Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
'...
dedim ki;
ey uyku, baş parmağın, yeşil bahçelerin anahtarı
gözlerin sükûn balıklarının karanlık havuzu
ağlayan çocukluğuma da bir yer aç heybende
ve unutkanlık meleklerinin
toz pembe ülkesine götür beni.
...'
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kaç,küçük Kuğu.Kanat çırpışın naif ama boşuna…Ben seni çoktan cam bir kürenin içine hapsettim.Salladıkça kar yağıyor üstüne ve sen,o kürenin içindeki donmuş rüyasın.Kaçışın bile bana ait.Korkun,nefesin,titreyen ellerin.Hatta çaresizce dua ederkenki sesin bile…Hepsi benim koleksiyonumda,birer tılsım gibi saklı olacak.Bir peri masalı bu,evet. Sonu mutlu bitmeyecek.Bir varmış,bir yokmuşla biten her masalın bir laneti vardır.Senin lanetin benim.