Tamamen sustuğum zamanlarda bile susamıyorum. Susmak ile sükut başka şeyler demek ki. Hiç konuşmasam da içimde bir ses hiç susmuyor. Denedim ben bunu.İçimde devamlı konuşan biri var. Dene bak sussan da içinden konuşuyorsun. İçinde cümleler dolaşıyor. Kulağınla duymuyorsun. Ses yok belki ama konuşuluyor. Nasıl oluyor? Duymuyorsam eğer düşünüyor muyum sadece ya da hissediyor muyum? Ne oluyor? Kim konuşuyor?
"Her kim de benim zikrimden (Kur'ân'dan) yüz çevirirse, ona mutlaka zor bir hayat vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz."
(Taha/ 124)
İnsanlar, bir, beş, on beş yıl sonrayı bile-bilseler dünya kim bilir nasıl bir yer olurdu. Çekilmez ya da çok daha güzel belki. Ama olanaksızdı. Çünkü zaman yazgısallığın dışında gelişen bir rastlantılar, etkileşimler ve oluşumlar süreciydi.