Yirmiüçüncü Söz

Bediüzzaman Said Nursî
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·86 syf.·
2025 210. kitabı
Yirmiüçüncü Söz Bediüzzaman Said Nursî Bu kitabı ikinci kez okuma fırsatım oldu ve açık yüreklilikle söyleyebilirim ki 10/10 puan hak ediyor. Risale-i Nur Külliyatı’nın önemli bir parçası olan Yirmiüçüncü Söz, belki de külliyatın en çok okunan ve en etkileyici bölümlerinden biridir. Kitap, insanın yaratılış sırlarını ve iman hikmetlerini anlatmaktadır. İnsanın kendi amelleriyle âlâ-yı illiyyîn derecesine yükselebileceği gibi, aynı zamanda esfel-i safilîn derecesine de düşebileceğini vurgular. Bu yönüyle eser, insanın varoluş gayesini derin bir bakış açısıyla ortaya koymaktadır. Özellikle iman ve dua konuları üzerinde durulması, kitabı yalnızca teorik bir metin olmaktan çıkarıp insanın iç dünyasına dokunan bir eser haline getirmektedir. Yirmiüçüncü Söz, insana gerçek kimliğini ve değerini hatırlatan manevi bir rehberdir. Ayrıca eserin cep boy olması, onun pratikte de sürekli insanın yanında taşıyabileceği ve fırsat buldukça tekrar tekrar okuyabileceği bir kitap olmasını sağlıyor. Manevi açıdan çok derin ve etkileyici bir bölümdür; her okumada insana yeni pencereler açmaktadır.
Din
Yirmiüçüncü SözBediüzzaman Said Nursî · 2015714 okunma
10/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2022 01:11
Müfessirin, Kur'anî ve Şer'î mes'eleleri beyan ederken, şu veya bu tazyik ve işkenceyi nazara almayan, herhangi bir tesir altında kalarak fetva vermeyen ve ölümü istihkar edip, dünyaya meydan okuyacak bir iman kuvvetiyle hakikatı pervasızca söyleyen İslâmî şecaat ve cesarete mâlik olan bir müfessir olması gerektir. Hem i'dam plânlarının tatbik edildiği ve bir tek dinî risale neşrettirilmediği dehşetli bir devirde, bilhâssa imha edilmesi ve söndürülmesi hedef tutulan Kur'anî, Şer'î esasatı te'lif ve neşretmiş olduğu meydanda olmakla bir mürşid-i kâmil ve İslâm'ın bu asırda hakikî bir rehber-i ekmeli ve Kur'anın muteber bir müfessir-i a'zamı olmuş olması lâzımdır. İşte bu zamanda, yukarıda mezkûr dokuz şart ve hususiyetlerin, müellif Said Nursî'de ve eserleri olan Nur Risalelerinde aynıyla mevcud olduğu, hakikî ve mütebahhir ulema-i İslâmın icma' ve tevatür ve ittifakıyla sabit olmuştur. Ve hem intibaha gelmekte olan bu millet-i İslâmiyece, Avrupa ve Amerika'ca malûm ve musaddaktır. İşte arkadaşlar! Biz, böyle bir tefsir-i Kur'an arıyor ve böyle bir müfessir istiyorduk. 23.Söz - 70
Yirmiüçüncü SözBediüzzaman Said Nursî · 2015714 okunma
10/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2019 23:00
23. Söz İnsan ve iman ilişkileri; insanın kuvvetli ve zayıf yönleri ve tekâmül yolları. Birinci Mebhas: İmanın güzellikleri ve insana kazandırdıkları. 1. Nokta: İnsanın, Yaratıcısına mensup olmakla kazandığı değer. İnsanın yaratılışında, iman ışığında okunan mânâlar. 2. Nokta: İman ışığı altında geçmiş ve geleceğe bakış. 3. Nokta: İman ve tevekkülün verdiği kuvvet. Tevekkülün tanımı. 4. Nokta: İnsanın yaratılışındaki tekâmül amacı; âcizlik ve güçsüzlüğünden aldığı kuvvet. 5. Nokta: Duanın gücü, anlamı, çeşitleri, cevaplandırılması ve kabulü. İkinci Mebhas: İnsanın sonsuz yükseliş ve sonsuz alçalış sırları. “Ahsen-i takvim,” “âlâ-yı illiyyîn,” “esfel-i sâfilîn” kavramlarının açıklanması. 1. Nükte: İnsanın evrensel ihtiyaçları; iyilik ve kötülük yönündeki yeteneği; Allah’a kul olmakla kazandığı güç. “Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir” meâlindeki âyetin bir açıklaması. 