• 352 syf.
    ·2 günde·Beğendi·8/10
    Ürkütücü bir kitaptı.Hadi canım,böyle bir şey
    olabilir mi? diyemedim malesef. Bunda kitabın
    inandırılıcılığı da etkili ama daha çok tarihte
    yaşananlardan dolayı böyle düşündüm. Gerçi çok uzak tarihe gitmeyegerek yok. Etrafımız kadının evden dışarı çıkmayıp sadece üretme vazifesini görmesi gerektiğini düşünen zihniyetlerle dolu.
    Kurguda Hristanlığın bir mezhebine bağlı
    gibi görülen bir örgüt darbeyle başa gelir.Ve
    bütün toplumsal normlar yıkılır,yerine
    bambaşka bir dünya kurulur.Yeni düzende
    kadının dış dünyada asla yeri yoktur.Çevresel
    kirlilikle ve onlara göre günahlardan dolayı
    nüfus azalmıştır.Doğurgan kadınlar ve kız
    çocukları çok önemlidir bu yüzden. Kadınlar
    çesitli sınıflara ayrılır ve her sınıf başka bir
    renk elbise giyer.Kimlikleri yok etmek içindir
    bu,bireyselliği temsil edecek bir şeye asla
    tahammül yoktur.Tepedeki komutanların
    doğurma yetisini yitirmiş asıl eşleri ve bu
    kadınlara çocuk verecek damızlık kızlar vardır.
    Damızlık kızların adı bile yoktur,sahiplerinin
    adıyla anılırlar.Kitaptaki kahramana göre
    onlar "iki ayaklı rahimlerdir" yalnızca.

    Oysa bu olaydan önce normal bir hayat
    vardır orda da. Olaylar bir günde değişmiş gibi
    görünse de suların yavaş yavaş kaynadığını
    başkahramanımız anlatır
    .#59182684 .
    Gazetelerde kadın cinayetleri ile ilgili haberler
    çıkar.Ama bunlar normal yaşantısında olan
    insanlar için duyulup,üzülünüp hemen
    unutulması gereken şeylerdir.Kendilerini o
    korkunç gazetelerin kenarlarındaki beyaz ve
    güvenli alanda hissederler.Oysa farkında
    olmazlar ki güvenlikleri için yavaş yavaş
    özgürlüklerinden olurlar.
    Kitap feminist bir etiketle anılsa da erkekleri
    de ilgilendiriyor.Hatta aklı başında erkekleri
    bu kitabın daha fazla sarsması gerekir.Çünkü
    kitaptaki erkekler de eşit değil.Üreme hakkı
    bile sadece yöneticilere verilmiş.Zaten sevginin olmadığı,köleliğin hüküm sürdüğü bir
    düzen hangi aklı başında insanı mutlu eder ki?

    Kitapta bir sınıf var ki hem iğrendim hem
    güldüm onlara.Ama hikayesel bir deyimle
    "acı acı güldüm."Bunlar damızlık kızları eğiten
    teyzeler sınıfı.O korkunç dünyayı sürekli
    normalleştirmeye çalışıyorlar.
    #59178178
    Tehditle,işkenceyle köleleştirmeye çalışıyorlar.
    Oysa bu mümkün değil.Çünkü kızlar iyi olanı
    yaşadılar ve bir bellekleri var. Aslında teyzeler
    de bunun farkında o yüzden "En zor sizin
    durumununz,siz ara nesilsiniz,sizden sonrakiler için daha kolay olacak diyorlar."
    İktidarın böyle küçük bir parçası bile ne kadar
    büyük bir haz veriyor bu yaşlı kadınlara.
    Burada iktidar hırsı ve bir kadının önündeki
    engelin başka bir kadın da olabileceği
    sorgulanıyor.
    Cinsellikten haz almak,süs,gösteriş gibi
    şeyler yasak bu yeni dünyada.Tabi ki
    yöneticiler için değil.Zinanın cezası ölüm.
    Ama gizliden kendilerini eğlendirmek için bir
    fahişeler sınıfı bile oluşturmuşlar.
    Kitap hakkında fazlasıyla yan okuma
    yapılmalı.Kölelik,çok eşlilik,dinlerin ve toplumun kadınlara bakışaçısı gibi pek çok
    sorun irdelenmiş.
    Genel atmosfer ve gerilim yönünden 1984'ten etkilenilmiş gibiydi.1984'teki "düşünce polisi" yerine burada "göz"vardı.
    Geriye gidiş gelişler olsa da okuması
    kolay bir eser.Anlatımda biraz tekrara gidilmiş.
    Bu sabırsız okuyuculari sıkabilir.
    Bir kadının yazdığı, kadın sorunlarının
    ön plana çıktığı bu distopik romanı herkesin
    okumasını tavsiye ederim.Zamanınıza kesinlikle değecek.

