Âkif kendi ahlâkını şöyle ifade ediyor:
Zulmü alkışlayamam zâlimi asla sevemem, Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem Biri ecdâdıma saldırdı mı, hatta boğarım... -Boğamazsın ki! Hiç olmazsa yanımdan kovarım. Üç buçuk soysuzun zağarlık yapamam Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle Bana hiç tasmalık yapmış değil altın lâle Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum Kesilir, belki, fakat çekmeye gelmez boyunum Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim Onu dindirmek için kamçı yerim,çifte yerim Adam aldırma da geç git, diyemem,aldırırım Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırı
Sayfa 91·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Çocuğun hayal gücünü zenginleştiren, her kim ne derse desin, yine çocuğun kendisidir.
Sayfa 148·Kitabı okuyor
Alıntı
Ölenle ölünmüyordu elbette . Sadece bir zaman hatta çok uzun bir zaman sonra alıştığın ama çekmekten asla kurtulmadığın bir acıya dönüşüyordu . Özlüyorsunuz , görmek istiyorsunuz , sesine ihtiyaç duyuyorsunuz , olmayınca küfür bile edebiliyorsunuz... Zamanla alışıyorsunuz " Fakat bir babanın yokluğuna kim alışır...?"
Sayfa 13·Kitabı okuyor
Psikoloji
– Belə baxanda, doğruları danışmaq kimə maraqlı olardı ki? Yalan hər zaman daha cazibədar gəlirdi insanlara, çünki yalanı istədiyin qədər dəyişdirə bilirdin.
Sayfa 255·Kitabı okudu
Alıntı
Tanrı sevgidir ve her kim sevgi içinde yaşarsa, Tanrı'nın içinde yaşar, Tanrı da onun içindedir.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Reklam