Resmi kurumlar, devlet radyosu İstiklâl Marşı müellifinin cenazesine ilgi göstermedi. Bu tam da Akif'in istediği bir şey olmalıydı. Naaşının kimsesiz, fakir bir insanın cenazesi gibi çıplak bir tabutla Bayazıt Camisi musalla taşına gelmesi de onun meşrebine çok uygundu. Fakat cenaze namazının, nereden duyup geldikleri belli olmayan binlerce insan ve üniversite talebesi tarafından kılınması ve musallada hem bayrağa hem de Kâbe örtüsüne sarılan tabutunun Bayazıt'tan Edirnekapı dışındaki mezarına kadar eller üstünde taşınması da karşılık beklemeden emek verdiği, kurtuluşu için samimi çaba sarfettiği milletine yakışan asil bir davranıştı. Bu hareket onun sessizliğe gömülmesini tercih edip bekleyen, bu sebeple radyo müzik yayınlarında bile değişikliğe lüzum görmeyen devrin resmi makamları ve üst yöneticileri başta olmak üzere herkesi şaşırtmıştı. (Benzer bir hareket Mareşal Fevzi Çakmak'ın cenazesinde de tekrarlanacaktır).
Akif Edirnekapı Mezarlığı'nda, iki sene önce vefat eden, çok sevdiği ve "sahabeden biri", "bakıyye-i selef" dediği yakın arkadaşı Babanzâde Ahmed Naim beyin yanıbaşına defnedilecektir¹⁹⁰. Yol genişletmesi sebebiyle iki dost Süleyman Nazif'i de yanlarına alarak şimdiki yerlerine taşınacaklardır¹⁹¹.
Sayfa 141 - İstanbul Zaim Üniversitesi Yayınları