    Düzenlediği bu anlamlı
    etkinlik için#57068129 kendisine çok tesekkür ederim.
    (oblomov_klonu)
  • 320 syf.
    ·8/10
    Dokunmadan bir içsel yolculuğun öyküsü, çevrede yaşananlara kayıtsız kaldığımızın özeti. Nermin Yıldırım'ın şiirsel bir dili var. Güçlü kelime kullanımları, vurucu bir anlatımı var. Kinayeli ve yerinde kullanılmış cümleleri var. Bu kitapta da bahsi geçen olayların hepsinde haklılık payı yüksek. Kadın cinayetleri (ki karakterin adı Adalet), dövülerek öldürülen Ali İsmail (Öldüm, vurmayın) ve haberlerde çıkan günümüzü kahreden küçük manşetlerde verilen büyük olaylara karşı göndermeler çok güzeldi. Hikaye gittikçe açılıyor ve sona doğru çözülüyor. Bu da çok güzeldi. Fakat anlamlandıramadığım tek nokta, felsefi düşüncelerin, birbirinden bağımsız fikirlerin hikayeye katkısının fazla olmamasıydı. Evet değinilen noktalar kendi içerisinde başarılı fakat bir bütün halinde baktığımızda Adalet karakterinin gelişiminde nasıl bir etkiye sahipti? Karakter gelişimi benim için en önemli unsur romanlarda. Bize anlatılanın haricinde karakterlerin hayatları hakkında bir yorum yapamıyorsak, geçmişleri hakkında fikir yürütemiyorsak o karakter eksik kalıyor. Adalet kimdi biliyoruz fakat neydi bilmiyoruz..
  • 224 syf.
    ·3 günde·8/10
    Kitap üç ayrı olaylardan oluşuyor ama sürükleyici olduğu için böyle olmasına pek takılmadım ilk olay da akıllara durgunluk veren edebiyat tutkunu bir karakterle karşı karşıya geliyorsunuz bu kadarı da pes diyeceğiniz bir kurguyla yazılmış ikinci olayda overlokçu kızın olayıyla karşılaşıyorsunuz dıştan bakılınca töre meselesi gibi gözükse de olayın boyutunun çok başka olduğunu öğreniyorsunuz ve son bölümde bir doktorun olayı anlatıyor açıkçası beni sonu tatmin etmedi sonunu daha farklı beklerdim onun dışında yazarın değindiği ırkçılık,kadın cinayetleri hakkında ki görüşler insanı etkiliyor ve hak veriyorsunuz bu kadar güzel anlatılamazdı diyorsunuz.Yine başarılı bir Ahmet Ümit kitabı
  • 144 syf.
    ·4 günde·8/10
    Haberlerde, şurada burada okuduğumuz ya da duyduğumuz bu hikayeleri arka arkaya okumak yürek ister :( haberleri bile tüyler ürpertici olurken, bu hikayeleri peş peşe okumak... Hikayelerdeki her bir kadın zihnimde canlandı. Onlardan oldum; onlar gibi düşündüm, hissettim. Ama ne yalan söyleyeyim peş peşe okuyabilecek kadar güçlü olmadım, kayıtsız kalamadım !
    Okuyun! Daha bilmediğimiz, görmediğimiz "her gün yeni bir hikayesi yazılan bu kadınların" sesi olun! Haberlerde, okuduğumuz yazılarda 5-10 dk hissettiğiniz bu acıları peş peşe okuyun ki- ben bunu yapamadım. Sayfada hafif, duyguda ağır bu hikayeleri sık sık ara vererek okuyabildim.- bitsin bu canilik, bitsin bu cehalet !

