📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
YOLCU
Külümü yeller almış, közüm yok,
Elimde inleyen sazım yok,
Madem söyleyecek sözüm yok,
Gideyim o zaman ben bu diyardan.
Artık dayanacak gücüm yok,
Alınacak hiçbir öcüm yok,
Ceza gerektiren suçum yok,
Gideyim o zaman ben bu diyardan.
Yüzüm güldürecek bahtım yok,
Altından sarayım, tahtım yok,
Kimseye verilmiş ahtım yok,
Gideyim o zaman ben bu diyardan.
Huzur hissesinden payım yok,
Köprü geçirecek dayım yok,
Elde kalan bir tek sayım yok,
Gideyim o zaman ben bu diyardan.
Tomurcuğa namzet dalım yok,
Petekler virane, balım yok,
Düzelebilecek halim yok,
Gideyim o zaman ben bu diyardan.
Malikânem, katım, yalım yok
Laf-ı güzaf ile çalım yok
Mademki ucunda ölüm yok
Gideyim o zaman ben bu diyardan.
Sözünü ettiğim vakitlerde, Celakovice'den kalkıp Prag'a çalışmaya gelmeyi zahmetli bulmaya başlayan Klara, önceleri çekine çekine ve kimi istisnai durumlarda bende kalmaya başlamış, sonraları bir elbisesini, derken birkaç elbisesini bırakır olmuş, bir süre sonra da iki takım elbisem dolabın bir köşesine tıkıştırılıp küçük çatı katım bir kadın odasına dönüştürülmüştü.
77
Ankara'daki şeytan çağırma seansında (LXV), Perec'in abracadabra sandığı metin aslında Türkçedir: 1977'de, ben de Gaziosmanpaşa'da böyle bir seansa
kahldığım için, biliyorum. Şöyle gider sözler :
"Ah bayıldım götüne dek bin bin alabora ol derdin için fal bak Ringo'nun parasını al bir partiye sadıkım alma katım Mil-Ko'dan prim al elimi tut dal keseni ensele ... "