İçinden memnundu; belki de çoğu insanın ulaşmakta zorlandığı bir huzur hâline sahipti. Pozitifti; ama bu pozitiflik, yapmacık bir “her şey yolunda” gülümsemesi değil, doğuştan gelen neşeli bir dinginlikti. Gökyüzüne bakarak mutlu olabiliyordu. Kaldırım kenarındaki bir çiçeğin etrafında dönen arıya, sanki dünyanın büyük bir sırrını çözüyormuş gibi hayretle bakıyordu. Her türden kitap okuyor, merak ettiği bir konuda hemen araştırmalara dalıyor, kendini geliştirmek onun için bir zorunluluk değil, nefes almak gibiydi.