığın sosyal adaletten koparılmasını veyl ederek kınamıştı. Tüm bunlarla birlikte davranışla niyet, bedenle ruh, ritüelle mana arasındaki bu kopuş, insan beyninin nöronlarına değin işle-yen bir etki oluşturmaktadır. Nitekim nöropsikolojik açıdan ibadet, prefrontal korteksi güçlendiren, öz denetim ve empati merkezlerini aktive eden bir eylemdir. Eğer ibadet bu etkiyi göstermiyorsa sorun ibadetin kendisinde değil, insanın ibadeti yalnızca "davranışsal bir form" olarak yaşamasındadır. Yani ritüel sinir sistemine dokunmuyor, kalbi dönüştürmüyor, zihinsel şemaları onarmıyor demektir.
Sayfa 117·Kitabı okuyor
Ey Oğul!
"Ben uyurken rahat yatağımda, gecenin karanlığında güvercinler ötüyor soğuk bir dalda. Dürüst değilim sözlerimde. Zira ibadet ve sevaba düşkün olsam, Kâbe'ye ant olsun ki güvercinler zikir ve tesbih ederken ben uykuda gaflet içinde bulunmazdım! Hiçbir mükellefiyeti olamayan hayvanlar bile ağlarken ben gözyaşı bile dökmüyorum. Sonra da Rabbime aşırı sevgi ve bağlılık duygusuyla aklımın başımdan gittiğini mi iddia ediyorum?"
Sayfa 29
İnsan ve Duygular
Reklam
Namaz kılan paktır Namaz kılan nurludur Namaz kılan miraç ehlidir Namaz kurtarır Namaz korur Namaz ferktır Namaz yaşatır
Tahlil Yayınları·Kitabı okuyor
Din
Âdem aleyhisselâm kâbe 'yi beş dağdan: 1 tûr- i seynâ 2 tûr -i zeytun(zeyta) 3 Lübnan 4 Hırâ dağlarından getirilen taşlarla yaptı.
Sayfa 43
Din İslam
Namaz, Miraç denen mitolojiden çok önce farz edilmişti ve uzun zamandır kılın­ makta idi. "Namaz kılın!" emri, iniş sırasıyla üçüncü sure olan Müzzemmil Suresi'nde yer almıştır. İsra olayını (tahrif edilmiş şekliyle Miraç denen olayı) anlatan surelerin birincisi olan İsra iniş sırasıyla 17. sure, Necm ise 23. suredir.
Resmi kurumlar, devlet radyosu İstiklâl Marşı müellifinin cenazesine ilgi göstermedi. Bu tam da Akif'in istediği bir şey olmalıydı. Naaşının kimsesiz, fakir bir insanın cenazesi gibi çıplak bir tabutla Bayazıt Camisi musalla taşına gelmesi de onun meşrebine çok uygundu. Fakat cenaze namazının, nereden duyup geldikleri belli olmayan binlerce insan ve üniversite talebesi tarafından kılınması ve musallada hem bayrağa hem de Kâbe örtüsüne sarılan tabutunun Bayazıt'tan Edirnekapı dışındaki mezarına kadar eller üstünde taşınması da karşılık beklemeden emek verdiği, kurtuluşu için samimi çaba sarfettiği milletine yakışan asil bir davranıştı. Bu hareket onun sessizliğe gömülmesini tercih edip bekleyen, bu sebeple radyo müzik yayınlarında bile değişikliğe lüzum görmeyen devrin resmi makamları ve üst yöneticileri başta olmak üzere herkesi şaşırtmıştı. (Benzer bir hareket Mareşal Fevzi Çakmak'ın cenazesinde de tekrarlanacaktır). Akif Edirnekapı Mezarlığı'nda, iki sene önce vefat eden, çok sevdiği ve "sahabeden biri", "bakıyye-i selef" dediği yakın arkadaşı Babanzâde Ahmed Naim beyin yanıbaşına defnedilecektir¹⁹⁰. Yol genişletmesi sebebiyle iki dost Süleyman Nazif'i de yanlarına alarak şimdiki yerlerine taşınacaklardır¹⁹¹.
Sayfa 141 - İstanbul Zaim Üniversitesi Yayınları
Tarih
Reklam
Reklam