Az konuşuyorlardı Katır ayaklarının sesleri dolduruyordu öğleyi Yürüyen yalnız ulu bir kitaptı sanki Yalnız Reisin şemsiyesi vardı O da güneşten korktuğundan değil Yüceliğini ortaya koymak için Hepimiz kırk yaşlarında erkeklerdik Başımızın içinde arı uğultusu Yine de aydınlık ve keskinlik Bir buyruğa kapılmıştık açıklanmamış Güçlüydük sağlamdık polattık Çok ırmak aştık Meşelerde hüthütler gördük Kayalarda eskilerin alınyazıtları Arada bir, bir atlı ilerliyor Bir atlı geriliyordu Yeni buyruklar sessizce veriliyordu Sancaklar hızla dönüyordu üstümüzde Kartalımız vardı Eski kuşak olarak Maymun ülkelerinden geçtik İnsan bölgelerini aştık Melek surlarına yaklaştık Kentlerinde de çeşmelerinde de Kadehler kırdık şıkıdam şıkıdam Mermerleri bir is gibi yüzümüzü kararttı Güntutulmuşa döndük Sonra Kuran okudular ayıldık Öyle aydınlandık ki Doğudan da batıdan da
Şiir
"İnsanın hakkını araması katırlıksa, bunu kabul ediyorum." dedim. "Katır olmayı koyun olmaya bin kez yeğlerim. Zaten bu milletin başına ne geliyorsa, her şeyi koyun gibi kabullenmesinden geliyor. Kimse sesini çıkartmıyor, kimse bir şeye itiraz etmiyor. Öyle olunca da, herkes tepemize çıkmaya kalkıyor. Birileri bu gidişe dur demeli."
Sayfa 49 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları (Aslan Yürekli Reşat)·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Öldürmeyin sultanım! Ona kırk katır verin! Katırlar, ipek, sırma ve inci yüklü olsun! Her gittiği yerde, işte sultan böyle olur desinler!..
Sayfa 92 - Büyük Doğu Yayınları·Kitabı okudu
Güç, sadece kılıçla elde edilmez.
Yavuz Sultan Selim Han bazı geceler sabahlara kadar kitap okurdu. Ama genelde günde 8 saat okurdu. Mısır seferinde (1516) yanında 3 katır yükü kitap götürmüştü. Yavuz Sultan Selim'in dostu Hasan Can diyor ki: "Gözünden hiç kitap gitmezdi. Daima okurdu, uykuya ve yemeye rağbet etmezdi"
Kara eşek başına gem vursan katır olmaz.
Edebiyat
Vatan ne demek Mahir Efendi. Vatan denilince üstündeki insanları hatırlayanlardan. . . Vatansız insan çok görülmüştürama, sen hiç insansız vatan gördün mü? Siz Türkler bunu anlamazsınız . . . Orduda bir katır ölür yer yerinden oynar, Mehmetçiğe geldi mi, künyesi kapar, leşini bir çukura atarlar. Ben, bir tüfek kundağı için üç kişiye meydan dayağı atıldığını gördüm.