2. Nükte: İnsanın dünyaya ve âhirete bakan yönleri; duygu ve yeteneklerinin ayrı ayrı kulluk görevleri. 3. Nükte: İnsan duygu ve yeteneklerini sadece dünya hayatına yöneltmekle ne kazanır, ne kaybeder? Dünya hayatından alınan lezzetlerin bir kulluk görevine dönüştürülmesi. 4. Nükte: İnsanın âcizliğiyle kazandığı güç; bütün varlıkların insana hizmetkâr olmasındaki sır. 5. Nükte: İnsanı, yaratılmışların en üst mertebesine çıkaran tefekkür ve kulluk görevlerinin iki yönü. 20.mektub iki makamdan oluşur.Cenab-ı hakkın hem varlığını ,hem birliğini hem de kelime-i tevhid’in mahiyet ve keyfiyetini içerisinde bulunduran bir hakikattir.23.söz’ün ardında sadece birinci makam kitaba dahil edilmiştir. Dördüncü Kelime Hem der ki: Manen sevdiğin ve alâkadar olduğun ve perişaniyetinden müteessir olduğun ve ıslah edemediğin şu kâinat, bir Kadîr-i Rahîm’in mülküdür. Mülkü sahibine teslim et, ona bırak;
Din
Yirmiüçüncü SözBediüzzaman Said Nursî · 2015714 okunma
9/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2023 80. kitabı
Şükürde bir zahmet yoktur. Bilakis nimetin lezzetini arttırır. Mesnevi-123 40- Müslüman olduğumuza şükretmeliyiz. Sözler -19 41- (Ölüm) ile cesed dağılır, ruh bâki kalır. İşarat-ül İ’caz – 183 42- Ölümün hakikatını gören kâmil insanlar, ölümü sevmişler. Daha ölüm gelmeden ölmek istemişler. Sözler – 31
Yirmiüçüncü SözBediüzzaman Said Nursî · 2015714 okunma
10/10
·96 syf.··
2025 66. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2025 09:29
Ah 23. Söz... İnceleme yazmak haddim değil.. ama biter bitmez hissiyatımı ifade etmek istedim. Ahsen-i takvim suretinde yaratılan insanın sahip olduğu -verilen- istidat ile âlâ-yı illiyyîne yolculuk yapma potansiyeli... psikoloji dünyasının ele alması gereken muhteşem temsiller.. benzersiz bir üslup... kendi içine doğru manevi bir yolculuk talebi olan, ruhuna nefes aldırmak isteyen tüm okurlara şiddetle tavsiye edilir... Nur risaleleri okumak isteyen okurlar için de harika bir başlangıç olacağı kanaatindeyim.
Yirmi Üçüncü SözBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 2005714 okunma
10/10
·91 syf.·
2022 31. kitabı
Yirmi Üçüncü Söz Bediüzzaman Said Nursî "İşte ey âciz insan ve ey fakir beşer! Duâ gibi hazîne-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medârı olan bir vesîleyi elden bırakma. Ona yapış; âlâ-yı illiyyîn-i insaniyete çık. Bir sultan gibi, bütün kâinatın duâlarını kendi duân içine al..." Kitabı genel olarak 23. Söz çerçevesinde inceleyeceğim. 23. Söz belki de Risale-i Nur'lar'ın belki de en çok okunan bölümüdür. 23. Söz insanın yaratılış sırlarını ve genel olarak iman hikmetlerini anlatmaktadır. Yine insanın kendi amelleri ile âlâ-yı illiyyîn-i derecesine çıkacağını veya aşağıların da aşağısı olan esfel-i safilin'e düşeceğini anlatır. Özetle bu derlenen kitap insan olmanın, yaratılma gayesini ve iman hakikatlerinden ve duanın gerekliliğinden bahseder. Cep boy olması nedeniyle sürekli insanın yanında bulunup fırsat buldukça okunacak bir kitaptır. 23. Söz Manevi açıdan çok derin ve etkileyici bir bölümdür...
Din
Yirmi Üçüncü SözBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 2005714 okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2021 19. kitabı
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Okunmaya değer bir kitap. Kendimizi geliştirmek amacıyla. Hepinizin okumanızı tavsiye ederim. Şimdiden hayırlı okumalar dilerim herkese. Önce Allah'a sonra kendinize emanetsiniz ^_^
Din
Yirmiüçüncü SözBediüzzaman Said Nursî · Sözler Neşriyat · 2005714 okunma
Risale-i Nur okumak...
