S: Nazm ve nizam-ı tâmme ne ile sabittir?
Elcevab:
Nev'-i beşerin havâs ve cevasisi hükmünde olan fünun-u ekvan istikra-i tâmme ile o nizamı keşfetmişlerdir. Çünki; her bir nev'e dair bir fen ya teşekkül etmiş veya etmeye kabildir. Her bir fen, külliyet-i kaide hasebiyle kendi nev'indeki nazm ve intizamı gösteriyor. Zira, her bir fen kavaid-i külliye desatirinden ibarettir. Demek şahsın nazarı, nizamı ihata etmezse, cevasis-i fünun vasıtasıyla görür ki, insan-ı ekber insan-ı asgar gibi muntazamdır. Her bir şey, hikmet üzere vaz' edilmiştir. Faidesiz abes yoktur.
2006 yılında Albay Muammer Kaddafi ile yapılan bir sohbette Amerikalı tarih profesörüne Washington’a iletmesi için verdiği mesaj şuydu:
“Hep İran’dan endişeleniyorsunuz, sanki dünyaya karşı esas tehdit onlarlarmış gibi. Esas tehlike, tüm sıkıntılarınızın, tüm bu terörizmin, tüm bu radikal şiddetin kaynağı Suudi Arabistan‘dır. El-Kaide ve diğer terörist örgütleri kuran ve eğiten Suudilerdir. Tüm Müslüman dünyasını size karşı kışkırtmaya çalışan da onlardır.”
"Hâcegân yolunda halvet der-encümen (halk içinde Hak ile olmak) esastır. Bu yüce tâife, yollarını bu esas üzerine binâ etmişlerdir. Bu kâide; "Öyle erler vardır ki onları ne ticaret ne de alışveriş Allah'ın zikrinden alıkoyabilir..." (en-Nûr, 37) âyetinin saâdet dolu mânâsından çıkarılmıştır."
21. yüzyılın başında ortalama bir insanın McDonald’s menüleriyle tıkınmaktan ölme ihtimali kuraklık, Ebola virüsü ya da El-Kaide saldırısında hayatını kaybetme ihtimalinden çok daha yüksek.