    EVRENSEL BİR SORUN OLAN VE ÖNLENEMEYEN KADINA KARŞI ŞİDDET, KADIN CİNAYETLERİ, TECAVÜZLER,ÇOCUK İSTİSMARLARI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM:

    Pek çok kadın, namus davası nedeniyle, boşandığı için, boşanmak isteğini dile getirdiği ya da ilişkisini bitirmek isteği için ya da toplumumuzda hiç de azımsanmayacak sayıda olan sapkın fikirli erkeklerin bir anlık zevki için hiç tanımadıkları adamlar, eşleri ya da sevdiği erkekler tarafından öldürülmektedir. Namus, töre cinayetleri, koca-baba dayakları, işkence medyada magazinleştirilerek sunuluyor. Şiddete uğrayan kadının ne yaptığı, ne söylediği ya da nasıl giyindiği sorgulanıyor. Fiziksel, sözel ve cinsel şiddete uğrayan kadınların bunu hakkedip hakketmediği tartışılıyor; kurbanlar suçlanıyor, suçlular "mağdur" ilan ediliyor. Şiddet, dinsel-geleneksel önyargılarla, cinsiyet ayrımcı politikalarla ve yasalar eliyle meşrulaştırılıyor. Kadına yönelik şiddetin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, öncelikle devletin ve siyasal iktidarların ilgili tüm kurumlarıyla sorumluluk üstlenmesi, ilgili tüm sivil ve resmi kuruluşlarla işbirliği yaparak, yaşamsal öneme sahip bu sorunun ortadan kaldırılması için gerekli sosyal politikaların yaşama geçirilmesi ile mümkün olacaktır.

    Biz bugün "Şiddete son" derken, dünyanın birçok yerinde kadınlar dövülüyor, hakarete ve tacize uğruyor, öldürülüyor. Dünyada birçok şey değişiyor, ama kadınlara yapılan fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddet hiç değişmiyor !
  • 376 syf.
    ·3 günde·Puan vermedi
    Yine bir hikayenin sonuna geldik... Ne diyebilirim ki güzeldi, özeldi... Özellikle kadın karakterlerin güçlü duruşları olaylar karşısındaki tavırları çok güzel kaleme alınmış... Yazarın asıl mesleğinin doktorluk oluşu hastane içindeki olay örgülerini çok daha gerçekçi kılmış...

    Konusuna gelecek olursak eğer... Ardı ardına işlenen kadın cinayetleri bizi seri katilimiz Cerrah ile karşılaştıyor... Cerrah lakabını almasının elbette ki önemli bir nedeni var... Tüm cinayetlerin kilit noktası, cinayetlerin başlaması ve devam etme sebepleri çok güzel kurgulanıp kaleme alınmış... Kitabın sonlarına kadar katil hakkında net bir fikir yürütemedim elbette satır aralarına serpiştirilmiş küçük ipuçları bir tahmin yürütmemize olanak sağlıyordu...

    Ayrıca katil ve Yunan mitolojisi arasında kurulan bağ verilen ortak özellikler kitabın o kısımlarını çok daha güçlü hale getirmiş benim en çok beğendiğim kısımlar bu kısımlar oldu...

    Rizzolinin olduğu kitaplarını en kısa sürede okumaya çalışacağım...
  • 216 syf.
    ·Puan vermedi
    Nermin Bezmen ~ Havva'nın Cezası
    Herkese merhaba
    Şimdi bu kitap hakkında ne desem bilemiyorum. Bir kaç yıl önce bu çocuk yaşta evlendirilenler, kadın cinayetleri oldukça fazlaydı ve haberleri vardı. Nermin Bezmen de buna hitaben bir isyan olarak aslında yazmış kitapta yazılanları önsozun de kendisi de bunu dile getirmiş.
    O yüzden bu kitaba harikaydı demem üzücü olur. Evet çok akıcı ve olay kurgusu oldukça güzeldi tabi ama yinede yaşanan olaylar 12 yaşında bir çocuğun gelin olup para ile satılması oldukça kötü.
    Bu tarz kitaplar çok yürek yaktığı ve üzdüğü için okuyup okumamayı karşımdakine birakmisimdir.
    Karar sizin
    Sevgiler ️