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2019 13:27
Selamun aleyküm... Risâle-i Nur okuyan arkadaşlarıma, okuyup okumayı yarıda bırakan arkadaşıma, Risâle-i Nur okumak zor nerden başlayacağımı bilmiyorum diyen kardeşime, sürekli bir iş ve yoğunluğu olan, boş aralarını doldurmak isteyen arkadaşlarıma okumalarını TAVSİYE EDERİM. Çünkü; Kitap cep boy olduğu için isteğiniz zaman istediğiniz yere götürebilirsiniz ki çoğunlukla durakta otobüs beklerken okudum bitirdim. Konu itibariyle ağır değil ve kitapta haliyle kısa olunca sizi okumaya teşvik ediyor. Kitabı bitirdiğinizi görmek sizi daha çok okumaya itiyor. Ve böylelikle bir bakmışsınız külliyat'ın yarısına gelmişsiniz Allah'ın izniyle. Velhasıl kelam; nereden başlıyacağınızı bilmiyorsanız, Risâle-i Nur okumak istiyorsanız ve vaktinizde kısıtlıysa cep boy Risâle-i Nur'lar tam size göre... Allah'ın selamı üzerinize olsun...
Din
Yirmi Üçüncü SözBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 2005714 okunma
10/10
·72 syf.··
2024 26. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2024 13:35
·
Evet, temelleri yıpratılmış bir binanın odalarını tamir ve tezyine çalışmak, o binanın yıkılmaması için ne derece bir faide temin edebilir? Köklerinin çürütülmesine çabalanan bir ağacın kurumaması için, dal ve yapraklarını ilâçlayarak tedbir almaya çalışmak, o ağacın hayatına bir faide verebilir mi?.. İnsan, saray gibi bir binadır; temelleri, erkân-ı imaniyedir. İnsan, bir şeceredir; kökü esasat-ı imaniyedir. İmanın rükünlerinden en mühimmi, İman-ı Billah'tır; Allah'a imandır. Sonra Nübüvvet ve Haşir'dir. Bunun için, bir insanın en başta elde etmeye çalıştığı ilim; iman ilmidir. İlimlerin esası, ilimlerin şahı ve padişahı; iman ilmidir. İman, yalnız icmalî bir tasdikten ibaret değildir. İmanın çok mertebeleri vardır. Taklidî bir iman, hususan bu zamandaki dalalet, sapkınlık fırtınaları karşısında çabuk söner. Tahkikî iman ise sarsılmaz, sönmez bir kuvvettir.
Yirmiüçüncü SözBediüzzaman Said Nursî · Envar Neşriyat · 0714 okunma
Yirmiüçüncü Söz
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2023 13:02
Demek şu meşhud saltanat-ı insaniyet ve terakiyyât-ı beşeriye ve kemâlât-ı medeniyet; celb ile değil, galebe ile değil, cidâl ile değil; belki ona onun zaafı için teshir edilmiş, onun aczi için ona muavenet edilmiş, onun fakrı için ona ihsan edilmiş, onun cehli için ona ilham edilmiş, onun ihtiyacı için ona ikram edilmiş. 'Said Nursi'
Din
Yirmiüçüncü SözBediüzzaman Said Nursî · Sözler Neşriyat · 2005714 okunma

Yazar Hakkında

Bediüzzaman Said NursîYazar · 173 kitap
Bediüzzaman Said Nursî (Mart 1878, Bitlis - 23 Mart 1960, Şanlıurfa), İslam alimi, düşünürü. 1892'de Bitlis'te Şeyh Emin Efendi ve diğer İslam alimlerinin de bulunduğu ilim meclisinde yapılan imtihan ve münazara sonunda Molla Fethullah tarafından Bediüzzaman unvanı verilmiş; diğer alimler tarafından da kabul görmüş ve bu isimle anılmaya başlanmıştır. I. Dünya Savaşı'nda gönüllü alay komutanı olarak Kafkas Cephesi'nde mücadele etti. Savaş sırasında birçok öğrencisi ölmüş, kendisi ise gazi olmuştur. Başarılarından dolayı kendisine Harp madalyası verildi. Ordu-yu Hümâyun'un tavsiyesi ile Dar'ül-Hikmet'ül İslamiye azası olarak atandı. 1922'ye kadar görevini yerine getirdi. 1923 yılında TBMM'nin daveti üzerine Ankara'ya gelen Nursî, Ankara'da aradığı atmosferi bulamaz. Van'a dönerek inzivaya çekilir ve daha sonraları bu dönüşünü Yeni Said'in başlangıcı olarak nitelendirir. Bu dönemde sosyal ve siyasi meselelerden uzaklaşır. En önemli vazifenin imanı kuvvetlendirmek olduğunu söyler. Şiddetle karşı çıktığı ama silah çekmediği Cumhuriyet idaresi tarafından bu dönem zarfında uzun yıllar sürgün, gözetim ve yer yer hapis hayatı yaşatılacak ve zorunlu ikamete tabi tutulacaktır. Büyük çoğunluğunun Isparta Barla'da yazıldığı Risale-i Nur külliyatının yazımı ve Nur Cemaati'nin oluşumu bu dönemde yaşanmıştır. 23 Mart 1960'ta Şanlıurfa’da vefat etti. Detaylı bilgi: tr.wikipedia.org/wiki/Said_Nursî