Kıt akıllıların âdeti işte budur: Kişileri hakikat ölçüsü ile değil, hakikati kişilere bağlı olarak tanırlar. Akıllı adam, akıllıların efendisi Ali el-Murteza'nın -Allah ondan razı olsun- sözüne uyar. O şöyle demiştir: "Gerçeği/doğruyu kişilerle tanıma, gerçeği/doğruyu tanırsan gerçeğe/doğruya sahip olanı da tanımış olursun." O halde akıllı kimse önce gerçeği/doğruyu tanır, sonra sözün kendisine bakar; eğer gerçek/doğru ise söyleyen doğru yolda da olsa yanlış yolda da olsa o sözü kabul eder. Hatta bazen akıllı kimse sapkınların sözleri arasından gerçeği/doğruyu çıkarmaya çalışır ve bilir ki altının madeni topraktır ve sarrafın, iç görüsüne güveniyorsa, elini kalpazanın kesesine sokmasında ve saf altını sahtesinden ayırmasında bir sakınca yoktur.
Sayfa 71·Kitabı okuyor
Din
...bizim beyaz adamların kumaşından olduğumuzu söyledi; Daniel Boone, Kit Carson ve Davy Crockett gibi adamların.
Sayfa 153·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
"Ama bu dünyada zekâsı kıt olanlar da var" dedim kibirle.
Böyle taşkın bir karakterle ve kıt bir akılla doğmuş olması onun suçu değildi.
İş bankası kültür yayınları·Kitabı okuyor
Azametli bahtsız bir kıt'anın, şanlı tali'siz bir devletin, değerli sahibsiz bir kavmin reçetesi; ittihad-ı İslâmdır.
Mutlaka...
"Okur yazar beş kıt'a-i arz'da bulunmuş her insan mutlaka İstanbul'a bir defa gitmeyi arzu eder.
Reklam
Reklam